Milliyet Australia Turkish Newspaper 28 May 2013 / 80 | Page 2

GÜNDEM Milliyet

02 28 May 2013

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
CÜNEYT ÖZDEMİR

Göze göz, dişe diş!

Radikal

Görüntüler bir otobüsün içinde başlıyor. Belli ki bir cep telefonu ile çekiliyor. Sokakta, yolun ortasında yerde yatan, kanlar içinde bir adam var. Etrafında iki adam dolanıyor. Birkaç kadın olay mahallindeler ama onlar da ne aradıklarını bilmiyorlar. Elinde pala tutan siyahi adam, kadınlara bir şey anlatmaya çalışıyor. Kadınlardan biri yerde yatan adamın yanına çökmüş. Muhtemelen ya bir şeyler söylüyor ya da dua ediyor. Kayıt burada kesiliyor.

Bir sonraki kayıt otobüsün dışında başlıyor. Ellerinden biraz önce öldürdüğü insanın kanlarının damladığı bir kasap bıçağı ve pala tutan adam heyecanla kendisini kaydeden cep telefonu kamerasına, sanki dünyaya seslendiği bir basın açıklaması yapar gibi konuşuyor. Daha sonra bu cep telefonunun sahibinin bir iş görüşmesine giderken olanlara tanık olan sıradan bir İngiliz vatandaşı olduğunu öğreneceğiz. Yerde biraz önce öldürülen kişinin bir İngiliz askeri olduğunu ve daha sonra polisin vurması ile yakalanacak olan e- li kanlı iki katilin de İngiltere’ de doğmuş büyümüş Nijerya kökenli İngilizler olduğu anlaşılacak. Ancak henüz o aşamada değiliz. Ellerinden biraz önce öldürdüğü adamın kanları damlayan siyahi adam, mükemmel İngilizcesi ile biraz önce bu adamı neden öldürdüklerini anlatıyor. İngiltere’ nin Irak ve Afganistan’ da Müslümanları öldürdüğünden bahsediyor.“ Göze göz, dişe diş” diyor...“ Hiçbiriniz güvende değilsiniz” diyor.“ Hükümetinize söyleyin...” diyor. Arada bu olay kadınların önünde yaşandığı için çok üzgün olduğunu... Ama kendi topraklarında, kendi kadınlarının bunu her gün gördüğünü anlatıyor. Kafası karışık. Söylemek istediği çok şey var. O bunları söylerken bir kadın pazar çantası ile sanki hiçbir şey olmamış gibi yanından geçip gidiyor. Eli kanlı adam sözlerini salavat getirerek bitiriyor, arkasını dönüp öldürdüğü İngiliz askerin yanına doğru gidiyor. Kayıt bitiyor! İnternette bir virüs Bu anlattığım olaylar Somali’ nin bir ara sokağında, Afganistan’ ın gözden ırak derebeyliklerinde ya da Suriye’ nin artık tamamen kaosa teslim olmuş savaş meydanlarında değil Londra’ nın tam göbeğinde yaşanıyor. İki İngilizin bir İngilize pala ve bıçaklarla düzenlediği bir nevi yeni model bir intihar eylemi ile karşı karşıyayız.
