Milliyet Australia Turkish Newspaper 16 April 2013 / 74 | Page 8

08

AİLE ve SAĞLIK

16 April 2013

Maydanozu mutfağınızdan eksik etmeyin

Maydanozun kökeni Avrupa ' dır. Dünya ' da ve yurdumuzda yetiştirilmekte o- lan önemli bir kültür bitkisidir. Yalnız yaprağı değil, kökü, sapı ve tohumu da tedavi edici özelliğe sahiptir. Tohumunda bulunan " apiol " adındaki uçucu yağ tıpta kullanılmaktadır. Tohumları, 2,5-3 cm. uzunlukta, armut biçiminde, esmer renkli ve özel kokulu tanelerdir. Bileşiminde; % 1-6 uçucu yağ taşımaktadır.

Pratik bilgiler

Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde e- lektrik süpürgesini gezdirin. İzden e- ser kalmadığını göreceksiniz.
Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.

‘ Elma vücut’ böbrek hastalığına işaret

MAY- DANOZ- DA: HANGİ ET- KEN MADDELER VAR? Bayanların adet kanamalarını düzenleyen apiol maddesi ile halk ilacı olarak bilimsel a- raştırmalarda da kendini kanıtlayan maydanoz, ayrıca vitamin ve mineral deposudur. A, B1, B3, C, E vitaminleri ile demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, manganez, sodyum, bakır, kükürt, klorofil ve yağ bulunur. Uçucu yağ içinde; fenil propan türevi p-apiol, miristisin ve 1-alil 2,3,4,5-tetrametoksibenzol, ß-pinen, limonen, ß-fellandren etken maddeleri bulunur. % 25 sabit yağ içerir. Sabit yağında, falavonlar( apiin ve benzeri) ve bazı furanokumarinler de bulunmaktadır. VÜCUDA FAYDALARI NELER- DİR? Tohumlarının; idrar ve safra söktürücü, bayanlarda adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz tohumu, aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, a- kıntıları keser. Vücuda güç verir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar. Her gün yenen 7gr. maydanoz, insanın C vitamini gereksinimini karşılar. Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, a- teş düşürür. Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir. Kanı temizler, sinir sistemini, rahim ve barsak kaslarını uyarır. Kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, kum, böbrek taşı ile tansiyona, şişmanlığa, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine ve sinir hastalıklarına karşı faydalıdır, erkeklerde afrodizyak etkisi vardır. Kansızlara ve gelişmekte güçlük çeken çocuklara her gün bir tutam maydanoz yedirilmeli. Yüksek tansiyon hastalıklarında destekleyici olarak kullanılabilir. Yatmadan önce a- ğızda çiğnenen bir tutam maydanoz, rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında, maydanoz lapası uygulanır. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir. Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Sivilceli, lekeli, pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir. Saçları besler, parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Sapları çay gibi demlendirilip içilirse ses kısıklığını giderir. Maydanozun kökleri atılmamalı, temizlendikten sonra yemeklere katılmalıdır. Maydanoz, harika bir nefes kokusu gidericidir ve en zor kokuları bile gidermede etkilidir. Bol sarımsak ve soğan tüketiyorsanız, her zaman yanınızda birkaç dal maydanoz bulundurun. MAYDANOZDAKİ AKTİF MAD- DELER: HASTALIKLARI NASIL ÖNLER?
Poliasetilen: Prostaglandinlerin kansere yol açabilen sentezini önler. Coumarin: Kan pıhtısı oluşumunu önlemeye yardımcı olur ve anti-kanser özellikleri olduğuna inanılıyor. Flavonoid: Bazıları antioksidan olarak işler, bazılarıysa tümör oluşumunu tetikleyebilen hormonları etkisiz hale getirir. Monoterpen: Bu antioksidanlar kanserle savaşmaya yardımcı olur ve kolesterolü düşürür. Provitamin A( beta karoten): Görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı, kanı arttırarak, oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak, sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce barsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. 10 dal maydanoz, günlük beta-karoten ihtiyacının % 10 ' unu ve C vitamini ihtiyacının % 15 ' i- ni karşılar. Maydanoz, karaciğerde bulunan glutathione-S-transferaz

Çikolata sivilce yapar mı?

