Milliyet Australia Turkish Newspaper 14 May 2013 / 78 | Page 6

06

AİLE ve SAĞLIK

14 May 2013

Az uyku eğitimi olumsuz etkiliyor

Uluslararası alanda eğitim testleri uygulayan araştırmacılar, az uyumanın öğrencilerin başarısını olumsuz etkileyen gizli bir etken olduğunu ortaya koydu. Yetersiz uyku sorununun en yüksek oranda görüldüğü ülkeler arasında Avustralya ve Türkiye de var.
Uzmanlar, gelişmiş ülkelerde bu sorunun daha fazla yaşanmasını, yatak o- dalarında gece yarılarına kadar cep telefonu ve bilgisayar kullanımına bağlıyor. Araştırmada, az uyumanın sınıfta oldukça ciddi sorunlara neden olduğu ve uykusuz öğrencilerin anlaması için derslerin normalden daha yavaş ve daha az yoğun işlendiği vurgulandı. ABD‘ nin Boston Koleji tarafından yürü tülen uluslararası araştırmada, en yüksek yetersiz uyuma oranı 9-10 yaş grubu öğrencilerde % 73, 13-14 yaş grubu öğrencilerde ise % 80 ile ABD’ de görüldü. Yeterli uyku uyumayan öğrencilerin dünya ortalaması ise ilkokul öğrencilerinde % 47, ortaokul öğrencilerinde ise % 57 olarak tespit edildi. Yetersiz uyku sorununun en yüksek oranda görüldüğü diğer ülkeler ise Yeni Zelanda, Suudi Arabistan, Kuveyt, Avustralya, Türkiye, İngiltere, Şili, İrlanda ve Fransa oldu. Başarı oranı yüksek olan Finlandiya da yeterince uyumayan öğrenciler sıralamasında ilk 10’ da yer aldı.

Okul çocuklarının beslenmesi

Okul çağı büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, yaşam boyu sürebilecek beslenme alışkanlıklarının büyük ölçüde oluştuğu bir dönemdir. Okul çocuklarının yetersiz, dengesiz veya aşın beslenmesi sonucunda aşağıda belirtilen istenmeyen bazı sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır.
• Büyüme ve gelişmeleri geri kalır. Bu gerilik büyüme dönemi bitin-ceye kadar telafi edilmezse, erişkinliğe yansır ve bu çocuklar boyca kısa, zayıf ve güçsüz birer yetişkin o- lurlar.
• Enfeksiyon hastalıkları sık ve ağır seyreder.
• Özellikle kız çocuklarında menstrüasyonun da( adet görme) etkisiyle demir yetersizliği anemisine( kansızlık) sık rastlanır.
• Ergenlik döneminde, kemik yoğunluğu en üst düzeye erişmektedir. Bu dönemde kalsiyumun yetersiz tüketimi, ileri yaşlarda görülen osteoporoz için bir risk faktörü oluşturmaktadır.
• Dengesiz beslenme sonucu şişmanlık, önemli bir sorun olarak ortaya çıkar. Çocukluk dönemindeki şişmanlık ileri yaşlara yansıra ve yüksek tansiyon, kan yağlarında artış, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı gibi kronik hastalıklara zemin hazırlar. SABAH KAHVALTISI Bütün gece süren açlıktan sonra günün en önemli öğünü sabah kahvaltısıdır. Kahvaltı etmeyen çocuk u- zun süre aç kaldığı için kendini güçsüz hisseder, dikkat, çalışma ve öğrenme yeteneği azalır, okul başarısı düşer. Bu nedenle, her sabah mutlaka kahvaltıyapılmalıdır. Kahvaltı İçin Bazı Örnekler:
• Bir bardak süt, bir yumurta, beş adet zeytin, ekmek, meyve veya domates.
• Bir bardak meyve suyu, peynirli omlet, ekmek.
• Bir bardak süt, tahıl gevreği, meyve.
• Bir bardak süt, tahin pekmez veya tahin helva, ekmek, meyve.
• Bir bardak süt, ekmek, 3-4 ceviz i-
Uyku konusunda en iyi durumda olan ülkeler ise Azerbaycan, Kazakistan, Portekiz, Çek Cumhuriyeti, Japonya ve Malta oldu. Başarıda uykunun rolü Bu araştırma, dünya çapında eğitim kalitesini belirlemek için temel alınan genel bir çalışmanın parçası o- larak yürütüldü. 50’ den fazla ülkede 900 bin ilk ve ortaokul öğrencisi ile yapılan testler incelendi.
Matematik, fen bilgisi ve okuma dallarında yapılan test sonuçlarına göre başarı sıralamasında Asya’ daki e- ğitim sistemi ilk sırada yer alıyor. Boston Koleji, başarıda zenginlik ve yoksulluğun etkisi kadar uyku ve beslenme gibi faktörlerin de etkisini ölçmek istedi. Bu nedenle aileler, öğretmenler ve öğrenciler için düzenlenen özel anketlerle uyku düzeni tespit edilerek bu veriler öğrencilerin matematik, fen bilgisi ve okumayazma testlerinin sonuçları ile karşılaştırıldı.
Boston Koleji eğitim bölümünden Chad Minnich“ Uykunun etkisini hafife alıyoruz. Ama veriler daha fazla u- yuyan çocukların daha başarılı olduğunu gösteriyor.” dedi. Minnich, öğretmenlerin dersin içeriğini ve talimatları, az uyuyan öğrencilerin anlayacabileceği seviyeye çekmesini ise“ daha kötü bir durum” o- larak niteledi. Asya ülkelerinin matematik testlerinde başarı sıralamasında en başta yer alması ise, uzun okul saatlerine ve okul sonrası etüt çalışmalarına bağlanıyor. Uzmanlar yeterli uykunun başarı ile özdeş olmadığını, örneğin uyku sorunu olmayan Azerbaycan’ daki başarı oranının Finlandiya’ da yeterli uyku uyumayan öğrencilerin gerisinde olduğunu ifade ediyor. Ancak bu sorunun tek tek öğrencilerin yetenek sıralamasında alabilecekleri yeri etkilediği vurgulanıyor. Ekran ışığının etkisi Araştırma ayrıca uyku sorununun yaş grubuna göre de değiştiğini, örneğin Güney Kore’ de küçük çocukların uyku sorunu bulunmazken, ortaokul çocukları en kötü uyku sorunu çekenler arasında yer alıyor. Uzmanlar yetersiz uykuyu, çocukların yatak odasındaki cep telefonu, bilgisayar gibi teknolojik aygıtlara bağlıyor. Sorun çocukların ve gençlerin uykuda geçirecekleri zamanı arkadaşlarına mesaj göndererek ya da internette geçirmesi değil sadece. Ekrandan yüze yansıyan ışık, doğal yoldan uykuya dalmaya fiziksel engel teşkil ediyor. Illinois’ deki Northwestern Üniversitesi’ nde uyku uzmanı Karrie Fitzpatrick,“ Yüzünüzden 20 cm uzaktaki bir bilgisayar ekranı, sizi televizyondan daha fazla ışığa maruz bırakır ve beyninize uyanık kalmasını emreder. Vücut saatinizi etkileyerek henüz yatma zamanı olmadığına inandırır.” diyor. Uzmanlar uykusuzluğun öğrenmeye etkisinin büyük olduğunu, bu durumda beynin algılama ve bilgiyi muhafaza etme yeteneğinin sınırlandığını, ancak düzenli uykuya geçme halinde bu becerilerin yeniden kazanılabileceğini vurguluyor.( BBCTürkçe)