Sizlere anlattığım video ilk olarak internete düştü. Youtube’ a yüklenir yüklenmez İTV özel bir haber ile konuşmanın bir kısmını yayımladı. Gelen tepkiler üzerine video geri çekildi ancak artık çok geçti! İnternette bir virüs hızıyla yayılmış, sosyal paylaşım sitelerinde defalarca paylaşılmıştı. Tabloid gazetelerin feriştahı The SUN bu fırsatı kaçırmadı. Dün internet sitesinde cep telefonu kaydının tamamını yayımladı.
Belki bu konuşma olmasa, belki katilin bu tiradı duyulmasa, bu video bu hali ile yayımlanmasa olay neredeyse iki meczubun düzenlediği bir saldırı ve 3. sayfa haberi düzeyinde kalacak. Gelin görün, internete düşenin internette kalmadığı bir çağ yangınındayız. İngiltere’ de zaten göçmen meselesi bir yaraya dönüşmek üzereydi, bu saldırı tuz biber ekti. İngiliz Savunma Ligi adında örgütlenen bir grup, akşamında Londra’ da polisle çatıştı. Önümüzdeki günlerde Müslümanlara yönelik daha büyük eylemler olursa sürpriz olmayacak.
Sanırım son zamanlarda Suriye’ de öldürdüğü rejim yanlısı askerin kalbini yiyen Özgür Suriye Ordusu elemanından sonra Batı dünyasında hiçbir video bu kadar yankılanmadı. Doğru, bir de o vardı değil mi? O görüntülerin etkisi Hani şu savaş sırasında arkadaşı yine cep telefonu ile çekerken öldürdüğü adamın kalbini yiyordu. Bizde yeterince tartışılamadı ama başta ABD ve İngiltere basını olmak üzere pek çok kesim“ Biz bu kalp yiyen insanları mı destekliyoruz?” diyerek ayağa kalktı. Emin olun, Türkiye’ nin ABD telkini ile‘ gelişen’ ve‘ değişen’ Suriye politikasında bu görüntülerin de büyük etkisi oldu. Elbette böylesine vahşi bir görüntüye misilleme olarak Suriye rejiminin yediği haltların paylaşılmaya başlandığı 10 şiddet videosunu unutmamalıyız. Bu sefer de hedefte Müslümanlar var. Dövülen öğrenciler, kamçılanan kadınlar, infaz edilen çocuklar...
Geçen gün ilginç bir rakam öğrendim. Suriye’ de 2 yıl önce ayda sadece 1000 video internetteki paylaşım sitelerine yükleniyormuş. Bu rakam, son aylarda, ayda 100.000 videoya çıkmış.
İngiltere’ den Suriye’ ye kadar vatandaş gazeteciliğinin, şiddetin propagandasının, cep telefonu ile‘ çek paylaş’ çılığın sonucunda yepyeni bir savaşı yaşamaya başladık. Bütün savaşlar şiddetliydi ama hiçbirini böylesine bir reality show kıvamında izlememiştik.
Bugün artık cephedeki zaferlerin kaderini sosyal medyada paylaşılan, dolaşıma sokulan videolar belirliyor. Bugün internetteki saygın video sitelerine cinsel porno içeren bir görüntü yüklenmesi yasak; ancak şiddet pornosu yüklemekte bir sakınca yok!
Bu yüzden İngiltere’ de tek bir kişinin öldürülmesinden çok, sonrasında bu cep telefonu görüntüsü çok daha sarsıcı bir etki yarattı.
Yepyeni ve korkutucu bir döneme girdik:‘ Göze göz, dişe diş, videoya video!’

