Milliyet Australia Turkish Newspaper 23 April 2013 / 75 | Página 2

GÜNDEM

Milliyet 02

AUSTRALIA
23 April 2013
CAN DÜNDAR

Bu fotoğrafı da görün!

Milliyet

NATO güçlerinin düzenlediği hava saldırısında bomba, bir eve isabet etti. 12 sivil öldü. 11’ i çocuktu. Çocukların cesetlerini evden çıkardılar, yan yana dizip fotoğrafını çektiler. Dünya görmezden geldi. NATO özür bile dilemedi. Çocuklar, merkez dünyanın dikkatini çekemeyecek kadar uzak bir yerde ölmüşlerdi. *** Oysa Martin Richard öyle değil. 8 yaşındaki Martin, pazar günkü saldırıda Boston’ da, babasına sarılmak üzre finiş çizgisinde bekliyordu. Tam babasını kucaklayacakken patlayan bombayla öldü. Kız kardeşinin bacağı koptu. Annesinin durumu ağır. *** Martin‘ i öldüren saldırı, Kunarlı 11 çocuğu öldüren bombardımanın misillemesi midir, henüz bilmiyoruz.

Sivilleri hedef alan ilk saldırıyı nasıl lanetliyorsak, ikinciyi de öyle lanetliyoruz.
Ancak dünyanın ikisine yaklaşımı arasındaki ayrımcılıktan da utanıyoruz.
Martin Richard’ ın ismini, yaşadığı trajediyi, babasının hislerini her yerde okuyup dinleyebildiğimiz halde, Afgan çocuklardan hiçbirinin adını bilmiyor oluşumuz, hatta onların öldüğünden bile haberdar olmayışımız haksızlık değil mi?
Acılarda bile bizi ayrıştıran bu çifte standart, süregiden bu kan davasının sonucu mu, nedeni mi? *** Batı şunu bilmeli: Yarattıkları küresel dünya adaletsiz. Dünyanın ezilen yarısı, çocuk ölümlerinde bile vicdanların ortak sızlamadığını görüyor; kendisinden bir özrü bile esirgeyen Batı’ ya nefret duyuyor.
Bu nefret, paradoksal bir şekilde, yine o küresel sistem sayesinde artık yerkürenin her köşesinde tepkisini ortaya koyabiliyor.
Kunar’ da bir eve attığınız bombanın hesabı, 10 güne kalmadan Boston maratonunda sorulabiliyor. Olan, masum insanlara oluyor. *** Boston saldırısının savunulur yanı yok; tersine nefretle kınanması gerekir.
Ama onu kınarken dökülen gözyaşlarının, masum Afgan çocuklar için de akması, Boston’ a verilen tepkinin Kunar’ dan da esirgenmemesi de gerekir.
Yoksa bu adaletsizlik daha çok kana, cana mal olacak.

Swan: Büyümeyi desteklemeliyiz

Hazine Bakanı Wayne Swan, dünyanın bazı büyük ekonomilerinin büyük çapta parasal teşviklerle büyümeyi canlandırma çabalarına destek verdi. Ancak, Swan, parasal önlemlerin yerel ekonomiye odaklanması gerektiğini ve kurları düşürmeyi hedef almaması gerektiğini de sözlerine ekledi. Uluslararası haber ajanslarında yeralan bilgiye göre Swan,“ Ülkelerin rekabet amacıyla kurları düşürmemeleri konusunda hem fikir olmakla birlikte, gelişmiş ekonomilerin büyüme ve istihdamı artırmaya yönelik yerel politikalarını da desteklemeliyiz” dedi. Sydney

İnternette en çok ne yapıyoruz?

