AVUSTRALYA Milliyet
02 02 July 2013
AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
CÜNEYT ÖZDEMİR
Bizim dış mihraklar!
Radikal
İngiltere’ de bir yıl boyunca onlarca kişiyle söyleşi yaptım. Kimi stüdyomuzda konuğum oldu kiminde ise ben onları kendi mekânlarında ziyaret ettim. Bunların en ilginçlerinden biri Londra’ nın en büyük camilerinden biri olan Süleymaniye Camii’ nin genç imamıyla yaptığım röportaj oldu. Tam da hafta sonu olduğu için Kuran kursuna denk gelmiştim. Ortalıkta çocuklar farklı hocaların etrafına kümelenmiş Kur’ an-ı Kerim öğrenmeye çalışıyorlardı. Aralarında dolaşarak söyleşi yaparken“ Nasıl burada Kuran kursları Türkiye’ deki gibi sıkı denetleniyor mu” diye sordum. İmam şöyle bir durdu“ Valla burada daha kolay kurs açıp din eğitimi verebiliyoruz” dedi. Bir an ikimiz de durduk. Sonra bu dilemma karşısında gülümsedik. Hıristiyan bir ülkede Müslümanlığı, Müslüman bir ülkeden daha özgürce yaşayabilme fikri komik olduğu kadar trajikti de … Benzer bir örneği kamusal alandaki başörtülü kadınların özgürlükleri anlamında da verebiliriz. Uzatmak mümkün, isterseniz bu bahsi şimdilik burada kapatıp İngiltere’ deki Türkiye diyasporası gözlemlerimize devam edelim.
Bu söyleşiyi gerçekleştirdiğim gün rastlantı bu ya Trafalgar Meydanı’ nda da Avrupalı Aleviler toplanmış Türkiye’ deki inanç özgürlüklerini protesto e- den eylemler yapıyorlardı. Söyleşi sırasında Aleviliğin İngiltere’ de okul müfredatında seçmeli bir ders olarak konulduğunu söylediklerinde yine şaşırdım. Hatta bir iki defa daha inanamayarak soruyu tekrarladım. Bugün Türkiye’ de ne yazık ki Aleviler inançları konusunda devletin üvey evladı muamelesini görüyor. Milyonlarca insanı böylesine ötekileştirmek, farklılıklarını görmezden gelmek, dini ritüellerini resmi olarak kabul etmemek dünyanın hiçbir demokrasisinde olmayacak gerçekler. Aleviler Avrupa’ nın farklı ülkelerinde örgütlenmişler ve son derece dinamik bir yapıları var. Avrupa’ nın herhangi bir ülkesinde eylem olduğunda bu eylemlere ortak katılım gerçekleştirebiliyorlar. Nitekim Almanya’ da geçen yıllarda Başbakan Erdoğan’ ı protesto yürüyüşlerindeki katılım sayısı inanılmazdı. Büyük ve organize bir güç diyelim ve isterseniz bir diğer Türkiye diyasporası gerçeğine geçelim.
PKK’ lı tutukluların en son açlık grevlerini anaakım medyada yaptığım yayınlarla ilk dikkat çeken sanırım ben oldum. Yaptığım ısrarlı yayınlar sonucu günlerce aç olan yüzlerce insanın sesi anaakım medyaya ve siyasete taşındı. Bir gün Londra’ daki stüdyomuzu 200 kadar Kürt kadın ziyaret etti.‘ Ziyaret’ derken habersizce gelip stüdyonun kapısını bir eylem yerine çevirdikleri için biraz emrivaki bir ziyaret de diyebiliriz! Yayın çıkışı kendileri ile bir kafede oturup sohbet ettim. Avrupa’ nın farklı yerlerinden gelmiş o- lan Kürt kadınların örgütlülüğü, siyasi bilinçleri, dava hakkındaki kararlılıkları hiçbir STK’ da görülmeyecek derecede diri ve canlıydı. Bugün Avrupa’ da en iyi örgütlenen iki‘ Türkiye’ yapısı sanırım Aleviler ve Kürtler. Dernekleri, yayın organları ama en önemlisi yerel siyasetteki bağlantıları ve etkileri ile güçlerini sık sık gösterebiliyorlar.