Bir devir sona eriyor

Amerikan otomobil üreticisi Ford, yüksek maliyetten ötürü Avustralya’ daki üretim fabrikalarını 2016’ da kapayacak. Avustralya’ da 1925 yılından bu yana otomobil üretimi yapan Ford fabrikasının kapatma kararını alması, en çok bölgede yaşayan Türkleri etkileyecek.
Birinci sayfadan devam
2002’ den beri araba satışlarında sürekli düşüş yaşayan Ford Avustralya, ülke içinde üretilen tüm aksamlarıyla Avustralya’ ya ait ilk“ 4x4” olan Territory Jeep’ i başarılı bir şekilde piyasaya sürmesine rağmen, diğer modellerdeki düşüşü engelleyemeyerek ekonomik krize girmişti. Son yıllarda aralıklarla işçi çıkaran Ford Avustralya, üretim sayısını düşürmüş ve haftada 4 gün iş programını uygulamaya koymuştu.“ Avustralya sanayisi için kara bir gün” Avustralya Başbakanı Julia Gillard, konuya ilişkin yaptığı a- çıklamada, kararın tüm Avustralyalılar için üzücü olduğunu ifade etti. Gillard, Avustralya Federal hükümetinin, Geelong ve Broadmeadows toplumuna 39 milyon dolarlık maddi destekte bulunacağını açıkladı. Ford fabrikasından çıkarılacak işçilerin iş bulmalarına yardımcı olacaklarını dile getiren Gillard, bu konuda Ford yönetiminden de işçilere destek olmalarını istedi. Gillard ayrıca, Ford fabrikasıyla ilgisi olan yan sanayi için de 12 milyon dolarlık bir yardım yapacaklarını bildirdi. Avustralya ana muhalefet lideri Tony Abbott da Ford’ un fabrika kapama kararını“ yıkıcı bir karar” olarak değerlendirdi ve“ Bu, Avustralya sanayisi için kara bir gün. Ford’ la alakası olanlar için çok üzücü bir gün” dedi. Karar Türkleri çok etkileyecek Melbourne’ a 1968 yılında itibaren Türkiye’ den göç eden Türklerin ilk iş kapısı olarak da bilinen, Broadmeadows’ ta 1959’ da kurulduktan sonra bölge halkının en büyük geçim kapısı Ford fabrikasının kapanacak olması, bölgede iş yeri sahibi ve fabrikada işçi olarak çalışan Türkleri yakından ilgilendiriyor. Victoria Parlemetosu’ nda bölgeyi temsil eden İşçi Partisi milletvekili Frank McGuire, AA muhabirinin sorusu üzerine, geçen ay yapılan anketlerde en fakir bölgeler arasında gösterilen Broadmeadows’ un,
Ford fabrikasının da kapamasından sonra federal ve eyalet hükümetleri tarafından güçlü bir şekilde desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bölgeye yapılacak yardımlarla meslek okullarının desteklenmesi ve yeni iş sahalarının açılması gerektiğini ifade e- den McGuire, kendi bölgesinde bulunan Türklerin de kapanmadan en fazla etkilenecekler arasında olduğuna dikkati çekti. McGuire,“ Avustralya’ daki en büyük Türk nüfusu Broadmesdows’ ta yaşıyor. Burada Türkiye’ den gelip burayı evi kabul eden bir çok insan var” diye konuştu. Türk esnaf tedirgin Broadmeadows Ford Fabrikası’ nın karşısında ve çevresinde bulunan çok sayıda Türk kökenli esnaf da karardan üzüntü duyduklarını i- fade etti. Fabrikanın karşısında gıda malzemesi dükkanı bulunan Mahmut Aydın, fabrikanın kapanmasının sadece bölgeyi değil tüm Avustralya’ yı etkileyeceğini, fakat en büyük etkisinin bölge insanı üzerine olacağını söyledi. Aydın,“ Bu fabrikanın kapaması özellikle biz Türkleri çok kötü etkileyecek, işsizlik artacak. Buna yetkililerin bir an önce çözüm bulması gerekiyor. Bu fabrikanın buradan bence kalkmaması lazım” dedi. Ford fabrikasının kapanmasından bölgedeki yan sanayi ve onlarla ticaret yapan kesimin de etkileneceğine işaret
eden Türk esnaf Suat Gürleyen de şunları kaydetti:“ Burada bir sürü Türk var. Buradan çok kişi ekmek yiyor. O yüzden buranın kapaması demek, bir sürü iş yerinin de kapanması demek. O açıdan ben ileriye dönük hiç iyi bir şey görmüyorum. Burada zaten ekonomik bir kriz var, bununla boğuşurken bir de bu çıkarsa biz Türkler için büyük bir sıkıntıya gireceğimizden hiç kuşkumuz yok.” Ford çalışanları üzgün Ülkedeki Ford fabrikalarının kapanmasıyla yaklaşık 1.200 kişi işsiz kalacak. İşini kaybedeceklerden biri de 33 yıldır Ford fabrikasında çalışan Mustafa Köse. Fabrikanın kapanma haberinin kendilerine sabah saatlerinde ulaştığını i- fade eden Köse, işçilerin beklenmedik karar karşısında çok şaşırdıklarını, bazı işçilerin ağlayarak fabrikadan ayrıldığını anlattı. Türk işçi Mustafa Köse,“ 33 yıldır Ford’ da çalışıyorum. Haberin kötü tarafı, uzun zamandan beri çalışan insanlar benim gibi işsiz kalacaklar. Çevreyi ve bölgeyi çok etkileyeceğini düşünüyorum. Bu haberi alınca sabah herkesin morali bozuldu, elinde herkesin i- şi vardı, çalışıyordu. Ekonomik yönden kötüye gittiğini biliyorduk ama bu kadar kötü olduğunu bilmiyorduk” dedi. Ford fabrikasında sendika görevlisi olarak çalışan işçi Stewart Harris ise 3 yıl sonra bölgenin olumsuz yönde etkileneceğini ifade ederek,“ Bir çok kişi bu olayların sonucunda mutlu olmayacak. Bir gerçek var ki Ford’ u bırakıp da başka bir yerde iş bulmak insanlar i- çin zor olacak” ifadesini kullandı. Avustralya’ nın en eski ve güçlü fabrikalarından biri olan Ford fabrikasının kapanma kararı alması, Avustralya’ daki ekonominin gidişatının daha güçlü şekilde tartışılacağı sinyalini verdi. AA

