Muğla Anadolu Lisesi Genç Kalemler Kulübü-PIRILTI DERGİSİ pırıltı 2018 | Seite 44
KUKLA
Tik tak, tik tak. Bu ses, her zaman beyninin bir ucunda seni takip eder. Bırakmaz yakanı,
usulca fısıldar:
Zaman su gibi akıp gidiyor.
Durduramazsın ama. Ne ileri alırsın, ne geri. Ne de o anda takılı kalmasını sağlayamazsın işte.
Elinde olan bir şey var ki, o da bilinç. Zamanın aktığını hisset ve hiçbir medet umma ondan.
Çünkü zaman hiçbir şeyin ilacı değil.
Bir çözüm mü arıyorsun? Zaman her şeyi halleder deme. Fikri kendinde ara. Şunu fısılda
kendine sık sık:
‘Eğer bu bir filmse, yönetmeni benim; oyunsa, ben doğaçlıyorum; kitapsa, ben yazıyorum.
Her şey zamana değil bana bağlı.’
Önce evreni yarattı Allah. Tüm bu nizamı, doğayı, dünyayı... Bir zaman belirledi sonra. Ve
zaman akmaya başladı. Çünkü zaman bir kuklaysa, onu oynatan sensin.
Evet, ileriye, geriye, saramazsın belki ama geçip giden her saniyenin farkındasın. Şimdi bu
yazıyı okurken, zamanın beklemeyeceğini bir kere daha anlıyorsun.
O zaman sen de bekleme. Yapmak istediğin her neyse, geçiştirme, yap. Çünkü zamana çok
benzeyen bir şey varsa o da ölümdür. Söylemek istediklerini geçiştirme bu yüzden. Zamanı
nasıl insan anlamlandırdıysa, ölümü de ölüm yapan ardında bıraktığı yıkımlardır.
Ve unutma: Allah Adem’i yaratmasaydı, zamanı var etmeye kalkışmazdı.
Simge ÇELEN