Milliyet Australia Turkish Newspaper 16 July 2013 / 87 | Página 2

AVUSTRALYA Milliyet

02 16 July 2013

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
CÜNEYT ÖZDEMİR

Gezi eylemlerini bitirme formülü

Radikal

İsterseniz iki basit tespit ile başlayalım. Dünyanın hiçbir yerinde büyük bir şehrin ortasında kalan tek yeşil alanın AVM yapılması düşünülemez. Böyle bir şeyi düşünen siyasetçiler varsa bile halka sorar,‘ ben yaptım oldu’ diyemez. Bu bir.

İkincisi, dünyanın en gelişmiş, demokrasinin, hukukun sıradan hayatın amentüsü kabul edilen ülkelerinde bile en büyük şehrin anameydanı barikatlarla kapatılıp 14 gün boyunca işgal edilemez. Buna hiçbir hukuk devleti izin vermez, hiçbir demokrasi hoş görmez. Bu da iki. Bizde ne yazık ki her ikisi de oldu! Bu iki olay bundan sonra bandı ne kadar geriye sararsak saralım farklı tahribatlar, kuşkular ve önyargılar yarattı. Klişe bir deyişle bundan sonra hiçbir şey Taksim ve Gezi Parkı olayında saflara ayrılan iki taraf için de eskisi gibi olmayacak.
Yeni bir dönem ve süreç başladı. Gelin görün ki bu başlayan süreç de bu haliyle sürdürülebilir bir süreç değil.
Önceki akşam son bir aydır olduğu gibi yine Taksim’ de olağanüstü hal koşulları hâkim olmuş gözüküyordu. Normal şartlarda günde bir milyon insanın geçtiği İstiklal Caddesi’ nde kepenkler indirilmiş, ara sokaklardan Cihangir’ e, Talimhane’ ye, Harbiye’ ye kadar uzanan geniş bir çember içinde müdahaleler başlamıştı. Sadece dükkânlar değil, müzeler, sinemalar, hemen her yer kapalıydı. İstiklal Caddesi normal şartlarda dünyada eşi benzeri olmayan, günde bir milyon insanın geçtiği tahmin edilen bir cadde. Gelin görün ki 28 Mayıs’ tan bu yana sanki caddede darbe yapılmış gibi bir hava var. Polisler ve göstericiler, TOMA kovalamaca, biber gazından yakartop yapmaca oynuyorlar. Bölgede yaşayanların mağduriyetini saymıyorum bile. Normalleşme zamanı Bu olaylar o bölgedeki binlerce esnaf, çalışan, yaşayan, ekmek kazanan, evine ekmek götüren, evinde ekmek yiyen ama en önemlisi de demokrasi adına çok büyük bir mağduriyete yol açıyor.
Tek suçu orantısız polis şiddetine atmak işin kolay yolu. Yapılan eylemlerin de bir kez daha düşünülmesinde, gözden geçirilmesinde fayda var.
Gezi Parkı açıldığına, kışla projesi iptal edildiğine göre gelinen noktada yeni bir iletişim yolunun açılıp, konsensusun kurulup, en azından hayatın normalleşmesinin zamanı geldi.
‘ Gezi Ruhu’ dediğimiz şeyin hiçbir yerinde insanları mağdur etmek olmadığına eminim. Birkaç provokatörü saymazsak orayı dolduran gençlerin hiçbiri İstanbul’ un ortasında hayatı felç edip esnafı, yaşayanı mağdur durumda bırakmak istemez. Benzer bir tutumu İstanbul Valisi’ nin söylemlerinde de görüyoruz. O da sık sık esnafın, bölgede yaşayanların mağduriyetinden şikâyet e- diyor. Peki o zaman n’ olacak? Şu anda Gezi Parkı yeniden açıldığına göre bir masanın etrafına tekrar oturup yeni oluşan şartlarda nasıl bir ortak paydada yaşanacağını bir kez daha belirlemek gerekiyor.
Taksim’ de toplanma ve polisin TOMA’ larla son derece sert bir şekilde toplananları dağıtması kısırdöngüsünü aşmanın tek bir yolu var: Diyalog.
Parkın yeni oluşan dönemde nasıl kullanılacağını demokrasi ve hukuk çerçevesinde yeniden tanımlamak gerekiyor.
Şu anda valilik buna tek başına karar vermiş,“ Parkta bekleme yapmak yasak” gibi absürd bir geçici formül bulmuş durumda. Bu, komik olmasının ötesinde yaratıcı eylemlere de müsait bir yaklaşım. Yarın bir gün yüzlerce insan parkın içinde volta atmaya başlarsa ne diyecekler, merak ediyorum. İkincisi, valilik İstanbul ve Türkiye’ nin farklı yerlerinde yapılan forumların Gezi Parkı’ nda yapılmasını yasaklıyor. Yasaklar parkı Bunu da anlamak mümkün değil. Parkın bir tarafında belediye binlerce kişiye iftar verirken bu yasağın hukuki yanı bir yana, mantıklı bir açıklamasını bulmak da kolay değil.
“ Parka çadır kuramazsınız” dense hadi anlaşılabilir bir istek ama“ Parkta duramazsın, toplanamazsın” demek kitleleri provoke edip gerilimi sürdürmekten başka bir i- şe yaramaz.
Gezi Parkı’ ndan mağduriyeti önlemek için eli sopalı esnafla kanka olup elinde satırlı çıldırmış esnafla empati geliştirmek yerine bu yeni dönemin gerçekleriyle barışıp ona göre tedbir almak tek çözüm yolu. Gezi Parkı bunca olaydan sonra hiçbir zaman eski, sakin, sessiz ve tenha günlerine dönmeyeceğine göre artık herkese görev düşüyor.
‘ Gezi Ruhu’ nu yaşayanlar da elini taşın altına koyup yeni eylem biçimleri ve yöntemler düşünmek zorunda.“ Hadi Taksim’ de toplanıyoruz” dediğiniz an olacaklar belli. Mağduriyetler bir yana, yaralanmalara, ölümlere engel olmak biraz da onların yeni yaratıcı eylemlerinin eseri olacak.
Gezi Parkı’ nda son yılların en büyük çevreci eylemi yapıldı ve başarıya ulaştı. Bu çevreci eylemin pek çok farklı mesajları ve yarattığı yepyeni bir ruh hali de var. Bu da görmezden gelinmemesi gereken bir olgu. Ne bu oluşan yeni ruhu TOMA’ layarak, biber gazına boğarak öldürebilirsiniz ne de Gezi Parkı’ nı yeniden işgal ederek Taksim’ in etrafını tekrar barikatlarla kapatma hayali kurarak yaşatabilirsiniz. Konuşmanın ve düşünmenin tam zamanı...

