21 May 2013
Milliyet
AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
AVUSTRALYA 03
MÜJGAN KİM mujgankim @ milliyetweekly. com. au
Saldırmak değil sarılmaktır çözüm
Osho’ nun bu sözü ne zaman insanlar, ülkeler birbirine zarar verse aklıma gelir.” Saldırmak değil sarılmaktır çözüm.” Yine kötü günler, yine acılar düştü yurduma, hiç sebepsiz ölenler, ağlayan analar, yıkılmış evler, yakılmış sokaklar kaldı geriye. Savaş, kötülük, silah problemleri bitirmiyor tam tersine yeni ve daha büyük problemler yaratıyor.
Suriye Müslüman bir ülke, Türkiye de Müslüman bir ülke, ama gerçekler farklı olabilir, yaşayışları, kültürleri farklı. Sizin yanıbaşınızdaki komşuya gidip onların iç işlerine karışmaya, aile reisini değiştirmeye, çocuklarını anne babalarına karşı kışkırtmaya hakkınız var mı? Haddinizi aşarak böyle birşey düşünürmüsünüz yapmayı? Sonuçta da yapmıyorlar, sizin istediğiniz şekilde davranmıyorlar diye düşman olup saldırır mısınız? Aynı şey size yapılsa, sizin aile hayatınız, iç işleriniz değiştirilmek istense hoşunuza gider mi? İşte biz insanların dışarıdan gördüğü kadarıyla ülkemizin ve politikacılarımızın yaptığı bu ve karşılığında yaşananların sonucu da böyle bir saldırı. Sonundan korktuğum bu saldırı olmuşken, insanların canı yanmışken başka konulardan bahsetmek gelmedi içimden bugün. Binlerce kilometre ötede olanlar burada benim, bizim, hepimizin ruh halini etkiledi, mutsuz etti. Kötülük, ölüm, savaş ne zaman mutlu etmiş ki insanları şimdi etsin?
Evet Hatay, Reyhanlı’ da Suriye’ lilerin saldırısı sonucu bir çok eve ateş düştü, bir çoğuda şehri terkediyor. Bir kasaba yok olmak üzere belki ama bunun sonunda bir ülkenin yok olma ihtimali de var. Bu iki lider savaş ilan ediyorum deseler şimdi ne olacak? Kime ne yararı olacak? Sonunda kim kazanacak? Burada haklıyı haksızı tartışmıyoruz, zaten böyle durumlarda haklı haksız da yoktur, çünkü herkes haksızdır ve herkes kaybeder sonunda, sadece biri kaybeder diğeri daha çok kaybeder. Birisinin tarafında olmak, onu daha çok desteklemek gibi bir derdimiz de yok. Benim için taraf yoktur, iyi ya da kötü yapılan işler, iyi ya da kötü insanlar vardır. Kitabımızda insanlar ırklarına, dillerine, dinlerine göre ayrılmaz, hepsi insandır iyi ya da kötü olmalarına göre ayrılır.
Savaş kötüdür, aptallıktır, insanın kendi kendisiyle, kendi ırkıyla yaptığı en büyük kavgasıdır, kişilerin yaşam hakkını elinden alır ve ne yazık ki hepte birilerinin çıkarları için yapılır. Savaş çığırtkanlığı yapanlarda genelde sırça köşklerinde, gerçeklerden uzak yaşayan kişilerdir. Televizyonlarda, meclislerde konuşur ya da güvenli köşelerinde yazar, çizer, nara atarlar. Spot ışıkları üzerlerinden çevrildiğinde de nerede yiyeyim, nerede gezeyim, nereye tatile gideyim diye düşünürler. Benim, senin çektiklerin umurlarında olmaz yani. Ne zaman ki ucu kendilerine değer, evlerinden tabutlar çıkmaya başlar, acılar yaşar, hayatları altüst olur, maddi manevi etkilenirler o zaman savaşa karşı olurlar. Oysa önemli olan savaşı yaşamadan, çocukların, gençlerin, masum insanların acılarını görmeden önce savaşa karşı olmak ve yaşanmaması için çaba sarfetmek.
Acının dili yoktur, hepimiz için aynıdır. Anneler aynı şekilde ağlar, ağıtlar yakar, bu Türkiye’ de de böyledir, Suriye’ de de böyledir, Amerika’ da da böyledir, Hiroşima’ da da böyledir. Yerde cansız yatan senin bir parçan değilse konuşmak kolay ama gel bir de bunu canının içini kaybetmiş kişilere sor. O zaman aynı acıda buluşurlar işte.
Kanadı kırık bir kuşa, yağmurda ıslanmış üşümüş bir hayvana, ağlayan bir çocuğa, ezilmiş bir çiçeğe, karıncaya bile gözyaşı dökebilecek duygu yoğunluğuna sahip biz insanların bombalarla ortalığı cehenneme çevirip, yakıp, yıkıp, kol, bacak, kafa koparmalarını ve bunları destekleyen insanları bir türlü anlayamıyorum.
“ Belkide bizler birbirimizin gerçeğini göremeyen ve aynı acıları paylaşan insanlarız.” Nietzsche Ağladığında
Hükümet kemer sıkmayacak
Avustralya Hazine Bakanı Swan, güçlü para biriminin büyümeyi yavaşlatmasıyla Avrupa türünde bir kemer sıkmadan kaçındı.
