Milliyet Australia Turkish Newspaper 2 July 2013 / 85 | Page 11

İslam

02 July 2013

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER

DÜNYA 11

İBRAHİM KARAGÜL
YeniŞafak

‘ İslam kendi içinde çatışacak’, öyle mi!

‘ kendi içinde çatışacak’ sözü gerçek mi oluyor?‘ İslam’ ın kanlı sınırları’ projelerinden buralara mı geldik? Çok acı ve ürkütücü bir tez bu. Tam da,‘ bölgenin direnci harekete geçti’ derken,‘ 20. Yüzyıl’ ın sömürge ve baskı dönemi bitti’ derken,‘ Bir asırlık durgunluk dönemi sona erdi’ derken,‘ Tarihi bugüne çağırıyoruz, su kendi yolunu buluyor, güç Doğu’ ya kayıyor, ekonomik ve siyasi güç haritası bizim lehimize şekil değiştiriyor’ derken bunları mı tartışacaktık.

Hiçbir zaman düşünmek istemediğimiz, ama çevremizde olup bitenlerin bizi düşünmeye zorladığı şeyler bunlar.
Etnik ayrışma ve çatışma tezlerinden sonra mezhep ayrışmaları mı başlatılıyor?
Bu yeni tür kimlik savaşları, bir yüzyıl daha alır mı?
Bağdat’ ta olduğu gibi; şehirlerimiz, caddelerimiz, sokaklarımız yüksek duvarlarla bölünür mü? Aileler parçalanır, bin yıllık birliktelikler sona erer mi?
Aslında bu korku hep vardı. Yer yer öne çıkıyor, tartışmalara konu oluyor, patlamak üzere olan stres bir şekilde boşa çıkarılıyordu.
Bugüne kadar Pakistan’ da, Afganistan’ da varolan mezhep eksenli çatışmalar yereldi, dar bir bölgeye özeldi. Ancak Irak işgali ve iç savaşı bu yeni tür tehdidin boyutlarını ilk kez ortaya çıkardı.
O zaman;‘ Ne İran kadar Şii, ne Suudi Arabistan kadar Sünni’ yiz’ sloganı, söz konusu tehdidin Irak dışına taşmasını, bölgeye yayılmasını engelledi.
Bu, büyülü bir slogandı, son derece tutarlı bir duruştu. Artık bu söyleme öfke ile bakanlar çoğunluk oldu.
Mezhep çatışmaları, mezhep / kimlik üzerinden güç mücadelesi yerel olmaktan çıkıp hızla bölgeselleşiyor.
Önlem alınamazsa, bir süre sonra Pakistan’ dan Lübnan’ a kadar derin bir bölünme, yırtılma yaşanabilir. Bu ayrışmaya göre yeni bir bölge haritası oluşabilir.
Sünnilik ve Şiilik üzerinden, Alevilik ve Sünnilik üzerinden düşmanlık tezleri üretiliyor, cepheler oluşturuluyor artık. Ayrışma zihinlere ve kalplere yerleşiyor ve hızla kendi çatışma ortamını şekillendiriyor.
Zamanla, bu duyarlılık çağrıları bile sert bir reaksiyonla karşılanacak, göreceksiniz.‘ Yapmayın, bu yeni bir ayrışma bölgenin yıllarını alacak’ uyarılarının anlamı kalmayacak.
Etnik kimlik ve mezhep kimliği çatışma nedeni değil. Sadece başka tür çatışmalara ideolojik kılıf olarak kullanılıyor. Osmanlı-İran savaşlarında da bu böyleydi. Onlarca yıl devam eden etnik çatışmalarda da bu böyleydi.
Şimdi yeni tür güç oluşumlarına sahne oluyor dünya. Bu güç oluşumunun en şiddetli çatışmaları yine bizim bölgemizde yaşanıyor. Dolayısıyla, mücadelenin tarafları için, çatışmayı besleyecek mezhep kimliğinden daha elverişli kamuflaj olabilir mi? Bunu keşfettiler şimdi. Ya da sırası geldi ve servis ediyorlar.