Elbette Avrupa’ da Atatürkçü, laik Türklere de değinelim. Genelde Türkiye büyükelçiliklerinin resmi o- larak destekledikleri ve çoğu CHP kökenli bu örgütlerde pek çok Türkiye vatandaşı bulunuyor. Gelişmeleri biraz eski moda bir gözlükle takip ediyorlar. A- leviler, Kürtler kadar siyasallaşmamış daha şehirli, sloganlara dayanan, Beyaz Türk diyebileceğimiz bir kıvamda Türkiye’ yi bireysel olarak sırtlarında taşıyorlar. Levent Kırca’ nın Gezi olaylarını Londra’ da protesto eden böyle bir kitleye megafonu eline alıp“ Türkiye’ de devrim oldu, Silivri’ yi boşaltıcaklar” sözlerine alkış tutabilecek kadar naif bir yapıları var!
Türkiye diyasporasının kremasını ise‘ expad’ diye tanımlayabileceğimiz yurtdışında çalışan eğitimli Türkler oluşturuyor. Çoğunun tek derdi para kazanmak. Sadece İngiltere değil dünyanın hemen her yerinde artık eğitimli Türkler uluslararası şirketlerin bünyesinde ya da üniversitelerinde akademisyen o- larak çalışıyorlar. Siyasete bulaşmadan Türkiye’ yi izliyorlar.
Yurtdışı deyip de cemaate değinmezsek haksızlık yapmış oluruz. İngiltere’ deki yayınlarımızın pek çoğunda dünyanın farklı kesimlerinden Türklerle bağlantılar kurmaya çalıştık. Bu sayede bir kez daha cemaatin bütün dünyada ne kadar yaygın olduğuna tanık oldum. Şöyle özetleyeyim: Şu anda neredeyse cemaatin olmadığı, örgütlenmediği, okul açmadığı ya da en azından bir-iki mensubunun bulunmadığı dünyada bir ülke kalmış mıdır emin değilim.
Düne kadar gurbetçi işçiler kategorisindeki atıl Türkiye diyasporası yerini bilinçli, siyasal, dağınık, zaman zaman birbirine düşman bir Türkiye mozaiğine bırakmış durumda.
Bu öyle bir diyaspora ki Gezi Parkı eylemleri sırasında omuz omuza gelip Atatürk ile Öcalan posterlerini bir süre için aynı eylemde yan yana taşıyabilecek bir‘ dayanışma’ ya imza atabiliyor!
Elbette birkaç saat sonra birbirleri ile kavga ediyorlar, o da ayrı hikâye!
Evet bu kadar siyaset yeter. Pazar günü sizlere biraz da yurtdışında‘ gurbetçi’ olmanın eğlenceli yönlerini anlatarak bu yazı dizisini ve Londra günlerini bitireyim istiyorum …
Gillard’ ın taktik hatası siyasi kariyerini bitirdi
Varlığı bile tartışmalı olan bir kağıt parçası Gillard’ ın taktik bir hata sonucu koltuğunu kaybetmesine yol açtı.
Birinci sayfadan devam
Varlığı bile tartışmalı olan bir kağıt parçası Gillard’ ın taktik bir hata sonucu koltuğunu kaybetmesine yol açtı. İşçi Partisi içindeki liderlik tartışmaları karşısında günlerdir sükûnetini koruyan Başbakan Julia Gillard, parti içinde bir liderlik oylaması yapılması için bir dilekçenin imzaya açıldığına dair dedikodular karşısında, olası bir oylama girişimin önünü almak için bizzat yetki kullanarak partisini toplantıya çağırdı. Gillard daha önce 2012 Şubatında Kevin Rudd’ a karşı girdiği bir oylamada liderliğini korumayı başarmıştı. Gene geçtiğimiz Mart ayında, muhalefetin güvensizlik oyu tehdidi sonrası yaptığı liderlik oylaması çağrısıyla olası bir meydan okumanın önüne geçmeyi başarmıştı. Ancak Gillard’ ın önleyici müdahale taktiği bu kez işe yaramadı. Muhalefet, Başbakan’ ın olası hamlesine karşı hazırlıklıydı. Söz konusu dilekçeyi ne gören vardı ne de imzalayan. Rudd taraftarları bir liderlik oylaması arayışında olduklarını reddediyorlardı. Dolayısıyla Gillard, ortada somut bir şey yokken liderlik krizini gündeme getiren taraf haline geliyordu. O da bu durumda bahsi daha da yükseltmeyi tercih etti. Bir liderlik oylaması yapılacaksa şayet, kaybeden taraf siyasetten çekilecekti. Ve işte bu nokta Rudd, Başbakan’ ın meydan okumasını kabul etti ve oylamada başarılı oldu. İşçi Partisi içinde artık bir yılan hikâyesine dönüşen liderlik düğümü, Rudd’ ı seçimlere 3 ay kala yeniden Başbakanlık koltuğuna oturturken; Gillard’ ın siyaset sahnesinden çekilmesine sebep oldu.