25 milyon internet kullanıcısını davranışlarını inceleyen uzmanlar en çok sosyal medyada zaman harcandığını belirtti. Uzmanlar dünya çapında insanların internette ne yaptıklarını araştırdı. Araştırma sonunda internet kullanıcıların üçte birinin sosyal ağ sitelerinde zaman geçirdiği ortaya çıktı. Uzmanlar 25 milyon internet kullanıcısının davranışlarını analiz etti. Yapılan incelemede internet kullanıcılarının önemli bir bölümü sosyal medya, eğlence ve a- lışveriş sitelerinde zaman harcadıkları tespit edildi. 2012 ' nin verilerine göre İngiltere ' de internet kullanıcılarının yüzde 10 ' u online alışveriş yaptı. Bu ABD ' de yüzde 9, Avustralya ' da yüzde 6. Noel döneminde İngiltere ' de 370 milyon saat alışverişe ayrıldı. Bu diğer ayların ortalamasından yüzde 24 daha fazla. Avustralya ' da 2012 ' de insanların bütün zamanlarının yüzde 6 ' sını internette geçirirken, İngiltere ' de yüzde 5 ve ABD ' de yüzde 4 olarak belirlenmişti. Araştırmada Amerikalıların sosyal medya bağımlısı olduğu ortaya çıktı. İngiltere’ de her bir saatte 13 dakika sosyal ağ ve forum sayfası kullanılıyor. 9 dakika eğlence ve 6 dakika alışveriş sitesi kullanılıyor. Kuzey Amerika’ da sıralama aynı şekilde devam ediyor. ABD’ de 16 dakika sosyal medya, 9 dakika eğlence ve beş dakika alışveriş sitelerinde zaman harcanıyor. Avustralya’ da ise 14 dakika sosyal ağ siteleri, 9 dakika eğlence ve dört dakika alışveriş siteleri ziyaret ediliyor.

Avustralya’ da sikke altın satışları ikiye katlandı

Altın fiyatlarının dibe vurmasıyla Avustralya’ daki sikkelerin( Cumhuriyet altını) neredeyse tamamını üreten Perth Mint şirketinin altın satışları tırmandı.
Avustralya’ daki sikkelerin( Cumhuriyet altını) neredeyse tamamını üreten altın rafinerisi Perth Mint’ in altın satışları, değerli metalin fiyatlarının dibe vurmasının ardından tırmanarak, altının 2 yılın en düşüğüne gerilemesinin talepleri

Vefakar köpek sahibinin hayatını kurtardı

Avustralya’ daki çiftliğinde Cuma günü araba kazası yapan sahibi Herbert Schutz( 76)‘ un yanından 4 gün boyunca ayrılmayarak yaşlı adamı sıcak tutan sadık köpek sahibinin hayatını kurtardı.
artırdığına işaret etti. Perth Mint’ in veznedarı Nigel Moffatt, iş hacimlerinin geçtiğimiz haftaki satışların 2 katının üzerinde olduğuna dikkat çekti ancak tam rakamlar verdi. Külçe altın 15 Nisan’ ın sonuna kadar süren 2 seansta yüzde 14 düşerek 1983’ ten bu yana en sert kaybına işaret etti ve emtia 2011’ deki rekorunun ardından yüzde 28 düşmesiyle ayı piyasasına girdi. Deutsche Bank AG, bu değer kaybının modern tarihin en büyük