Şöyle bir haritaya bakın: Lübnan, Suriye, Irak, Bahreyn, Yemen, hatta Mısır’ da, son dönemdeki bazı işaretlere göre Türkiye’ de böyle bir ayrışmanın ayak sesleri duyulur oldu. Bu ülkelerden bazılarında sorun iç savaş halini aldı. Öyleyse durup kendimize, yapıp ettiklerimize bir bakmamız lazım.
Bu sürecin sonrası ne olacak, nerelere kadar gidebilir, sorgulamamız lazım. Türkiye kamuoyunun, son gelişmeler dolayısıyla neden Almanya’ yı hedef aldığını iyi anlamamız lazım.
Geriye dönüp bakıyorum da; 4 Aralık 2003’ te, aslında bugünlere ışık tutan‘ İslam’ ın kanlı sınırları’ ndan‘ İslam içi savaş’ projesine’ başlığı ile aynı endişeleri paylaşmışım.
Belli ki, o zaman da korkularımız aynıydı. Korkularımız kadar zayıflıklarımızı da biliyorduk. Bize yönelen bütün tezlerin zayıflıklarımız üzerine şekillendirildiğini biliyorduk.
Dokuz yıl önce ifade ettiğimiz endişeler bugün ne kadar tanıdık geliyor:
‘ İslam’ ın kanlı sınırları’ na dikkat çekerek‘ medeniyetler çatışması’ na yatırım yapanlar, şimdi de‘ Müslümanların kendi içinde hesaplaşması gerektiği’ tezini ısrarla gündemde tutuyor. 11 Eylül saldırılarının hemen sonrasında Hanry Kissinger ve ekolünden gelenlerin öne sürdüğü bu tez; Müslümanların Osmanlı siyasi iktidarından sonraki uzun uykudan uyanmasıyla, Soğuk Savaş sonrasının küresel denkleminde etkin konuma gelmeye aday olmasıyla yakından ilgili.
Coğrafyadaki yerel dinamiklerin yeniden keşfedildiği, Fas’ tan Endonezya’ ya kadar uzanan orta kuşak üzerinde yaşayanların ortak bir dil geliştirmeye çalıştığı, ortak kanaatler etrafında toplandığı bir zaman diliminde yaşıyoruz.
İşte bu dönemde etnik, din ve mezhep çatışmaların körüklendiğini, Müslüman kitlelerin özgürlük taleplerinin kontrol altına alındığını, bazı Müslüman toplumların yıllardır süren haklı bağımsızlık mücadelesinin terör ithamıyla mahkum edildiğini görüyoruz.
Tam bu sırada‘ Müslüman-Müslüman ideolojik ve güvenlik iç savaşının zorunluluğu’ konusunda bütün dünyada etkin bir kamuoyu çalışması yürütülmeye başlandı.
Şimdi,‘ acaba’ diyorum,‘ bu tezler gerçek mi oluyor?’ Onlarca yıl etnik çatışmalara boğulan coğrafya, yine onlarca yıl mezhep savaşlarıyla mı meşgul olacak?
Bugün çevremize bakınca böyle bir gelecek haritası görüyorum. Umarım bu harita yanlıştır, umarım mezhep kimliği üzerinden bölgesel hesaplar yapanların hesapları tutmaz.

11 milyon kişiye Amerikan vatandaşlığı

ABD Senatosu geçtiğimiz hafta Perşembe günü tarihi bir gün yaşadı. ABD’ de 11 milyon kaçak göçmene vatandaşlık yolunu açabilecek, göç yasa tasarısı Senato’ da Cumhuriyetçilerin de desteğiyle onaylandı. Obama,“ Senato görevini yaptı” açıklamasında bulundu.
Katolik dünyasının merkezi Vatikan yeni bir skandalla çalkalanıyor. Üst düzey bir din görevlisi 20 milyon Euro değerinde nakit paranın İsviçre’ den İtlaya’ ya kaçırılmasına yardımcı oldu. Skandalda bir isitihbarat görevlisi ve brokerın adı da geçiyor.

