SİZ KİMSİNİZ? Bazen bir kişi yeterlidir insanın hayatını güzelleştirmek için. Belki bir komşu, belki bir dost, belki de ailenizden biri. Belki baştan beri vardır yanınızda, belki de sonradan katılmıştır aranıza. İşte o kişiye çok iyi bakın. Onu sakın kaybetmeyin. Çünkü o kişi sizi değerli kılandır, o sizi siz yapan …
Biraz düşünün. Yapayalnızsınız. Çevrenizde hiçbir komşunuz, dostunuz, akrabanız, aileniz yok. Peki siz yaşıyor musunuz? Bana göre hayır. Hani“ ot gibi yaşamak” diye bir söz vardır ya, işte bu söz tam size uygun. Çünkü böyle bir hayat asla güzel bir hayat olamaz.
Çevrenizde sizin hayatınıza renk katacak bunca kişi varken bir insan niye yalnızlığı seçer ki? Sabah uyandığınızda“ Günaydın kızım, günaydın oğluşum …” diyen, en yorgun, en yemek yapamadığınız bir zamanda size yemek getiren, en zor günlerinizde size destek çıkıp sizinle birlikte üzülen biri olmadığı sürece bu hayatın anlamı kalır mı? Dostsuz, ailesiz, komşusuz, bu hayat çekilir mi?
Hani derler ya“ varlık içinde yokluk” diye, işte siz tam da bunu yaşamış olursunuz. Çevrenizdeki değerli elmasları hiçe sayıp kömür gibi kapkara iç dünyanızda sıkışıp kalmak mutlu eder mi insanı?
Size hayatı öğretecek aileniz, paylaşmayı, yardımlaşmayı sevdirecek komşunuz, kara gün dostunuz yoksa kusura bakmayın ama siz bir hiçsiniz. Çünkü siz bunlarla bir“ kişi” olursunuz. Bunlarla tamamlanırsınız. Sizi siz yapan her şey onlarla yaşayacağınız anılarınızda saklıdır. Öyle anılardır ki onlar içinde bütün duyguları barındırır, bütün tecrübeleri saklar. Söyleyin bakalım şimdi, SİZ KİMSİNİZ?
Ayşegül DİNÇ