( GST) enziminin aktivitesini yükseltir. GST enzimi, gerek besinler yoluyla gerekse de solum yoluyla aldığımız zararlı kimyasal maddeleri zararsız hale dönüştürür. Maydanozun, gençleştirme, cilt tazeliğinin, güzelliğinin geri kazanılmasında ve korunmasında rolü büyüktür. Maydanoz bu gücünü, içerdiği etkin maddelerin özellikle karaciğer metabolizması üzerindeki olumlu etkisinden ve tüm vücuttan yabancı kimyasal maddeleri( xenobiotica) atabilme özelliğinden a- lır. Sağlıksız çalışan karaciğer metabolizması, cildin yavaş yavaş tazeliğini, güzelliğini ve canlılığını yitirmesine ve kişinin yorgun görünmesine, diğer organlarının olumsuz etkilenmesine neden olur. Maydanoz, vücudu yabancı kimyasallardan arındırır. Böylece karaciğerin sağlıklı çalışmasında etkin rol oynayarak kişinin daha genç, daha sağlıklı, dinç ve zinde olmasında etkili olur. Bedeni yorgunluk ve ruhi bunalımları giderir. Kanı durultur, tansiyonu düşürür, kalbin yorulmasını önler, kan yapımını artırarak kansızlığı giderir. Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını kolaylaştırır. Bol idrar söktürür. Vücutta birikmiş tuz ve üreyi dışarı atar, böylece romatizma, böbrek taşı ve vücutta su toplanmasına karşı çok faydalıdır. FAZLA MAYDANOZUN ZARAR- LARI! Saf apiol fazla dozda alınırsa mesane, barsak ve uterus da kasılmayı arttırır. Uzun süreli a- şırı dozlarda mide barsak kanalında kanamalar ve karaciğer harabiyeti meydana gelebilir. Ölçüyü kaçırmadan kullanılmalı. Her öğün azar azar yemeli, böbrek iltihabı olanlar maydanozu çok az ya da hiç kullanmamalıdır. Maydanoz suyu 60 gr ' dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla i- çilebilir. Bayatlamış, sararmış maydanozlar kullanılmamalıdır. Bir seferde çok fazla yeşil maydanoz yememelidir, dilde geçici tutukluk yapabilir. Hamileler, maydanoz çayını kesinlikle kullanmamalıdır. HORMUNLU İRİ YAPRAKLI MAYDANOZ ALMAYIN İri yapraklı maydanozlarda hormon var! Bunlara maydanozun şaşırtılmış türü de diyebiliriz. Bu tür maydanozların faydadan çok zararı oluyor. Küçük ve bol yapraklı, diri ve taze, mümkünse suya girmemiş, köklü satılan doğal maydanozlar tercih edilmeli.
Bir araştırma, fazla kiloları karın ve bel bölgesi civarında birikmiş olan‘ elma vücutlu’ insanların böbrek hastalıkları riskinin arttığını ortaya koydu. Daha önceki çalışmalarda da‘ elma vücutlu’ o- lanların‘ armut vücutlu’ olanlara kıyasla kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinin fazla olduğu vurgulanmıştı. Amerikan Society of Nephrology dergisinde yayımlanan araştırma, karın bölgesinde aşırı yağ birikmiş insanlarda başka hiçbir sağlık sorunu olmasa da böbrek sorunlarına rastlandığını ifade etti. Hollanda’ da bir tıp fakültesinde yapılan araştırmada normal ağırlıkta ya da fazla kilolu 300 kişi incelendiğinde,‘ elma vücutlu’ olanların böbrek fonksiyonlarında ve böbrek içi kan dolaşımında azalma ve böbrek tansiyonu gözlendi. Araştırmayı yürüten Arjan Kwakernaak“ sağlıklı ve normal tansiyonlu olan elma vücutlularda bile böbrek tansiyonunda artış tespit edildi. Bu kişilerin fazla kilolu ve obez olmaları ise durumu daha da ağırlaştırıyor” dedi. Bu kişilerin tuz tüketimini azaltma yoluyla böbrek tansiyonunu düşürebileceği belirtiliyor.
Çikolata kuşkusuz çocukların en sevdiği yiyeceklerden biri. Ancak fazla yemesin diye‘ sivilce yapar’ derseniz, orada bulunan bir yetişkinden‘ aslında yok öyle birşey’ yanıtını alabilirsiniz.
Acaba hakikaten böyle birşey yok mu? Buna bilimsel tartışma konusu demek daha doğru. Kızarıklık ve sivilce dökmeyle kendini gösteren akne adındaki cilt hastalığının oluşmasında birçok unsur etkili o- luyor. Yaş ve stres düzeyi de bunların arasında. 1960 ' lara kadar tıp camiasında çikolatanın sivilceleri ' azdırdığı ' görüşü hakimdi. 