Kevin Rudd:“ Abbott’ ın ekonomi planı yok”

Başbakan olduktan sonraki ilk önemli konuşmasını Perşembe günü Ulusal Basın Kulübü’ nde yapan Kevin Rudd, Tony Abott’ ı ekonomik bir planı olmamakla eleştirdi.
Birinci sayfadan devam

Başbakan Peris’ e arka çıkıyor

Başbakan Kevin Rudd, Julia Gillard’ ın“ özel” seçimiyle Kuzey Bölgesi’ nden senatoya aday olan Nova Peris’ in adaylığını desteklediğini açıkladı.
Milyarder girişimci Clive Palmer’ dan ilginç bir teklif geldi. Palmer, üç büyük otomobil devinin Federal Hükümet tarafından aynı çatı altında toplanması gerektiğini savundu. Clive Palmer konuyla ilgili o-
Başbakan’ ın bu tavrı, ön seçim sürecine merkezden yapılan müdahaleye itiraz eden yerel partilileri hayal kırıklığına uğrattı. Geçtiğimiz hafta Salı günü Kuzey Bölgesine bir ziyaret gerçekleştiren yeni Başbakan Rudd, ziyaretten önce başkent Canberra’ da bir yerel radyoya yaptığı açıklamada Peris’ in adaylığı konusunda partilerle görüş alışverişinde bulunacağını açıklamıştı. Ancak Rudd, Eyalette gerçekleştirdiği temasların ardından Partinin belirlenen adayların arkasında durması gerektiğini ifade etti. Partinin İdari Komitesinin seçim adaylıklarını hâlihazırda o- naylamış olmasının bunda etkili olduğu belirtiliyor. Uzun yıllar boyunca Partinin Eyalet temsilciliğini sürdüren senatör Trish Crossin’ in önümüzdeki seçimlerde koltuğunu bırakma niyetini açıklamasının ardından Bölgede bir ön seçim ihtimali gündeme gelmiş; ancak o sırada Başbakan olan Julia Gillard, liderlik yetkisini kullanarak Aborjin kökenli Olimpik atleti senato adayı olarak ilan etmişti.