Kevin Rudd hızlı başladı
Başbakan olduktan sonra ülke gündemi ile hemen ilgilenmeye başlayan Kevin Rudd ilk olarak Tony Abbott’ ın sığınmacılar için önerdiği teklifi eleştirdi. Rudd, sığınmacıları taşıyan teknelerin geldikleri ülkelere zorla geri gönderilmesinin Endonezya ile Avustralya arasında savaş kıvılcımları çıkarabileceğine dikkat çekti.
Öte yandan konu ile ilgili bir a- çıklama yapan Endonezya Dışişleri Bakanı Teuku Faizasyah konuya sağduyulu yaklaştı ve bu konunun daha çok Avustralya’ nın iç meselesi olduğunu söyledi. Başbakan seçildikten sonra yaptığı ilk basın toplantısında konuşan Başbakan Rudd sığınmacı tekneler için sertlik yanlısı politika izlenmesini isteyen koalisyon planının diplomatik kriz riski taşıdığını söyledi. Rudd“ Orada diplomatik bir çatışma riski var... Bu çatışmanın bizi nereye götüreceğine dikkat etmemiz gerekir. Endonezya ile olan ilişkilerimizde daha sağduyulu olmamız gerekir” dedi. Koalisyon partilerinin hazırladığı“ sınır koruma” planına göre açık denizlerde tespit e- dilen sığınmacı tekneler zorla geri dönüşe zorlanacak ve Avustralya’ ya gelen yasadışı sığınmacılar Nauru ve Manus
Adası ' nda ki merkezlerde bekletilecek. Kevin Rudd’ ın yaptığı bu açıklamaya muhalefetten yanıt gecikmedi. Muhalefet Dışişleri sözcüsü Julie Bishop yaptığı açıklamada Rudd’ ı pervasız bir beyanda bulunmakla suçladı. Bishop“ bu tamamen iç siyaset için yapılmış, koalisyon partileri ile Endonezya arasında sorun çıkarmaya yönelik sorumsuz bir açıklamadır. Kevin Rudd’ ın taktiği belli olmuştur. Bir şekilde Endonezya ve Koalisyon arasında çatışma yaratmak istemektedir” dedi. Başbakan Rudd“ Gonski eğitim reformları hakkında meslektaşları ile bazı görüşmelerim olacak” diyerek Gonski e- ğitim reformuna verdiği desteğin sinyallerini de verdi. Rudd Gonski reformları sayesinde Avustralya’ nın daha iyi okullara ve eğitim sistemine sahip olacağını sözlerine ekledi. Sydney
Geniş Bant Ağı, asbest arıtımı yüzünden ertelenme tehdidi altında
Ülke genelinde yüksek hızlı fiber optik kablo altyapısı o- luşturmayı amaçlayan proje, inşa sahalarındaki asbest yayılımının halk sağlığını ve iş güvenliğini tehdit eder hale gelmesi sebebiyle yeni ertelemelere konu olabilir. Avustralya Telekomünikasyon Kurumu Telstra, yaptığı a- çıklamada projede çalışan üstlenici firmaların birçoğunun asbest kontrolü konusunda eğitim ve tedbir eksikleri bulunduğunu itiraf ederken; devam eden arıtma çalışmaları yüzünden birçok sahada yapım faaliyetlerin askıya alındığını belirtti. Bunun, halen birçok ertelemeye konu olan projenin daha fazla aksamasına yol açabileceği ifade ediliyor.