Facebook Yahudi karşıtı sayfayı kaldırdı

Bergen-Belsen’ de çekilen toplu mezar resminin altına“ Tembel Yahudiler” yazan Facebook sayfası nefret söylemi maddesi uyarınca kaldırıldı.
Avustralya Yahudi Cemaati’ nin resmi başvurusu üzerine Facebook, II. Dünya Savaşı sırasında Bergen Belsen Toplama Kampı’ nda çekilen ve Holokost kurbanlarının cesetlerinin üst üste yığıldığı toplu mezar resminin altına“ Tembel Yahudiler” yazan sayfayı kaldırdı. Yahudi karşıtı sözler içeren sayfanın kaldırılması üzerine cemaat yetkilileri kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtirken, benzer içerikli 15 sayfa için de resmi başvuruda bulunduklarını belirttiler. Yetkililer bu gibi sayfaların Yahudileri karalamak amacında olduğunu ve Yahudilere karşı işlenen suçları teşvik ettiği gibi bu suçları haklı çıkarmaya çalıştığını da hatırlattılar. Bu gibi sayfalarının Facebook’ un hizmet sözleşmesinde yer alan Nefret Söylemi maddesi ile çeliştiği gibi, Avustralya hukukundaki Irk Ayrımcılığı Yasası’ nı da ihlal ettiğini belirttiler.
Avustralya ' nın güneydoğu eyaleti Yeni Güney Galler ' de Rylstone yakınlarındaki çiftliğinde geçirdiği bir araba kazası sonucu a- ğır yaralanan 76 yaşındaki Herbert Schutz adlı yaşlı adamın imdadına köpeği yetişti. Cuma günü çiftliğinde arabasıyla gezmeye çıkan Herbert Schutz, bir anlık dikkatsizlik sonucu aracının kontrolünü yitirmesiyle bir a- ğaca çarptı. Kazadan aldığı yaralara rağmen aracın içinden çıkmayı başaran Schutz ' un imdadına bu sefer de köpeği yetişti. Sadık köpek, çiftlik sahibi yaşlı adamın komşuları tarafından bulunmasına kadar tam 4 gün boyunca bir an olsun sahibinin yanından ayrılmadı. Yaşlı adamın yanına sokularak geceleri 4 dereceye kadar düşen sıcaklığa karşı dirayetini korumasına yardımcı olan köpek, sahibinin donmasına engel oldu. Cuma günü çiftliğinde araba kazası geçiren yaşlı adamdan tüm aramalarına rağmen haber alamayan kızı durumu hemen babasının komşularına haber verdi. Yaşlı adamın kızından aldıkları haberin ardından komşuları Herbert Schutz ' u aramaya çıkan Eric Merritt ve Julian Barrett, kaza yapan çiftlik sahibinin aracını çiftlikte bir ağaca çarpmış şekilde buldular. Daha sonra 76 yaşındaki komşuları Herbert Schutz ' a da ulaşan ikiliden Eric Merritt, yaşlı adamı çiftliğinde buldukları günü, ' İlk önce a- rabayı gördük ama içinde hiç kimse yoktu. Sonra onun köpeği arabanın çevresinde dönerek koşmaya başladı. Ardından onun köpeği çağırmak için seslendiğini işittik. İşte bu onu bulduğumuz andı.' ifadeleriyle anlattı. Kafatası çatlayan, iki kalça kemiğinde de kırıklar bulunan ve
omzu çıkan Herbert Schutz ' un Cuma günü yaptığı araba kazasının ardından 4 gün boyunca yanında herhangi bir yiyecek olmadan doğa şartlarında hayatta kalmasının bir mucize olduğunu dile getiren komşusu E- düzeltmelerinden biri olduğuna dikkat çekti. HSBC Holdings Plc’ ye göre fiziki piyasanın tepki vermesiyle altın şimdi yeniden yükselişe geçecek. Moffatt, İnsanların fiyatı uygun bulmasıyla ciddi oranlarda satışların yapıldığını söyledi.
ric Merritt ayrıca, ' Onu bulduğumuzda köpek hemen yanına sokuldu. Ondan ayrılmak istemiyordu.' ifadeleriyle de yaşlı adamın köpeği sayesinde hayatta kaldığını vurguladı. Bulunmasının ardından hemen olay yerine intikal eden acil yardım ekiplerince hastaneye kaldırılan Schutz ise vücudundaki kırıkların hepsinin araba kazası sonucu oluşmadığını, çiftliğindeki atların bazılarının gezerken üzerine bastıklarını ve bu yüzden oluştuğunu belirtti. Schutz ' un adını vermek istemeyen kızı ise babasının sağ salim bulunmasının ardından komşularına ve akabinde ellerinden gelenin en iyisinin yapmaya çalışarak yaşlı adama yardımcı olan hastane personeline şükranlarını sundu. Yaşlı adamın durumuna ilşkin hastane yetkililerince yapılan ' kritik ' yorumuna rağmen kızının babasının durumunun gittikçe iyiye gittiğini belirttiği bildirildi. IHA
CÜNEYT ÖZDEMİR
Radikal

Tıssssssss!

