Martı Eylül 2014
Tanrının bize armağan etmiş olduğu gücümüze sahip çıkarak,seçim hakkımızın farkında
olarak, mükemmel ve tam olduğumuzu bilerek mükemmelliği dışarıda değil içimizde
aramalıyız. Farkında olursak korkularımızdan kendi engellerimizden kurtulur, sınırlarımızı
kaldırırsak her yaşadığımız olayda sevgiyi görmeyi başarırsak nasıl ilerlediğimize
inanamayacaksınız.
Geçmiş yaşandı ve bitti. Şimdi yeniye geçme zamanı ve bu oyunu istediğiniz
yaşam oyunu kurallarını siz koyacaksınız. Şimdi bu andasın ve yaşam seni bekliyor
nasıl oynamak istiyorsan rolünü oyna o sana, istediğini vermeye hazır.O halde
önce fizyolojimizi değiştirmeli ve zihnimizi o istemediğimiz anılarla değil görmek
istediğimiz resimlerle beslemeli ve daima güzel sesler, cümleler ile beslemeliyiz. Ünlü
İngiliz şifacı Edgar Cayce’nin 1930 yılında sesin geleceğin ilacı olacağı konusundaki
öngörüsü günümüzde gerçek olmaya başladı. Ses titreşimleri, doğru niyet ile birlikte
kullanıldığında, hücresel veya moleküler seviyede daha hızlı titreşmeye başlarız.
‘Titreşimini yükselt’ ile kast edilen budur. Yüksek titreşim oranı, hücreler arasındaki
alanın genişlemesine neden olarak bizi daha ‘kaba’ hale getirerek, bize kolaylıkla
yapışabilen negatif ve saldırgan enerjilere karşı korur öngörüsü günümüzde gerçek
olmaya başladı. Gelecek şimdi de gerçekleşmekte.
O halde Sevgi en büyük silahımız kalpleriniz sımsıcak sevgi ile dolsun. Önce kendi iç
sesimizi sevgi ile donatalım.
91