Vatikan yeni skandalla sarsıldı

Vatikan ' da 20 milyon Euro ' luk son skandalın üç kahramanı, üst düzeyde bir din adamı, bir broker ve bir istihbarat görevlisi. Bu üç kişi İsviçre ' den İtalya ' ya kaçırılacak 20 milyon Euro için buluştu. Ancak devlete ait bir uçakla gelen paranın transferi son anda açığa çıktı. Olayın baş kahramanı din adamı Nunzio Scarano tutuklanınca skandal kamuoyuna yansıdı. Scarano ' nun sicili daha önceden de kabarık. Vatikan’ ın başmuhasebecisiyken 10 milyon Euro’ luk kara parayı aklamakla suçlanan Scarano çevresinde de lükse olan düşkünlüğüyla tanınıyor. İstihbarat görevlisi ve brokerın da pararnın güvenli geçişi için komisyon aldığı belirtiliyor. Skandalın Papa Francis’ in Vatikan Bankası’ ndaki yolsuzlukların ortaya çıkması için bir komisyon kurmasından 2 gün sonra patlak vermesi de dikkat çekici bulunuyor. Uzmanlar Vatikan’ ın geçmişin aksine İtalyan makamlarıyla işbirliğine gitmeye başladığı görüşünde. Vatikan’ daki yolsuzlukların üstüne gitme kararı alan Papa Francis çıkarı için dini kullananlara ve yolsuzluğa tahammülü olmadığını belirtmişti.
ABD Başkanı Barack Obama’ nın en önemli seçim vaadlerinden olan 11 milyon kaçak göçmene vatandaşlık hakkı tanıyacak yasa tasarısı dün Senato’ da onaylandı. Demokratlar, göçmenlik yasa tasarısının onaylanması için bazı Cumhuriyetçi senatörleri de yanına çekmeyi başardı. Göçmenlik yasa tasarısı ABD Senatosu’ nda 32’ ye karşı 68 oyla kabul edildi. ZAFERİ AFRİKA GEZİSİNDE ÖĞ- RENDİ Obama, başkanlık döneminin en büyük zaferlerinden birini Afrika ziyareti sırasında aldı. Göçmenlik yasa tasarısının Senato’ da kabul e- dilmesi üzerine yazılı bir açıklama yapan ABD Başkanı Barack O- bama,“ Bugün Senato görevini yerine getirdi, şimdi sıra Temsilciler Meclisi’ nin aynısını yapmasında” dedi. Senato’ dan tasarının geçmesini,“ bozuk göçmenlik sisteminin” düzeltilmesi yönünde“ kritik bir adım” olarak nitelendiren Obama, bu tasarının bir“ uzlaşı” ürünü olduğunu vurguladı. OBAMA’ DAN ABD HALKINA ÇAĞ- RI Obama, göçmenlik reformunun arkasında olan tüm Amerikalıları da süreci yakından takip etmeye ve Kongre üyelerine tasarının geçmesi için baskı yapmaya çağırdı. MECLİS GÜNDEMİNE GELMEYE- BİLİR Göç yasa tasarının daha muhafazakar bir yapıdaki Temsilciler Meclisi’ nde onaylanmasının ise çok daha zor olacağı belirtiliyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi John Boehner, çoğu Cumhuriyetçi üyenin destek vermediği tasarıyı meclis gündemine getirmeyeceğini söyledi. ABD’ de 4 Demokrat ve 4 cumhuriyetçi senatör tarafından sunulan yeni göç yasa tasarısının Temsilciler Meclisi’ nden de kabul edilmesi halinde, ABD yasadışı göçmenlik ve sınır güvenliği konusunda önemli bir adım atmış olacak.

Elektrik faturanızda tasarruf etmek ister misiniz? Bunun bir çözümü var. 3E Project, Western Sydney’ de yer alan yerel işyerleri ve toplum kuruluşları için ücretsiz enerji verimliliği danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Çeşitli atölye çalışmaları yaparak nasıl enerji denetimi ve enerji tasarrufu yapabileceğinizi size öğretebiliriz.

Daha fazla bilgi için iş saatleri içinde 1800 242 845 numaralı telefonu arayabilir veya 3eproject. org. au adresini ziyaret edebilirsiniz.