Monograf Journal Edebiyat ve İktidar (2014 / 1) | Page 84
Klasik Dönem Osmanlı Şiirinde Patronaj ve Şairin Üretim Süreci İlişkisine Bir Bakış • 85
ODAK
Klasik Dönem Osmanlı Şiirinde
Patronaj ve Şairin Üretim Süreci
İlişkisine Bir Bakış
Naim Atabağsoy*
K
lasik dönem Osmanlı şiirinin başat unsurlarından biri
olan patronaj, birçok şair için geçim yolu sağlamak ya da
müreffeh bir yaşam biçimine sahip olmak noktasında önemini
uzun süre korumuştur. Patronajın Osmanlı Devleti’nde teşekkül
etme ve varlığını sürdürme sürecine bu yazıda genel hatlarıyla
değinilecektir; ancak çalışmadaki asıl mesele patronajın, şiirin
değerinin belirlenmesinde ve varlığını sürdürmesinde ne ölçüde hâkim unsur olduğunun sorgulanması olacaktır. Böylelikle
patronun ve onun yarattığı patronajın varlığı ile başlı başına
şiirin varlığı arasında kurulan ilişkiler irdelenecek, patronajın
sanat üzerindeki hâkimiyetini kabul etmekle birlikte esas olarak
şiir yoluyla ortaya konulan sanat ürününün değerine vurgu yapılacaktır. Dolayısıyla şiir üzerinde inkâr edilemeyecek ölçüde
önemli bir etken teşkil eden “iktidar”ın, şiirin üretim süreciyle
ve Divan şiirinin ortaya koyduğu gelişim çizgisiyle ilişkisi üzerine yeniden düşünme fırsatı önümüzde durmaktadır.
Bizi bu vurguyu yapmaya iten iki önemli tespit bulunmaktadır. Bunlardan ilki Halil İnalcık’ın Şâir ve Patron kitabındaki tespitidir. İnalcık Fuzûlî’nin kaside hakkındaki fikrine
eğilir ve onun, sanâyi‘-i şi’r (yani şiirin sanatlarındaki) becerisinin en iyi kaside türünde gösterilebileceği düşüncesini ön plana
çıkararak divan şairinin mükemmel saydığı şiirin kaside olduğu
tespitini yapar (39). Arap edebiyatının çok eski dönemlerinde
ortaya çıkıp uzun süre varlığını koruyan kasidenin merkezinde,
–bu türün Osmanlı Divan şiirinde geldiği konum itibarıyla– şiirin sunulduğu kişinin övüldüğü medhiyenin bulunduğu düşünülecek olursa, padişaha ya da devlet büyüklerine övgü amacıyla yazılan şiirleri kapsayan bir nazım türü olduğu söylenebilir.
İnalcık’ın bu tespitinden hareketle söylenebilir ki Divan şiirinde
mükemmel bir nazım türü tespitine yönelik değerlendirme yapmak bir patronun tasarrufundadır. Bu da Divan şiirinin varlığını
bütünüyle patronun varlığına dayandırmak anlamına gelir. Çünkü şiire dair bir mükemmeliyeti belirleyen patronun varlığıdır.
Diğer bir tespit ise İnalcık’ın yine aynı eserinde yer alan Âşık
Çelebi’ye ait bir görüştür. Şair ve münşî olup aynı zamanda Sul-
Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü Doktora Öğrencisi.
naim@bilkent.edu.tr
monograf 2014/1