KYM Haber 34.Sayı Mayıs-Haziran-Temmuz 2014 | Seite 61

SOSYAL YARDIMLAR Yaşanan üzücü hadiseden etkilen tüm işçi ailelerinin; • Gıda ihtiyaçlarının karşılanması, • Giyim ihtiyaçlarının karşılanması, • Borçlarının ödenmesi ve yarım kalan diğer işlerinin yerine getirilmesi, • Gönüllülerimiz tarafından bölgedeki ailelere yönelik manevi destek ve taziye ziyaretlerinde bulunulması gibi husularda elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Kardeş Aile Derneğimizin uzun bir zamandır devam ettirdiği “Kardeş Aile” projesi kapsamında ihtiyaç sahibi aileler ile hayırsever aileler kardeş ilan edilerek birbirlerinin yaralarına merhem olmaları sağlanmaktadır. Kardeş ailesinin her türlü ihtiyacının giderilmesi hususunda koşturan, manevi olarak da onlara her daim destek olan hayırsever ailelerimiz, içinde bulunduğumuz yüzyılda bir kardeşlik öyküsünün kahramanı olmaktadırlar. Derneğimizin, toplumda yardımlaşma bilinci oluşturmak ve ihtiyaç sahibi ailelerin ihtiyaçlarını zamanında karşılamak adına yürüttüğü “Kardeş Aile” projesi sayesinde aramızdan ayrılan maden işçisi kardeşlerimizin geride bıraktıkları emanetlerine her ihtiyaç duydukları anda ellerinden tutabilecek bir kardeş aile tayin ederek, onları hiçbir zaman yalnız bırakmamayı gönülden arzulamaktayız. Bu doğrultuda; • Tüm işçilerimizin ailelerine Derneğimiz gönüllülerinden, kendileriyle her daim maddi manevi ilgilenebilecek, kardeş aileler tayin etmeyi hedeflemekteyiz. • Ailesine helal rızık kazanma yolunda şehitlik mertebesine erişen işçilerimizin annelerini annemiz, çocuklarını çocuklarımız, ailelerini ailemiz bilerek onların huzuru ve mutluluğu için • çalışmalarımıza ara vermeden devam edecek, milletin emanetlerine elimizden geldiğince sahip çıkmaya gayret göstereceğiz. Bu yolda bize refik olmak isteyen tüm hayırsever milletimizi, maden şehitlerimizin emanetlerine hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyoruz. Şimdi yaralara merhem olma zamanı! Şehitlerimizden Geriye Kalanlar Maden kazasında hayatını kaybeden işçilerimizin ailelerine taziye, kazadan yaralı kurtulan işçilerimizin de evlerine geçmiş olsun ziyaretlerinde bulunmak, acılarını bir nebze olsun paylaşarak azaltmak niyetiyle Soma’ya ulaşan yetkililerimiz beraberindeki kadın gönüllülerle birlikte Somalı ailelerin evlerine ziyaretlerde bulundular. Ziyaretler esnasında oldukça duygulu anlar yaşayan yetkililerimizden birkaç satırı sizlerle paylaşmak istedik: “Soma’dayız. Taziye ziyaretine gittiğimiz ailelerle konuştuklarımız yüreğimi dağlıyor. Ne söyleyeceğimi bilemiyorum, boğazım düğümleniyor. En çok da sekiz saat madende yaşam mücadelesi verdikten sonra arkadaşlarının gözünün önünde bir bir öldüğüne şahitlik eden ve kendisi ancak son anda kurtarılabilen madenci Ahmet’in çaresizliği, yaşadıklarını anlatırken hala o anları birebir yaşayışı, gözlerindeki tarifsiz kederi içimi yaralıyor sanki... “Dört yaşındaki kızım; ‘uyuma baba’ dedi, uyumadım” diyor... “Bana maske takan emniyetçi arkadaşımı geride ölü bırakarak çıktım” diyor... Geleceğini göremiyor... Tarlada günübirlik çalışan eşi bakacak şimdi O’na ve iki çocuğuna. Yine de şükrediyor... Yürek dayanmıyor...” “Elmadere Köyü Soma’da yeşillikler içinde, küçük beyaz boyalı evlerinin dağlara baktığı, insanları sıcak, çocukları neşeli bir köy. Köyün yaşı büyük amcalarının dediğine göre; uzun zamandır uğraya- nı, ilgileneni olmamış köyün... İlk durağımız 3, 7, 9 ve 12 yaşlarında dört dünya tatlısı çocuğa sahip 30 yaşında bir genç kadının evi oluyor. Eşi 35 yaşındaymış, o akşam O da diğerleri gibi madene gitmiş ama bir daha geri dönememiş...”Neye ihtiyacın var?” diyoruz. “Bize bir somun ekmek yeter. Ben dilenci gibi hissediyorum, kimseden birşey istemedim ki şimdiye dek...” diyor genç kadın. