RAMAZAN ÖZEL
Milliyet
08 30 July 2013
AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Sorularla Kadir Gecesi
Kadir Gecesi, Muhammed aleyhisselamın ümmetine mahsus bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir. Bin aydan daha kıymetli olan Kadir gecesinin hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.
Soru: Kadir gecesinin önemi nedir? Cevap: Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, Muhammed aleyhisselamın ümmetine mahsus bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:( Allahü teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.) [ Deylemi ] Peygamber efendimiz, daha önceki ümmetlerden bin sene cihad eden insanları düşünüp, benim ümmetimin ömrü kısadır, az ibadet ederler diye üzülünce, Allahü teâlâ,( Kadir gecesi senin ve ümmetinindir) buyurup Habibinin kalbini ferahlandırdı. Hem de Kadir gecesi, her Ramazan ayında gelir. Resulullah efendimize kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ö- mürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti.( İ. Malik) Resulullah efendimiz,( Beni İsrail Peygamberlerinden 80 yıl Allahü teâlâya ibadet eden oldu) buyurunca, Eshab-ı kiram hayret ettiler. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam gelip;“ Ya Resulallah, senin ümmetin bu Peygamberlerin, 80 yıllık ibadetine şaşarlar. Allahü teâlâ sana ondan iyisini gönderdi” diyerek,( Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu.( Tefsir-i Mugni) Kadir gecesi hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:( Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [ Deylemi ]( İnanarak ve sevabını Allahü teâlâdan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.) [ Buhari, Müslim ]( Kadir gecesinde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur’ an-ı kerimi hatmetmekten daha
Orucun en güzel ve efdal olanı sadece midenin değil, bütün azaların oruç tutmasıdır. Yani kulağı nahoş şeylerden, dili gıybet ve boş sözden, gözü haramdan uzak tutmaktır. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Veysel Güllüce, bu konuyla ilgili Peygamber Efendimiz( sas)' in şu hadis-i şeriflerini hatırlatıyor:“ Oruç, ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu cahillik edip de kötü söz söylemesin! Biri kendine sataşırsa,‘ Ben oruçluyum’ sevabdır. Kadir gecesinde bir tesbih [ Sübhanallah ], bir tahmid [ Elhamdülillah ], bir tekbir [ Allahü ekber ], bir tehlil [ La ilahe illallah ] söylemek yedi yüz bin tesbih, tahmid, tekbir ve tehlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar [ az bir zaman ] namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadetle geçirmekten daha kıymetlidir.) [ Tefsir-i Mugni ]
Orucunuz açlıktan ibaret olmasın!
( Kadir gecesi üç defa“ La ilahe illallah” söyleyen müslümanın, birincisinde bütün günahları bağışlanır. İ- kincisinde Cehennemden kurtulur, üçüncüsünde Cennete girer.) [ Tefsiri Mugni ] Soru: Kadir gecesinin kıymeti nedir ve 27. gece olduğu kesin midir? Cevap: Kadir gecesi Ramazan ayı i- çindedir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu, kesin olarak belli değildir. Âlimlerimiz,( Allahü teâlâ, rızasını taatte, gazabını günahlarda, orta namazı beş vakit namazda, evliyasını halk arasında, Kadir gecesini Ramazan ayı içinde gizlemiştir) buyuruyorlar. O halde Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemeli! Gazabı günahlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günahı küçük görmemeli; orta namazı kaçırmamak için, beş vakit namazı vaktinde kılmalı; evliya halk arasında gizli olduğu için herkese iyi muamele etmeli. Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bilmelidir. V. Necat’ taki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:( Allah indinde en kıymetli gece, Kadir gecesidir.)( Bin aydan daha kıymetli olan Kadir gecesinin hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) Kadir gecesi ile ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyledir:( Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın.) [ Müslim ]( Kadir gecesini, Ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya Ramazanın desin.“ Başka bir rivayette de şöyle buyuruyor:“ Nice oruç tutan var ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez.” Orucun ahlaki anlamda iyi bir eğitici olduğunu belirten Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Ramazan Altıntaş ise insanın sadece duyularına değil aynı zamanda duygularına da oruç tutturabileceğini belirtiyor.“ Oruç tutan bir Müslüman dilini, yalan sözden, yalan yere şahitlik yapmaktan, gıybet ve dedikodu çıkarmak gibi günahlardan korumalı.” diyen Altıntaş, bir tüccarın da malını satmak için müşteriyi kandırmak adına yalana başvurmaması gerektiğini dile getiriyor. Arkadaş meclislerinde konuşulan yalan sözler ya da müstehcen ifadelere de kulakların kapalı olması gerektiğinin altını çizen Altıntaş,“ Bir bilgi vasıtası olan kulak organı, dünya ve ahiretimiz için yararlı olan şeylerde kullanılmalı. Bu kulaklar, başkasının dedikodusunu dinlemek için değil, Allah’ a kulluk yolunda dünya ve ahiretimize yararlı olan şeyleri dinlemek için bize emanet edilmiştir.” diyor. Müslüman’ ın hayatının her anında dünya ve ahiretinde faydası olmayacak söz ve eylemlerden uzak kalması gerektiğini belirten OndokuzMayıs Ü- niversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yunus Macit de Müslüman’ ın oruçlu iken çok daha duyarlı olması gerektiğini ifade ediyor. Macit’ e göre ideal Müslüman’ ın hedefi oruçta hiç olmazsa yeme, içmeden uzak durmanın yanında kulağını, dilini, elini, ayağını ve diğer azalarını günahtan korumak olmalı:“ İslam âlimi İmam Gazali, orucun üç mertebesi olduğunu bildirir, birincisi, kişinin yeme içmeden ve
son gecesinde arayın. Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [ İ. Ahmed ]( Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesidir.) [ Ebu Davud ] İmam-ı a’ zam hazretleri, Kadir gecesinin, Ramazanın 27. gecesine çok i- sabet ettiğini bildirmiştir.( Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevap kazanır) hadis-i şerifini düşünerek sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur. Kadir gecesini soran bir zata, Peygamber efendimiz,( Bu yıl Kadir gecesi Ramazanın ilk gecesi idi geçti. 27. geceyi ihya et! Ramazanın 27. gecesini ihya edene, vücudundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehid ve gazi sevabı verilir) buyurdu. Başka birisine de,( Bu yıl Kadir gecesi geçti, fakat Ramazanın 27. gecesini ihya et! Kadir gecesi sevabına kavuşursun. Şefaatten nasipsiz kalmazsın) buyurdu. Hazret-i Âişe validemize de,
cinsi münasebetten nefsini koruması. Bu oruç, şartları yerine getirildiği i- çin sahihtir. Ancak bu mertebede arzu edilen gayeye ulaşılamaz. Bunun için oruçlunun ikinci basamağa yükselmesi lâzımdır. İkinci mertebe kulağını, dilini, elini, a- yağını ve diğer azalarını günahtan korumalı.
( 13. gece idi geçti. Kadir gecesini kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihya edersen, ahiret yolculuğu için azık olarak o geceki ibadet sana yeter) buyurdu. Hazret-i Âişe validemiz,( Resulullah, Ramazanın son on gününde çok ibadet ederdi) buyuruyor. Resulullah efendimiz, Kadir gecesinde,( Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’ fü anni) duasını okumayı bildirmiştir.( Ya Rabbi, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle) demektir. Soru: Kadir gecesinin alametleri nelerdir? Özellikle Kadir gecesine rastlamak için Ramazanın gecelerini nasıl değerlendirmeli? Cevap: Ramazanın her gecesini Kadir gecesi bilerek hareket edilirse Kadir gecesine rastlanmış olur. Her gün en az şunlar yapılmalı: 1- Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir suresini okumalı. 2- Kadir gecesi okunacak duayı okumalı. 3- Bir iki sayfa Kur’ an-ı kerim okumalı. 4- İlmihalden bir iki sayfa okumalı. 5- Az da olsa sadaka vermeli. 6- Gece seher vakti, iki rekat namaz kılıp, silsile-i aliyyeyi okuyarak, o âlimlerin hürmetine dua etmelidir. 7- Gündüzü de gecesi gibi kıymetli olduğu için gündüzleri de değerlendirmelidir. Kadir gecesin alametleri Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri anlatır: Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:( Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.) [ Taberani ]( Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.) [ Taberani ]( Kadir gecesi sabahı güneş şuasız o- larak doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.) [ Müslim ]
Üçüncü mertebe ise birinci ve ikinci mertebedekilerin orucundaki hususlara riayetle beraber, kalbini, kötü emeller ve dünya düşüncelerinden sıyırarak, gönlünü Allah’ tan başka her şeyden arındırmalı. Oruçla u- laşılan budur. Bu ise peygamberlerin ve Allah’ ın veli kullarının tuttuğu en yüksek derecedeki oruçtu.
İSMAİL BAKKAL ismailbakkal @ milliyet. com. au
Ramazan ve dua
Ramazan ayı geldiğinde kul Rabbine yaptığı duaları çoğaltmalı. Rabbimizin duaları çokça kabul ettiği, kullarını bağışladığı bir zaman olduğundan, oruçluyken, iftar vaktinde, sofra başındayken, gece sahura kalktığımız seher vakitlerinde, namazları kıldığımızda, hele hele kadir gecesinde duayı unutmayalım.
Dua ibadettir, dua yapmak için başka ibadete ihtiyaç yoktur. Aklınıza geldiği her yer ve zamanda da dua edebilirsiniz. Araba sürüyorken, işinizi yapıyorken, yolda yürüyorken de dua edebilirsiniz. Mutlaka abdestli de olmak gerekmez, yani hayatımızı dua ile iç içe yaşamalıyız. Aklımızı, ruhumuzu, ağzımızı duaya alıştırmalıyız, boş ve zararlı laflara değil.
Şunu bilin ki Rabbimiz yaptığımız her duayı kabul eder, ya hemen istediğimizi verir veya ahirette verir. Ahirette bizler diyecekmişiz ki, keşke Rabbimiz yaptığımız bütün duaları ahirette verseydi. Ama şimdi burada da dualarımızın karşılığını hemen almak istiyoruz, alamayınca da sanki Rabbimize küsercesine, sen vermezsen bende duayı bırakırım diyoruz. Sürekli ve ısrarla Rabbimizden isteyeceğiz, ama usulüne uygun olarak. Dua’ nın usulü nasıldır derseniz, onu da hocaları yakalayıp sorun, öğrenin.
Dua nelere kadirdir, ah bir bilseniz, yemez içmez dilinizden duayı bırakmazdınız. Peygamberimiz( sav)“ Dua kazayı değiştirir”,” Sizin Rabbiniz katındaki değeriniz ettiğiniz dualar kadardır.” buyuruyor.
Aklınızda kalıcı olsun diyor size iki kıssa anlatayım, ibretle okuyup, kulağınıza küpe edin.
İbrahim Ethem belh şehrinin sultanıyken, tacıtahtı terk ediyor. Seneler sonra Belh şehrine tekrar geliyor. Kendi yaptırdığı camide yatsı namazı kılıyor. Dışarıda sulu kar, yağmur, soğuk …“ Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim” diye düşünüyor. Cami görevlisi geliyor, camide saklandığı yerden buluyor, çıkarıyor.“ Ne yapıyorsun” diyor.“ Müsaade et, şurada yatayım. Sabah namazından sonra Belh’ e gireceğim” diyor. Kayyum bacağından tutuyor onu“ İbrahim Ethem, senin gibi çulsuzlar için yaptırmadı bu camiyi” diyor ve bacağından sürükleye sürükleye, kafasını merdivenlere vura vura atıyor onu dışarıya. İbrahim Ethem“ Ben bu camiyi yaptırdım” diyemiyor.
Çaresiz, şehre gidiyor. Her taraf kapalı, sadece bir yer açık. Bir fırın. Kapıyı çalıyor ve sabaha kadar oturma müsaadesi istiyor. Orada çalışan işçi,“ Geç otur” diyor. Aradan bir-iki saat geçiyor. Sabah ezanı okunmaya başlıyor. Okunduktan sonra işçi dönüyor“ Hoşgeldiniz, nereden gelip nereye gidiyorsunuz, isminiz ne” diyor. İbrahim Ethem de“ Ben iki saattir burada oturuyorum, şimdi mi geldi aklına sormak” diyor. Fırıncı diyor ki:“ Ben bu fırında işçiyim. İki çocuğum var, iki de yetime bakıyorum. Ben onlara şimdiye kadar haram lokma yedirmedim. Senin geldiğin vakit benim mesai saatim dahilindeydi. Ezan okundu, mesaim bitti. Seninle istediğin kadar konuşabiliriz, şimdi kazancıma haram karışmaz.”
İbrahim Ethem“ Sen ne güzel adammışsın. Sen Allah’ tan dua edip bir şey isteyip de olmadığı vaki oldu mu?” diye soruyor.
“ Ben Allah’ tan ne istediysem verdi. Fakat Allah’ tan dualarımda bir şey istedim. Onu bana vermedi. Allah’ a yalvardım, bana İbrahim Ethem’ i göster diye, bana onu göstermedi” diyor.
“ O Allah, öyle bir Allah ki,” diyor İbrahim Ethem,“ İbrahim Ethem’ i bacağından sürükleye sürükleye, kafasına vura vura getirir sana gösterir ve senin gözünün önünde ruhunu teslim ettirir” ve Allah diyerek ruhunu teslim ediyor.
***
Musa( as) Allahtan istiyor ve diyorki“ bana cennetteki komşumu daha dünyada iken göster”. Israrla isteyince Allah filanca demirci diye haber veriyor. Varıyor ve buluyor demirciyi, bakıyor haline, ne ö- zelliği varki bana cennette komşu olacak diye, merakla incelemeye, anlamaya çalışıyor. Kendi halinde, işinde gücünde bir adamcağız. Derken akşam oluyor, demirci hadi bu akşam benim misafirim olun diyor. Eve varıyorlar, adam hoş beşten sonra, benim öncelikle yapmam gereken bir iş var deyip, yan odaya girip, yaşlı anasının hizmetini görüp, ihtiyacını karşılıyor, daha sonra misafirlerine sıra geliyor.
Musa( as) annenin ağzının sürekli bir şeyler mırıldandığını farkediyor, demirciye soruyor. Annen ne mırıldanıyor öyle diye. Demirci“-Anne yüreği işte, hizmetimden dolayı, sürekli olarak, Rabbim seni cennette Musa’ ya komşu eylesin diye dua ediyor. Ben kim, Musa kim.”
Sevgili okurlarım, sürekli dua edin, birde sürekli dua alın. Kendinize dua ettirebilecek bir hayat yaşayın ki, hem sağlığınızda, hem de ölünce arkanızdan dualar edilsin. Kadir geceniz mübarek olsun. Kalın sağlıcakla.