Hasan Dede , sizinle burada yaptığımız sohbetlerde aşktan bahsettiğimiz zaman , sizin derinliklerinizdeki zevkler ortaya çıkıyor ve geçmiş ile gelecek bir oluyor . Var olan tek zaman şimdiki zaman oluyor . Aşkın derinliklerinden söz ediyorsunuz . Peki o halde ; bu kainatın sırları iki kişinin soru cevap şeklindeki bir aşk diyaloguyla ortaya çıkar ; yani bir mürid mürşidiyle böyle bir sohbete girerse perdesi kalkar . Aksi takdirde perdeler kalkmaz , diyebilir miyiz ?
Evet , aynen öyledir . Bakın Şems-i Tebrizi şöyle der : “ Hazreti Mevlana ’ nın konuştuğu sohbetlere kanmayın . Ona daha derinden kazmayı vurun . Onda öyle akılların almayacağı güzellikler vardır ki , onları duysanız hem siz kendinizden geçersiniz , hem de çevrenize ışık doğar .” Bizlerin de burada yaptığımız sohbetlerde , hem sizler güzellikler elde ediyorsunuz , hem de aynı zamanda bizler bu güzelliklerden faydalanıyoruz . Çünkü bizler buraya hazırlıklı gelmiyoruz , gönlümüze ne doğarsa ona göre konuşuyoruz .
“ Ey oğul ! O Allah eri , kendinden ayrılmış Hakk ’ a ulaşmıştır . Ondan , dinin tatlı suyu kaynayıp durmaktadır . İstekliler o sudan hayat bulurlar , gelişirler , yetişirler . Allah erinden başkasını kuru kumsal bil ki o
202