Martı Eylül 2014 Sayı 44 | Page 91

Martı Eylül 2014 Tanrının bize armağan etmiş olduğu gücümüze sahip çıkarak,seçim hakkımızın farkında olarak, mükemmel ve tam olduğumuzu bilerek mükemmelliği dışarıda değil içimizde aramalıyız. Farkında olursak korkularımızdan kendi engellerimizden kurtulur, sınırlarımızı kaldırırsak her yaşadığımız olayda sevgiyi görmeyi başarırsak nasıl ilerlediğimize inanamayacaksınız. Geçmiş yaşandı ve bitti. Şimdi yeniye geçme zamanı ve bu oyunu istediğiniz yaşam oyunu kurallarını siz koyacaksınız. Şimdi bu andasın ve yaşam seni bekliyor nasıl oynamak istiyorsan rolünü oyna o sana, istediğini vermeye hazır.O halde önce fizyolojimizi değiştirmeli ve zihnimizi o istemediğimiz anılarla değil görmek istediğimiz resimlerle beslemeli ve daima güzel sesler, cümleler ile beslemeliyiz. Ünlü İngiliz şifacı Edgar Cayce’nin 1930 yılında sesin geleceğin ilacı olacağı konusundaki öngörüsü günümüzde gerçek olmaya başladı. Ses titreşimleri, doğru niyet ile birlikte kullanıldığında, hücresel veya moleküler seviyede daha hızlı titreşmeye başlarız. ‘Titreşimini yükselt’ ile kast edilen budur. Yüksek titreşim oranı, hücreler arasındaki alanın genişlemesine neden olarak bizi daha ‘kaba’ hale getirerek, bize kolaylıkla yapışabilen negatif ve saldırgan enerjilere karşı korur öngörüsü günümüzde gerçek olmaya başladı. Gelecek şimdi de gerçekleşmekte. O halde Sevgi en büyük silahımız kalpleriniz sımsıcak sevgi ile dolsun. Önce kendi iç sesimizi sevgi ile donatalım. 91