Pratik bilgiler

Katı yumurtayı parçalamadan kesmek için, kullanacağınız bıçağı, sıcak suyun içinde ıslattıktan sonra kesin. Yumurtanın dağılmadığını göreceksiniz. Yemeğin taşmaması için, tencerenin ağzına zeytinyağı sürün, bu şekilde yemeğinizin taşmasını önleyebilirsiniz.

Yakarak ve dondurarak kanser tedavisi

Kanser tedavisinin önemli ayaklarından biri de görüntü rehberliğinde yapılana tedavi. Ablasyon yöntemi kanserli hücreleri yok ederken hasta konforu açısından önemli avantajlar sağlıyor. Kansere tanısı alan hastaların pek çoğu kanser kadar ameliyat olmaktan de korkuyor. Bazı tümörlerin ablasyon yöntemi ile tedavi edildiğini belirten Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Adem Uçar yakarak, dondurarak ya da elektrik akımı ile yapılan tümör tedavileri hakkında bilgi verdi. En çok karaciğer tümörlerinde olmak üzere böbrek, akciğer, yumuşak doku ve bazı kemik tümörlerinde cerrahiye uygun olmayan hastalarda, tümör alanının ısıtılarak, dondurularak veya elektrik akımı verilerek cerrahi kesi olmadan tedavi e- dilebildiğini vurgulayan Uçar,“ Bu tedavi sonrası ertesi gün hastalar taburcu olabilir ve birkaç gün içerisinde günlük yaşantısına dönebiliyor” dedi. Tüm bu tedavilerde sadece girişimsel radyoloji uzmanı değil, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, genel cerrahi, nükleer tıp, üroloji, göğüs hastalıkları, gastroentroloji uzmanları gibi hastalığın tanısını koyan ve tedavisini düzenleyen hekim grubuyla multidisipliner yaklaşımla karar veriliyor. İşlemin ablasyon ve embolizasyon olarak iki ana gruba ayrıldığını belirten Doç. Uçar, yöntem hakkında şunları söyledi:“ Radyofrekans, kriyo, mikrodalga, elektroporasyon ablasyon yöntemleri a- rasında sayılabilir. Dijital görüntüleme rehberliğinde, tomografi veya ultrason kullanılarak tümör dokusu içerisine özel iğneler yerleştiriliyor. Radyofrekans, mikrodalga tekniklerinde ısıtılarak, kriyoablasyon tekniğinde dondurularak tümör dokusu tümüyle tahrip ediliyor. Son dönemde kullanıma giren elektroporasyon işleminde ise iğneler yardımıyla tümöre elektrik akımı uygulanıyor. Elektrik akımı hücre zarlarını parçalayarak tümör dokusu tahrip ediyor. Bu tedavi özellikle hayati dokulara komşu kanserlerde kullanılır. çi ya da fındık ezmesi, meyve.
• Mercimek veya tarhana çorba, ekmek, meyve ÖNERİLER 1. Her öğünde 4 temel besin grubunda yer alan yiyeceklerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. 2. Günde en az 2 su bardağı süt içme a- lışkanlığı edinilmelidir. 3. Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve tüketilmelidir. 4. Günde en az 8-10 bardak sıvı tüketilmelidir. 5. Yemekler yavaş ve iyi çiğneyerek yenilmelidir. 6. Gelişi güzel diyet yapılmamalıdır. 7. Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. 8. Düzenli ve yeterli uyunmalıdır. 9. Televizyon ve bilgisayar karşısında daha az vakit harcanmalıdır.
10. Temiz ve mikropsuz besinler tüketilmeli, çiğ sebze ve meyveler bol su ile yıkamadan yenilmemeli, açıkta satılan besinler tüketilmemelidir. 11. Gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve sulan, süt veya ayran tercih edilmelidir. 12. Öğün aralarında şekerli besinlerin tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Bu besinler yenildiği ve içildiği zaman dişler fırçalanmalı ya da ağız bol su ile çalkalanmalıdır. 13. Eller yemeklerden önce ve sonra mutlaka yıkanmalıdır. 14. Yemek yerken ayrı çatal, kaşık, bıçak, tabak ve bardak kullanılmalıdır. 15. Çocukların boy uzunlukları ile ağırlıklarına dikkat edilmeli ve izlenmelidir. 16. Düzenli güneşlenerek yeterli D vitamini almalarına özen gösterilmelidir