Palmer: Holden, Toyota ve Ford birleşmeli

“ Yeni ulusal rekabet gücü” konusunda iş dünyası, sendikalar ve hükümetin koordineli bir şekilde çalışması gerektiğini söyleyen Başbakan Rudd, Başbakanlık koltuğuna oturduktan sonraki ilk 2 hafta içinde 4 kez Avustralya İşadamları Konseyi ve Avustralya Ticaret Sendikası Birliği ile görüştüğünü belirtti. Rudd“ onlarla görüştüm çünkü sınıflar arası çatışmaya hiçbir zaman inanmadım” dedi. Öte yandan Ulusal Basın Kulübü’ nün düzenlemiş olduğu“ ekonomi” başlıklı açıkoturum programına Muhalefet Lideri Tony Abbott katılmadı. Abbott’ ın açıkoturum programına katılmamasını eleştiren Kevin Rudd“ Tony Abbott, Liberal Parti’ nin tarihindeki en tutucu parti lideridir. Kendisi negatif politika yapma sanatında usta birisi. Muhalefet lideri bugün burada düzenlenen tartışma programına katılmak istemedi çünkü ekonomi politikasının kamuoyu tarafından sorgulanmasına çekindi” dedi. Şu anda Avustralya ekonomisindeki sorunların tamamen kontrol edilebilir olduğunu a- çıklayan Kevin Rudd“ Çin’ de meydana gelen duraksama bizi etkiledi. Bu bize Avustralya ekonomisini daha fazla çeşitlendirmemiz gerektiğini bir kez daha gösterdi. Üretim sektöründe, tarımda ve hizmet sektöründe daha fazla iş olanakları yaratmalıyız. Yumurtaların hepsini bir sepete koymamalıyız” diye konuştu. Abbott’ tan yanıt Kevin Rudd’ ın eleştirilerine cevap veren Tony Abbott,“ Kevin Rudd eğer hükümeti idare e- diyorsa parlamentoya gelsin, larak şunları söyledi: Konuyla daha detaylı bakacak olursak Avustralya’ da neden doğru düzgün araba üretimi yapamadığımızı görürsünüz. Bir yerden başlanılmalı ve sorunlara taker teker çözümler üretilmeli. Üreticiler bir araya gelerek soruna çözüm bulabilirler. Ford yılda 40.000, Toyota ve Holden 90.000 araç üretmektedirler. Aynı fabrikada bir arada üretim yaparak rakiplere karşı rekabet edilebilir. parlamento çatısı altında o- nunla her gün tartışmaya hazırım. Yok eğer şimdiden seçim propagandalarına başladıysa seçim tarihini dile getirsin, o zaman seçim öncesi tartışmalarına beraber katılalım. Benim Başbakanı yok etmek için bir planım var, ülkemizi yok etmek için değil” dedi.

İki parti burun buruna

Kevin Rudd’ ın yeniden başbakan olmasının ardından İşçi Partisinin anketlerde gösterdiği yükseliş, Ana Muhalefet lideri Abbott’ ın Gillard liderliğindeki iktidara karşı elde ettiği tüm avantajı bir anda silip süpürdü.
Nielsen firmasının Fairfax Medya için gerçekleştirdiği seçim anketi iki büyük partinin iktidar şanslarının yüzde 50 – yüzde 50 eşit olduğunu gösteriyor. İkili tercihlerdeki dağılım, Gillard’ ın Partinin başında olduğu Haziran ayında iktidar aleyhine yüzde 57’ ye yüzde 43 bir farka işaret ediyordu. Rudd ayrıca tercih edilen başbakan olarak muhalefet liderine karşı yüzde 55’ e yüzde 41 önde. İşçi Partisinin seçim talihi dönmüş gibi görünüyor. Daha bir ay önce Koalisyonun açık bir farkla kazanacağı düşünülen seçim yarışının bıçak sırtı bir mücadeleye sahne olacağı anlaşılıyor.
Avustralya için en iyisi nedir ve nasıl yapabilir onu düşünmek gerekir diyen Palmer“ Hangi e- yalette böyle uygulama yapılırsa daha iyi olur, gereklilikler nelerdir herşey detaylıca düşünülüp bir sonuca varılabilir” dedi.
CAN DÜNDAR
Milliyet