Haber ne yazık ki çoktandır bir kâr-zarar ilişkisi. Neyin haber olacağına zenginler karar veriyor. Paran yoksa tısssss!

Bundan 26 yıl önce Mülkiye’ nin arkasında, a- dı henüz Basın Yayın Yüksekokulu olan İletişim Fakültesi’ nin soğuk sınıflarından birinde oturuyoruz. Ahmet Taner Kışlalı’ nın dersinden yeni çıkmışız. Bir sonraki ders Mümtaz Soysal’ ın, şimdi ise o zamanlar henüz yardımcı doçent olan Prof. Dr. Bülent Çaplı’ nın dersine girmişiz. Bülent Çaplı bizlere dünyadaki haber akışını tahtaya çizerek anlatıyor. Haber trafiğinin kuzeyden güneye, zenginden fakire göre kategorize e- dildiğini görüyoruz. Bir haberde yer almak için insanın nerede öldüğünün, nasıl öldüğünden daha belirleyici olabileceğini görüyoruz. Mesela azgelişmiş Güney Yarımküre’ de büyük bir sel faciasında 500 kişinin ölmesi Batılı haber ajanslarında üç satır yer bulurken Batılı bir ülkenin başkentindeki 5 kişinin öldüğü bir trafik kazası çok daha fazla yer alabiliyor. Bu adaletsizlik o gün o soğuk sınıfta gazetecilik romantizmine hazır biz çiçeği burnunda gazeteci adayları i- çin korkunç bir gerçeği ilk kez yüzümüze çarpıyordu.
Haber dediğiniz şey bir kâr-zarar ilişkisi ekseninde belirleniyordu. Zenginler zenginleri, fakirler de zenginleri izliyordu. Medyanın sermaye yapısını( sahibinin) var olduğu ülke belirliyor, içeriğine de onlar yön veriyordu.
Zaman, Çaplı’ yı yanıltmadı. Meslek hayatımda defalarca bu‘ acı gerçeğe’ tanık oldum. Boston’ da medya kıyameti Dün ABD’ nin Boston şehrinde 3 kişinin ölüp 123 kişinin yaralandığı patlamanın ardından kopartılan‘ medya kıyameti’ de bu teorinin pratik göstergelerinden biriydi. Başta ABD olmak üzere bütün Batı dünyası nasıl da ayağa kalktı. Oysa tam da şu günlerde Suriye’ deki patlamalarda günde ortalama 20 kişi ölüyor. Bu rakamı Bağdat’ daki patlamalarda ayda 20 gibi bir ortalamada güncelleyebiliriz. Dünyanın daha güneyine doğru hiç inmeyelim isterseniz. Zaten Ortadoğusu hiç haber olmuyorsa aşağısı tamamen Allah’ a emanet! Haber ne yazık ki çoktandır bir kâr-zarar ilişkisi. Neyin haber olacağına zenginler karar veriyor. Paran yoksa tısssss.
Boston demişken bir başka güncel konuya geçiş yapalım...
Bundan yaklaşık 5 yıl önce bir grup gazeteci, Türkiye’ deki yabancı ilaç sektörünün kurduğu bir derneğin davetiyle Boston’ a gitmiştik. Amacımız büyük yabancı ilaç üreticisi firmaların laboratuvarlarını gezip i- laç sektörünün nasıl geliştiğini incelemekti. Pek çok Türk bilim insanı ile laboratuvarlarda karşılaştık. Bir i- lacın bulunuş uygulanış ve piyasaya çıkış sürecini anlattılar. Tek bir ilacın geçirdiği minimum süre 10 yıl sürüyordu. Maliyeti ise bir milyar dolardan aşağı düşmüyordu. O seyahat sırasında bize yapılan sunumları dinlerken bir konu dikkatimi çekti. Pek çok insanın hayatında ölümcül olmasa da yakından ilgilendiren hastalıklar, ölümcül olan kritik hastalıklara bulunacak i- laçlardan daha önemliydi. Bir örnek vereyim, mesela Afrika’ daki ölümcül sıtmaya karşı verilen mücadeleye ayrılan emek ve para, saç kepeğiyle mücadeleyle kıyaslandığında devede kulak kalıyordu. İnsanoğlu ölümcül