En‘ sulu’ levha
Hükümetin 14 Eylül ' deki seçimleri kazanmasına yardımcı olmaya ve bütçe fazlası vaadini yerine getirememesinden kaynaklanan sıkıntıları azaltmaya çalışan Avustralya Hazine Bakanı Wayne Swan, para birimindeki güçlenmenin Avustralya ' nın büyümesini yavaşlatmasıyla Avrupa ' nınki türünde bir kemer sıkma programından uzak durdu. Federal bütçeyi açıklayan Swan, nakit açığının 30 Haziran 2014 ' te sonlanacak 12 aylık dönemde 18 trilyon Avustralya doları olacağını öngördü. Avustralya ' nın 19.4 milyar A- vustralya doları ile gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 1.3 ' üne karşılık gelen bu yılki bütçe açığı ise hükümetin 1.1 milyar Avustralya dolar fazla vereceği beklentisinin yerine getirilmediğine işaret ediyor. Avustralya doları, bütçenin açıklanmasının ardından 11 ayın en düşüğüne geriledi. Avustralya ' yı Avrupa türünde bir kemer sıkma programına sürüklemek isteyenlere, çok hızlı ve çok hızlı kesinti yapmanın sosyal zararına dikkat çekerek, Avustralya ' nın bu yolunu izlemeyeceğini söyleyen Swan, " Çok sert kemer sıkmanın Avustralya ' nın istihdam ve ekonomisini riske atacağını " söyledi. Swan altyapı harcamaları, eğitim ve özürlülerin bakımlarında kullanılan fonlarda bütçe dengesi sağlamakta uzun yolu tercih e- den Swan, kısıtlamaların Avustralya Merkez Bankası ' nın faiz indirim imkanını artırdığını not düştü. Sydney
Sydney şehrinde, alçak tünellerde aşırı yüklü ağır vasıtaların neden olduğu kazaların önüne geçmek için, klasik ikaz levhaları yerine " sulu " dur işaretleri kullanılıyor.
Sydneyli yetkililer, geçmişte klasik ikaz levhalarının işe yaramadığı durumlarda hem a- raçlarda, hem de tünellerde ciddi hasarların oluştuğunu belirterek, yeni uygulama sayesinde şoförlerin en açık şekilde uyarıldığını söyledi. Yeni sistemde, köprü girişinde akan suya yansıtılan dev " dur " ikazı, araçların tam karşısına çıkararak sürücüleri uyarıyor. Yetkililer bu sayede, alçak tünel girişlerinde, yüksek veya aşırı yüklü araçların neden olduğu kazaların önüne geçildiğini, böylece hem köprülerin tahrip olmaktan kurtulduğunu, hem de kazadan dolayı diğer sürücülerin mağduriyetinin engellendiğini ifade etti. IHA
Emirates ile Qantas ortaklığına Yeni
Zelanda’ dan onay
Emirates ve Qantas ortaklığına Yeni Zelandadan da onay kararı çıktı. Karar çerçevesinde, Yeni Zelandalı müşteriler Avustralya, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve İngiltere ile daha güçlü bağlantıların yanı sıra sık uçan yolculara özel avantajlar ve birinci sınıf seyahat haklarından da yararlanabilecek.
Ortaklık çerçevesinde düzenlenecek uçuşların Yeni Zelanda’ yı da kapsayacak olmasından mutluluk duyduklarını belirten Emirates Başkanı Tim Clark dünyanın en iyi havayolu şirketlerinin yaptığı ortaklığın oyunun kurallarını değiştireceğini belirtti. Clark,“ Dubai global ölçekte önde gelen bir merkez ve iki havayolu şirketimiz buradan Yeni Zelanda ile Avrupa, İngiltere ve Kuzey Afrika arasında şimdiye dek hiç olmadığı kadar kolay geçiş imkanı sağlayacak” dedi. Qantas Grubu CEO’ su Alan Joyce ise kararın dünya gezginleri ve Yeni Zelanda turizmi açısından önemli olduğunu ifade etti. Joyce, Ortaklığın dünya gezginlerine Tasman Denizi’ nin ötesine kolayca ulaşma imkanı sunduğunun altını çizdi. Yolcular Dubai’ den Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ da 65 farklı destinasyona aktarma yapabilecek( düzenleyici makamların onayına tabi). Avrupa ve çoğunlukla Kuzey Afrika’ ya yapılacak bu aktarmaların hemen hemen hepsi, Dubai’ de en fazla 4 saatlik bekleme süresiyle gerçekleştirilebiliyor. Emirates ile Qantas, tarihi ortaklıklarının resmi başlangıcı 31 Mart sabahı Sidney Limanı ü- zerinde bir Qantas A380 ve bir Emirates A380 uçağı gösterisiyle yapılmıştı.
AÇILIYORUZ
Çok yakında 646 Sydney Rd. Coburg Melbourne adresindeki yeni ofisimiz ile hizmetinizdeyiz
Seyahat işlemlerinizdeki güvenceniz
“ choose your destination”
MELBOURNE Lic: 32410
Shop G 41A Broadmeadows Shopping Centre
1099-1169 Pascoe Vale Rd. 3047 VIC 03 9309 1111
sales @ dtcinfo. com. au
SYDNEY
Lic: 2TA08590
12 Civic Rd. Auburn
2144 NSW 02 9649 4949
sydneysales @ dtcinfo. com. au