Mısır’ da ne oldu?

Mübarek rejimi zaten içeriden çürümüştü. Mısır Ordusu, Mübarek’ i gözden çıkardı. Saray’ ın önündeki 60 yıllık barikatı kaldırıp halkın önünü açtı. Ve Firavun devrildi. Şimdi“ Darbe oldu” diye feryat edenler o zaman bunu“ Devrim” diye kayda geçti. Oysa aynı ordu, sırası geldiğinde, aynı meydanı, bu kez“ karşı devrim” e açacaktı. Önceki gece Kahire sokakları tekinsizdi. Kavşaklarda kafaları kasklı, elleri bıçaklı, sopalı çeteler bekleşiyor, gelip geçen arabaları çeviriyor, kimlik soruyordu.

Mursi yandaşları mı, karşıtları mı, yoksa puslu havadan nemalanmaya çalışan haydutlar mı; bilmek imkânsız...
“ Kan dökeriz”,“ Uğruna ölürüz” diye başlayan konuşmalar, kefenlerle çıkılan yollar, günbegün sayısı artan ölüler, yaralılar, birbirine girmeye hazır meydanlar...
60 yıl devletten başka hiçbir şeyin olmadığı ülkede şimdi devlet yok.
Onun yerine havada, kan kokan, ürkütücü bir başıbozukluk var.
Bir de giderek kördüğüme dönüşen siyasal belirsizlik... Kısır tartışma Darbeden beri hem Mursi gitti diye sevinen Tahrir’ de, hem Mursi gitti diye dövünen Adaviyye’ de insanlarla konuşuyorum.
Tartışma Türkiye’ deki gibi,“ Darbe mi devrim mi“ itişmesine,“ Mursi iyiydi, kötüydü“ inatlaşmasına sıkışmış durumda...
Mısır’ da olup biteni daha soğukkanlı değerlendirebilmek için, nispeten objektif bakabilenlerden edindiğim izlenimleri özetlemek istiyorum birkaç gün... Yoksul dev Önce nasıl bir ülkeden söz ettiğimize bakalım: 90 milyonluk nüfusun yüzde 40’ ı okuma yazma bilmiyor. İnsanların yüzde 7’ si günlük 1 doların altında, yüzde 35’ i 2 doların altında bir gelirle yaşıyor. İşsizlik oranı yüzde 13... Büyüme yüzde 2’ nin altında... Çıkardığı petrol ve gaz kendi ihtiyacını zor karşılıyor.
Devlet yıllardır, her gün herkese üç öğün ekmeği bedavaya yakın fiyatla veriyor. Bu yüzden Mısır, dünyanın en büyük hububat ithalatçılarından biri... Dışa bağımlı...
İşte ülke bu haldeyken ve 60 yıldır diktatörlükle yönetilirken, değişim isteyen dış dinamikle iç dinamik kesişti. Dış dinamik Soğuk Savaş’ ta ABD’ nin stratejisi, Sovyetler’ i bir yeşil kuşakla kuşatarak komünizmi çökertmekti. Bu amaçla Afganistan’ da mücahitleri besledi. El Kaide’ yi yetiştirdi.
Sovyetler çökünce, bölgede radikal İslam ayakta kaldı.
ABD, bu kez onun üstüne işgalle, postalla, tankla yürüdü; ama her müdahale, İslam’ ın direniş gücünü ve itibarını büyüttü.
Sonuçta Batı’ da İslamofobi, İslam dünyasında Batı karşıtlığı ile dünya gerildi. Dinler çatışması, Batı’ nın güvenliğine ve küresel ekonomiye zarar vermeye başladı.
ABD, Ortadoğu’ da siyasal İslam’ a karşı diktatörleri beslemenin dünyanın yarısını kendisine düşman hale getirdiğini gördü ve yeni bir strateji geliştirmek zorunda kaldı.
Yıllarca ezmeye çalıştıkça yeraltında güçlenmesine yol açtığı radikallere engel çıkarmaktan vazgeçti. Seçimle iktidara gelirlerse esneyip yumuşayacaklarını, Batı’ yla uzlaşacaklarını, efsane olmaktan çıkacaklarını umdu.
Bu yeni stratejinin bir başarı hikâyesine ihtiyacı vardı: O da Mısır’ dı. Mısır, Ortadoğu’ nun kilit taşıydı. Dünya deniz ticaretinin yüzde 8’ i Süveyş’ ten geçtiği için hayati ö- nemdeydi. Müslüman dünyadaki ağırlığı ve İsrail meselesi nedeniyle de benzersizdi.
Kahire’ de kansız bir dönüşüm başarılır ve kaynayan İslam ılıtılırsa tüm bölgeye örnek olurdu. İç dinamik Mübarek rejimi zaten içeriden çürümüştü, çöküşe gidiyordu.
Kahire’ nin“ müesses nizam“ ını oluşturan askeri ve sivil bürokrasi, Mübarek‘ le Mısır’ ı 21. yüzyılda birinci ligde tutamayacağını gördü. Arap Baharı’ nın rüzgârını doğru yorumladı. Mısır Ordusu, Libya’ da, Tunus’ taki gibi kum torbasına dönüşmemek için, halkın değişim talebiyle çatışmamayı tercih etti. Esnek bir strateji geliştirdi.
Ve kendini kurtarmak için Mübarek‘ i gözden çıkardı.
Saray’ ın önündeki 60 yıllık barikatı kaldırıp öfkeli halkın önünü açtı. Ve Firavun,“ ayaklanma“ ile devrildi.
Şimdi“ Darbe oldu“ diye feryat edenler o zaman bunu“ Devrim“ diye kayda geçti.
Oysa aynı ordu, sırası geldiğinde, aynı meydanı, bu kez“ karşı devrim“ e açacaktı.