1940 ve 1950 ' lerde yazılan tıp kitaplarında akne tedavisinin bir parçası olarak çikolata da dahil olmak üzere şekerli sıvı ve yiyeceklerden uzak durmak salık veriliyordu. Ancak 1969 J. E Fulton başkanlığında yapılan bir araştırma akne ile çikolata arasında bağlantı olduğu tezini çürütmüş gibi göründü. Hafif ve orta düzeyde aknesi olan 65 kişi iki gruba ayrılarak bir ay boyunca her gün çikolata yemeleri istendi. Gruplara kakao oranı farklı çikolatalar verildi. Araştırmacılar sonuçta, çikolatanın o- lumsuz bir etkisi olmadığına karar verdi. Bu araştırma çok etkili oldu ve tıp dergilerinde defalarca alıntı yapıldı. Ancak son zamanlarda geçerliliği tartışma konusu oluyor. 2011 yılında bir dermatoloji yayınında Fulton ' ın araştırmasını eleştiren mektuba imzasını koyanlardan Hawaii Ü- niversitesi öğretim üyesi Amy Brown, " ben bu araştırmaya itibar etmiyorum " diyor, " herşeyden önce ardında Amerikan Çikolata Üreticileri Birliği ' nin desteği var, ilk sorun bu." Brown, araştırma yöntemlerinin de güvenli olmadığını söylüyor. " Amerikan Tıp Birliği ' nin dergisinde yayınlandı ve herkes buna inandı " diyor. 40 yıl içinde çikolata ile sivilce arasındaki ilişki hakkında sadece tek bir a- raştırma yapılmış, onda da diğer tatlı yiyecekler arasında değerlendirilmiş. 1971 ' de yapılan bu araştırma, sadece bir hafta süreyle 27 kişi üzerinde yapılmış. Bir haftanın sonunda çok miktarda çikolata, süt, gazlı içeçecek ve kavrulmuş yer fıstığı yiyenler arasında yeni sivilce döküntüleri görülmemiş. Ancak bu araştırmanın süresi kısa, çapı da kısıtlı olduğu için kesin sonuçlara varılamamış. Bunun üzerinde 2011 ' de bir tıp öğrencisi konuyu yeniden ele almanın zamanının geldiğini düşünmüş. Miami Miller Tıp Fakültesi ' nden Samantha Block, " bu konuda çok az literatür vardı " diyor. Amerikan Dermatoloji Dergisi ' nde yayınlanan ön araştırmada, Block ve meslektaşları 18-35 yaşları arasında 10 gönüllü erkek üzerinde durulmuş. Adet dönemindeki hormon değişiklikleri sonucu etkilemesin diye kadınlar dahil edilmemiş. Block ' un araştırmasının farkı, daha önceki araştırmaların aksine içinde şeker veya tatlandırıcı bulunan çikolataları değil, yüzde 100 kakao içeren saf çikolataları kullanması. Ayrıca insanların çikolataya ' saldırdığı ' dönemlerde sivilcelerin çıktığı görüşünü sınamak için, katılanlara fazla miktarda çikolata vermiş. Deneklerin sivilcelerinin yedikleri çikolata oranında arttığını görmüş. Daha sonra kakao kapsülleriyle tekrarladığı araştırmadan da benzeri bir sonuç almış. İleride, kadınları da katarak daha geniş çaplı araştırmalar yapmayı umuyor.
Saf çikolata değil de çarşıda satılan, sütlü, şekerli, fındık-üzüm içeren çikolatalara ne demeli o zaman? Beslenme ve Diyetetik Akademisi yayın organındaki bir makalede sivilce i- le beslenme arasındaki bağlantı inceleniyor. Makalenin yazarı Jennifer Burris, daha önce yapılan araştırmaların yanlış yorumlandığı görüşünde. Burris, eski araştırmalarda çikolata i- le akne bağlantısı incelenmesine rağmen genel beslenme şeklinin etkisi ü- zerinde durulmadığını söylüyor. Burris ' in diğer yiyecekleri de dikkate a- larak vardığı sonuç, beslenme ile akne arasında bir bağlantı olabileceği. Ancak bu bağlantının ne kadar güçlü olduğundan emin değiller. Ayrıca süt ürünlerinin ya da kan şekerini yükselten yiyeceklerin oynadığı rol de bilinmiyor. Bir başka deyişle bugüne kadar saf olsun olmasın, çikolata ile akne arasında kesin bir bağlantı kurulabilmiş değil. Tabii bu durum anne-babaların çocuklarını ' sivilce çıkar ' diye tehdit etmelerini önlemez. Ama dikkatli olmak lazım. Zamane çocuklarının ne cevap vereceği bilinmez. Çikolatanın sağlığa yararlı olduğunu, kalbe iyi geldiğini, hatta zayıflamaya bile yardımcı olduğunu söyleyebilirler.
MALZEMELER

Bezelyeli Yoğurt Soslu Patates Salatası

• 500 gr. Minik taze patates
• 2-3 adet taze soğan
• 1 su bardağı haşlanmış bezelye
• 7-8 dal dereotu
• 2-3 diş sarımsak
• 3 yemek kaşığı yoğurt
• Tuz, zeytinyağ
YAPILIŞI
Patatesleri bıçağın tersi ile kazıyıp haşlayın. Patatesleri yuvarlak dilimler halinde taze soğanları ve dereotlarını incecik doğrayın. Haşlanmış bezelyeleri de ekleyip derin bir kaba alın. Tuz ve zeytinyağ ilavesiyle iyice karıştırın. Bir kasede yoğurt, tuz ve dövülmüş sarımsağı karıştın patateslerin üstüne döküp hepsini harmanlayın. Salatayı servis tabağına alıp servis yapın.