Gillard bahis reklamlarını yasaklıyor

Başbakan Julia Gillard spor müsabakaları sırasında bahis reklamlarının yasaklanması kararını savundu.
Birinci sayfadan devam
Yayın yapan firmaların ekonomik kaygılarını da anladıklarını söyleyen Başbakan, ö- te yandan kumar konusunda toplumun endişelerini de göz ardı edemeyeceklerini belirtti. Planlara göre, canlı yayınlar sırasında ve müsabakanın yapıldığı spor tesisinde ve etrafında canlı bahis reklamı yapılamayacak. Geçtiğimiz Pazar günü Kirribilli’ de resmi bir açıklama yapan Julia Gillard, spor müsabakaları sırasında bahis reklamlarına engelleme getirdikleri söyledi. Gillard’ ın yaptığı bu açıklamadan hemen sonra da Avustralya televizyon endüstrisi hükümetin almış olduğu bu kararı uygulayacaklarını açıkladı. Başbakan Julia Gillard yaptığı açıklamada“ Genç Avustralyalılar canlı spor müsabakalarını izlerken hangi futbol takımının daha iyi olduğu konusunu konuşmaları gerekiyor, hangi takıma bahis yapalım konusunu değil” diyerek spor müsabakalarına yapılan bahisler konusunda ailelerin ciddi endişeler taşıdığını ifade etti. Yeni kurallar uyarınca canlı bahis reklamları sadece o- yundan önce, oyundan sonra ve devre aralarında yapılabilecek. Ayrıca yayının bir parçası olarak bahis tavsiyeleri verilmesi de yasaklanacak. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Muhalefet Lideri Tony Abbott, hükümeti muhalefetin fikirlerini benimsediğini söyledi. Yapılan uygulamanın eksik olduğunu da belirten Abbott, bahis reklamlarının devre arasında da yasaklanması gerektiğini ifade etti. Yeni uygulamaya bir eleştiri de Yeşiller’ den geldi. Kumar ve spordan sorumlu Yeşiller sözcüsü Senatör Richard Di Natale, spor müsabakalarında bahis reklamlarının yasaklanmasının çok önemli olmadığını, asıl olarak çocukların tv karşısında oldukları zaman dilimlerinde bahis reklamlarına yasak getirilmesi gerektiğini açıkladı. Di Natale sözlerine şöyle devam etti“ bu meclisin yapması gereken üç şey var. 1- Saat 21:00 den önceki
tüm bahis reklamlarını yasaklamak, 2- Spor ve sporla ilgili tv programlarında bahis reklamlarını yasaklamak, 3- Kumar reklamlarını televizyon programlarına entegre olmasını engellemek.” Geçmişte, yayınlar sırasında canlı bahis reklamları yapılmasına izin veren Ulusal Rugby Ligi de, hükümetin planlarına uyacağını duyurdu. Ligin Yönetim Kurulu Başkanı Dave Smith, " Hakim duygu oyunun başlıca odak noktasının bahis olmaması yönünde. Taraftarlar, özellikle de genç
taraftarlar maçlar sırasında bu kadar aşırı derecede bahis reklamlarına maruz kalmamalı " dedi. Hükümet 500 bin kadar Avustralyalı ' nın ya kumar sorunu olduğunu, ya da kumar sorunu geliştirme riski bulunduğunu tahmin ediyor.
CAN DÜNDAR
Milliyet

Zılgıtlar tedirgin ve ümit var

Hakkâri Bir kent düşünün: Türkiye’ nin en ucuna, en sarp dağların ardına, ıssızlığın ortasına kurulsun. Her yılın 4-5 ayı kar altında kalsın. Yıllardır iller sıralamasında, hemen her kategoride en sonda yer alsın.“ Türkiye’ nin sürgün yeri” olarak anılsın. Bir kent düşünün: Sokaktaki her iki kişiden biri işsiz gezsin. Yıllar yılı baskının, şiddetin en yoğununu yaşasın; evlatlarını dağa, karakola, hapse yollasın, toprağa gömsün. Düğün alayı gibi İşte o şehir, asırlık acılarından arınıyorcasına gülümsüyordu dün... Bir düğün alayı gibi girdik şehre... Son geldiğimde konvoyun başını, ağır silahlı bir askeri araç çekiyordu; bu kez konvoya öncülük eden, neşeli Kürtçe türküler çalan bir cipti. Eskiden Van- Hakkâri karayolunda araçlar bekletilip konvoy olur, yolda en az 10 kez durdurulur, kimlik kontrolleri, üst baş aramalarıyla yıldırılırdı.