Rujda kanser tehlikesi

Kadınların vazgeçilmezi kozmetik ürünlerin içerisinde bulunan yüksek dozda zehirli madde, akciğer ve mide kanserine neden olabiliyor.
Yeni bir araştırma, günlük hayatta kullanılan ruj ve dudak parlatıcılarının i- çinde birçok zehirli kimyasal maddeye rastlandığını ortaya koydu. Kozmetik ürünleri sıkça kullanan kadınlar, içeriğindeki yüksek dozdaki kroma maruz kalarak akciğer ve mide kanserine davetiye çıkarıyor. Araştırmacılar, bazı renkli ruj ve dudak parlatıcılarında alüminyum ve manganez bulunduğunu belirtti. Araştırmalar, alüminyumun Alzheimer’ a neden olduğunu, manganezin i- se ruh halindeki ani değişikliklere ve hafızayı etkilediği ileri sürüyor.
Araştırmada, California Üniversitesi’ nde okuyan bir grup kız öğrenciden çantalarında ve evde kullandıkları rujların markalarını istedi. Daha sonra bu markaların içerikleri inceleme altına alındı. Seçilen 32 ruj ve parlatıcı markasından 10’ unda yüksek miktarda krom bulundu. Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan araştırma, günde ortalama 8 kere bu ürünlerin uygulanmasıyla, kadınların yüksek miktarda alüminyum ve manganezin maddelerine maruz kaldığını belirtiyor. Araştırmayı yürüten Katharine Hammond, bu maddelerin ürünlerde çıkmasının sorun olmadığını ancak yüksek miktarda olduğu takdirde tehlike yarattığını açıkladı. Hammond,“ Zehirli metaller bazı ürünlerde çok fazla çıkıyor. Bu da kadın sağlığını uzun vadede etkileyebilir” dedi. Araştırmacılar, kadınları paniğe sokmayı değil sadece kullandıkları ürünleri hakkında bilinçlenmelerini istediklerini belirtti.

Kabak graten

MALZEMELER
• 5 adet kabak
• 3 yemek kaşığı tereyağ
• 2 yemek kaşığı un
• 2 su bardağı süt
• 1 su bardağı kaşar rendesi
• Tuz ve karabiber
YAPILIŞI
Kabakların kabuklarını soyun ve iri iri doğrayın. Diri kalacak şekilde az tuzlu suda haşlayıp; süzgece alın ve sularının süzülmesini sağlayın. Çatal yardımıyla ezin ve fazla sularını avucunuzda sıkın. Ezdiğiniz kabaklara az tuz ekleyip, ufak bir tepsiye döşeyin. Tencereye yağı alın ve eritip, unu ekleyin. Sürekli karıştırarak un pembeleşene kadar kavurun. Çırpma teliyle bir yandan karıştırıp, bir yandanda sütü yavaş yavaş ilave edin. Tuz ve karabiber ekleyin. Kısık ateşte sürekli karıştırarak 6- 8 dakika pişirin. Bu sosu kabakların her yerine gelecek şekilde dökün. Son olarak kaşar rendesini üzerine serpiştirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kaşarlar kızarana kadar pişirin. Sıcak sıcak dilimleyip, servis edin.