Milliyet

AUSTRALIA TURKISH NEWSPAPER
Sahibi: SSN Trading Pty Ltd Adres: 4 / 9 Foundry Rd. Seven Hills NSW 2147 Sydney Tel: 02 8971 2206 Email: info @ milliyet. com. au
Editor in Chief: Zeynel Engin E: z. engin @ milliyet. com. au
Wollongong Temsilcisi ve Reklam: Şenol Hoşgörür T: 0410 833 784 E: wollongong @ milliyet. com. au
Director: Sait Moniri E: sait @ milliyet. com. au
Brisbane Temsilcisi ve Reklam: Yıldıray Aslantaş T: 0401 398 922 E: brisbane @ milliyet. com. au
Sydney Reklam: T: 0412 896 091 E: info @ milliyet. com. au
Grafik & Tasarım: Ixir Design Studio E: info @ ixir. com. au
Basım Merkezi: New Age Printing Pty Ltd. A: 25 Clyde St. Rydalmere NSW 2116
Melbourne Temsilcileri: Recep Şakar T: 0409 309 842 E: recepsakar @ milliyet. com. au
Ali Kurt T: 0406 046 415 E: alikurt @ milliyet. com. au
Müjgan Kim E: mujgankim @ milliyet. com. au
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanan köşe yazılarından ve çizimlerden doğabilecek her türlü hukuksal sorumluluk tamamen yazar ve çizere aittir.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanacak her türlü reklam bilgilerinin doğruluğu ve sorumluluğu yasal olarak reklam veren kişi veya kuruma aittir, Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesi hiç bir sorumluluk taşımaz.
Milliyet Australia Turkish Newspaper gazetesinde yayınlanmak istenen okuyucu mektubu ve duyurularda açık adres ve telefon numarasının bulunması zorunludur, bu yazılar gazetemizin değerlendirmesi sonucu yayınlanabilir.