Bugün kentin girişindeki köprüde kurulu Depin Kontrol Noktası hala etkin; hala kente girişçıkış, Fransa’ dan Almanya’ ya geçişten daha zor görünüyor. Ama kente girdiğinizde görüyorsunuz ki, Hakkâri her şeye rağmen geleceğe güvenle bakıyor.
Bereketli topraklar kana doymuş, çiçek açıyor. Kısa bir süre öncesine kadar korkunun kol gezdiği dağlarda koyun sürüleri, yılkı atları, göçer çadırları görülüyor.
Kontrol noktasındaki asker de, camideki imam da barış istiyor.
Hakkâri’ nin belki de on yıllardır ilk kez yüzü gülüyor; yokluğa, yoksulluğa, dışlanmışlığa, geri kalmışlığa rağmen gülüyor.
1936’ dan beri Belediye başkanı Fadıl Berirhanoğlu, Hakkâri’ nin 1936’ da il olduğunu söylüyor,“ Ama hala 24 saat suyumuz akmıyor, hala şehrin yüzde 40’ ında kanalizasyon bulunmuyor” diyor.
“ PKK, devletin hizmet götürmesini engelliyor” diyenler için il olma yılını tekrar yazalım: 1936... PKK, sebep mi sonuç mu acaba? Herkes sicilli Hoşap Kalesi’ nin eteğindeki Çay Evi’ nde bir kürsüde çay içip söyleştiğimiz genç, çevresindekileri gösterip“ Burada hepimizin sicil dosyası kabarıktır. Kimimiz benzinden, kimimiz sigaradan, içkiden” diyor.
Yatırım, iş, eğitim yokluğunda kaçakçılık yegane geçim kapısı olmuş.
Bölgenin 22 ili, Türkiye’ nin en geri kalmış kentleriyse, devlet, yıllar yılı bölgeyi ve halkı“ tehlikeli” ilan etmiş, yatırımı esirgemişse, Hakkârili, oyunun yüzde 85’ ini verdiği partiyi Meclis’ e gönderememişse, o halkı devlete güvenmiyor diye suçlayabilir misiniz?
Hakkâri’ de görev yapan ODTÜ’ lü idealist bir profesörün sözleriyle“ İstanbul’ da herhangi bir semte yapılan yatırımla bir kentin kaderi değişebilecekken bu yapılmıyorsa, akademisyenler buraya görev yapmaya gelmiyorsa”, halkı eğitimsiz diye damgalayabilir misiniz? Yerel basından meslektaşlarımız baskılar, tutuklamalar, sansürlerle boğuşurken, merkez medyanın bölgeye gözünü kapatmasını, savaş kışkırtıcılığı yapmasını hazmedebilir misiniz?
Milliyet’ in bütün toplantılarına ilin valileri katılırken, Hakkâri Valisi’ nin böyle bir dertleşmeye katılmamasını, sorunlara kulak kabartmamasını yadırgamaz mısınız? Kara kaplı defter BDP Eşgenel Başkanı ve Hakkâri milletvekili Selahattin Demirtaş, Hakkârililerle buluşmada çözümü kısaca özetliyor:
“ Devlet, burayı da halkını da‘ tehlikeli’ saydığı için büyümesini, gelişmesini istemedi. 1920’ lerden beri sürgün, tehdit, işkence ile yönetti. Çözümün ilk koşulu şudur: Devletin bu zihniyeti, bu kara kaplı defter değişmelidir.” Tedirgin zılgıtlar Hakkâri’ den çıkarken“ Barış anaları” nın çadırına uğruyoruz. Gözü yaşlı bir ana,“ İki oğlum şehit oldu, hâlâ barış diyorum” diye söze giriyor. Bir başkası,“ Bir oğlum askerde, ikisi dağda... Herkes elini vicdanına koysun. Kimse barıştan kaçmasın” diye feryat ediyor. Zılgıtlarda hem umut hem tedirginlik var. En küçük silah sesi, onların evlatlarını ellerinden alabilir. Bunu önlemek, barışı sağlamak için canlarını vermeye hazırlar.
Bu tabloyu görünce, yangını başladığı yerden, buradan söndürmeye başlamak gerektiğini anlıyorsunuz. Hakkâri’ de barışın Türkiye’ de barış anlamına geleceğini de...
“ Karşılığında ne vereceğiz” diye soranlara verilecek cevap basit: Bölge halkının sesine kulak... Barış çabasına omuz... Kendi kaderini tayin hakkına destek...
www. milliyetweekly. com. au www. milliyetweekly. com. au

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Sahibi: SSN Trading Pty Ltd Adres: 4 / 9 Foundry Rd. Seven Hills NSW 2147 Sydney Tel: 02 8971 2206 Email: info @ milliyetweekly. com. au
Editor in Chief: Zeynel Engin E: z. engin @ milliyetweekly. com. au
Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong @ milliyetweekly. com. au
Director: Sait Moniri E: sait @ milliyetweekly. com. au
Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane @ milliyetweekly. com. au
Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info @ milliyetweekly. com. au
Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info @ ixir. com. au
Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116
Melbourne Temsilcileri: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar @ milliyetweekly. com. au
Müjgan Kim E: mujgankim @ milliyetweekly. com. au
Ali Kurt E: alikurt @ milliyetweekly. com. au
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.