hastalıklara çare bulabilecekken bunu‘ kârlı’ görmediği için uğraşmamayı tercih ediyordu. İlaç sektörünün kapitalist dünyanın en somut ve en vahşi alanlarından biri olduğunu o gün Boston’ daki o beyaz ışıkların altındaki laboratuvarda anladım. Günlerdir Türkiye’ nin konuştuğu kanser hastası Dilek Özçelik’ in de aslına bakarsanız Erdoğan Bayraktar’ dan çok, kârzarar ilişkisi üzerine kurulu bu sistemin kurbanlarından biri olduğunu görüyoruz. İlaçlar ve kâr marjı Konuyla ilgili danıştığım Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak, yeni sağlık sisteminde devletin aşırı kârları kontrol altına almak için ilaç dünyasındaki bu serbest piyasa sistemine müdahale ettiğini ve kontrol altına almaya çalıştığını söylüyordu. İddiaya göre bu yüzden bazı ilaçların fiyatlandırmasını kendisi yapıyor ve 50 euroluk ilacın 50 liraya getirilmesini istiyordu. Böyle olunca da bu kâr-zarar ilaç sisteminde hiç kimse kanser gibi önemli bir hastalığın ilacını Türkiye’ ye getirmiyordu. Düşünün, kansersiniz. İlaç var. İyileşebilirsiniz. Ancak birileri kâr marjını az bulduğu için Türkiye’ ye getirmiyor. Gel de bulduğun bakanın yakasına yapışma!
Madem bugün Boston’ a geldik, bir de Guantanamo’ yu hatırlayalım. Orda bir cehennem var uzakta, hatırladınız mı? Bizim ülkemizin gündeminde hiç yok ama hafta sonu İngiliz Independent gazetesi orada tutulan Müslümanların durumlarını kapağına taşımıştı.‘ Utan Obama!’ diye de başlık atmıştı. Daha önce Guantanamo’ ya gidip haber yapmış, belgesel hazırlamış ve kitabını yazmıştım. Kitabın adını‘ Cehennem Kafesi Guantanamo’ olarak koymuştum. Hâlâ piyasada. Sanırım bu isim bile bütün durumu özetlemeye kâfi geliyordu. Ben 6 yıl önce Guantanamo’ nun durumunu yazarken günün birinde bu çekilen acıların da biteceğini umuyordum. Yanılmışım. Baktım aynı a- damlar hâlâ tutuklu. Aynı isimler yine açlık grevindeler. Asıl en fenası, haklarında tek bir haber yok.
Yine dünyadan( Müslümanlar dahil) tek bir ses geliyor: Tıssssss... İnsanlık bir kâr-zarar ilişkisidir!

Milliyet

AUSTRALIA
Adres: PO Box 447, Auburn 2144 NSW Australia Tel: 02 8971 2206 Email: info @ milliyet. com. au
Editor in Chief: Zeynel Engin E: z. engin @ milliyet. com. au
Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong @ milliyet. com. au
Director: Sait Moniri E: sait @ milliyet. com. au
Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane @ milliyet. com. au
Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info @ milliyet. com. au
Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info @ ixir. com. au
Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116
Melbourne Temsilcileri: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar @ milliyet. com. au
Müjgan Kim E: mujgankim @ milliyet. com. au
Ali Kurt E: alikurt @ milliyet. com. au
Milliyet Australia gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir.
Milliyet Australia gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet
Australia gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz.
Milliyet Australia gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.