İşçi partisi hükümetinin öncü altyapı projesi Ulusal Geniş Bant Ağı, Eylül’ deki genel seçimler öncesinde bir kez daha ertelenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
Tim Mathieson:“ Çok güzel bir 3 yıl geçirdik”
Channel 9’ a konuşan eski başbakan Julia Gillard’ ın erkek arkadaşı Tim Mathieson, başbakanın eşi olarak son 3 yılda dünyayı dolaştığını ve çok güzel zaman geçirdiğini söyledi.
Julia Gillard’ ın parti liderliğini ve başbakanlığı kaybettiği saatlerde kızı ile futbol maçı izlediğini söyleyen Mathieson“ benim için inanılmaz bir üç yıldı. Kraliçe ile Buckingham Sarayı’ nda tanıştım, kraliyet düğününde oradaydım, Washington’ da Obama ile tanışma fırsatı buldum” dedi. Başbakanlık konutunda yaşamanın da kendisi i- çin güzel bir deneyim olduğunu belirten Mathieson“ bu süreçte Julia gerçekten çok iyi iş çıkardı, şu anda biraz medyadan ve gözlerden uzak dinlenmeyi planlıyoruz. Herhalde bir müddet gazetede okumayız” dedi. Başbakanlık konutundan ayrılırken görevli personelle vedalaşmanın duygusal ve biraz üzücü olduğunu ifade eden Tim Mathieson,“ Perşembe akşamı bir veda partisi yaptık ve oradan ayrıldık, tüm ev halkı çok duygusaldı. Öte yandan Kevin Rudd’ a yeni görevinde başarılar diliyorum” dedi. Sydney
Anket sonuçları değişmeye başladı
Geçtiğimiz hafta İşçi Partisi’ nin başına Kevin Rudd’ ın geçmesiyle anketlerde değişiklikler göze çarpmaya başladı.
Galaxy Poll şirketinin yaptığı son kamuoyu yoklamasına göre halkın % 51’ i Kevin Rudd’ ı“ daha i- yi bir başbakan” olarak görürken sadece % 34’ lık bir kesim Tony Abbott’ ın daha iyi bir başbakan o- lacağını düşünüyor. 11 Haziran 2013 tarihinde yapılan anketlerde Julia Gillard liderliğindeki İşçi Partisi % 45, Koalisyon % 55 oranında oy alırken Kevin Rudd’ ın başa gelmesinden sonra % 4 lük bir değişim meydana geldi. 28 Haziran 2013 tarihinde yapılan son kamuoyu yoklamasında İşçi Partisi % 4 lük bir artışla % 49’ a yükselirken Koalisyon’ da aynı oranda düşerek % 51’ e geriledi. Ayrıca ankete katılanların % 57’ si Kevin Rudd’ ın Julia Gillard’ tan daha iyi bir lider olduğu görüşünde fikir beyan ederken ankete katılanların % 75’ i de İşçi Partisinde ki bu değişikliğin gerekli olduğunu söyledi. Sydney
İlk gelen beyaz insan Kaptan Cook değilmiş
1700’ lerde Avustralya’ ya ayak basan Kaptan Cook’ un Avustralya’ ya ayak basan ilk beyaz olduğu kabul edilmekteydi ancak bulunan kafatası bir Kafkas erkeğine sanılıyor. Yapılan araştırmalara göre bulunan kafatası 1600’ lü yıllara aittir. Bu yeni buluş Avustralya’ ya ilk ayak basan beyaz insanın Kaptan Cook olmaması ihtimalinin bilimsel olarak yüzde 80 olduğunu gösteriyor. Araştırmanın doğruluğu tamamen ispatlanırsa Avustralya tarihi yeniden yazılacak. Sydney
Milliyet
AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Sahibi: SSN Trading Pty Ltd Adres: 4 / 9 Foundry Rd. Seven Hills NSW 2147 Sydney Tel: 02 8971 2206 Email: info @ milliyetweekly. com. au
|
Editor in Chief: Zeynel Engin E: z. engin @ milliyetweekly. com. au
Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong @ milliyetweekly. com. au
|
Director: Sait Moniri E: sait @ milliyetweekly. com. au
Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane @ milliyetweekly. com. au
|
Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info @ milliyetweekly. com. au
Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info @ ixir. com. au
Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116
|
Melbourne Temsilcileri: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar @ milliyetweekly. com. au
Müjgan Kim E: mujgankim @ milliyetweekly. com. au
Ali Kurt E: alikurt @ milliyetweekly. com. au
|
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.
|