Monograf Journal Edebiyat ve İktidar (2014 / 1) | Page 100
ODAK
100 • Naim Atabağsoy
vurguladığımız üretim sürecini kuşatan faktörleri ortaya koymakta ve Divan şairine kalan özgürlük alanının genişliğini tayin
etmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Nitekim bu özgürlük
alanı, başlangıçta da belirtildiği üzere söyleyiş güzellikleri, özgün hayaller, mâna ve söyleyişler bulmak; dil hazinesindeki sözcüklerin yerinde ve etkili kullanımı; söz sanatlarının kullanımı
gibi Divan şiiri geleneğini inşa eden, bunun yanı sıra şairleri de
söz konusu gelenek içerisinde birbirlerine bağlayan nitelikleri
metinlere yansıtmak anlamında söz konusu geleneğin oluşumu
açısından asli unsur olarak öne çıkar. Kısacası, patronaj sistemi
her ne kadar şaire belli oranda yol gösterme görevini üstlense de
ve şairin ürün ortaya koyması ve hatta şairin varlığını sürdürebilmesi için mühim bir konumda olsa da, şiiri ortaya koyan şair
için temel unsur, kendisine ait bu üretim sürecidir. Onu geleneğe eklemleyen de yine kuşkusuz bu süreç olacaktır.
Sonuç
Şimdiye değin, İran şiirini aşma hedefine varana kadarki
süreci görmek adına II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed devirleri
çerçevesinde patronajın doğuşu ve gelişmesi süreci incelenmiştir. İran şiirinin aşılması çabasının şairler üzerindeki etkisine,
patronajın etkisiyle beliren bu hedef koymanın şairlerde nasıl
yankı bulduğu konusuna değinerek de şairin üretim sürecinde
sahip olduğu manevra alanı gösterilmeye çalışılmıştır.
Şiir üretme etkinliğiyle patronaj, şiirin izleyeceği yolu
belirlemek bağlamında dolaysız bir ilişkiye girdiğinden, pat-
Klasik Dönem Osmanlı Şiirinde Patronaj ve Şairin Üretim Süreci İlişkisine Bir Bakış • 101
ronaj kavramı üzerinde durma gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu
bağlamda, (i) patronaj kavramı açımlanarak padişah dışında da
saray çevresinde ve hatta şairler arasında patronların nasıl ve
ne şekilde yer aldığı konusu ele alındı, (ii) Ortaçağ’da musahipliğin iltifat olarak görülmesi çerçevesinde, padişahın, musahibi olacak şairin seçiminde hangi dış etkenlerle birlikte seçim
yaptığı meselesi üzerine verilen örneklerle dikkat çekildi, (iii)
patronun sanata etkisi bağlamında kaside türünün öne çıkması
ve bunun şairin patron karşısındaki konumunu nasıl belirlediği ortaya koyuldu. Böylelikle, son kertede patronaj kavramının
açımlanması patronajın şiire yönelik gerçekleştirdiği müdahaleyi kavramaya yardımcı olurken, şiirin kendi özsel ve estetik
değerini ortaya koyduğu ve böylece kendi iç dinamikleri üzerinden izlediği çizgi doğrultusunda vurgulanması gereken üretim değerini ön plana çıkarmış olur. Patron ve şair arasındaki
bu ilişkinin yanı sıra arzulanan sanat düzeyi, mazmunların koyduğu sınırlar ve padişahın şiirde bir kavram olarak edindiği yer
gibi şiirin üretimine dolaylı etkide bulunan faktörlerin sıralanması da bu noktada anlam kazanır.
Patronaj ilişkisi olmadan şiirin varlığını sürdüremeyeceği
ve bu bakımdan şiiri var edenin patron olduğunu kabul etsek
bile göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçeklik hâlâ ortada duruyor.
O da şairin patronu övme ve onun prestijini koruma yolu olarak ortaya koyduğu şiirin bir üretim olarak değeridir. Şiir, yani
ürün, hâkimi olan patrona getiri sağlayıp böylece kendi varlı-
monograf 2014/1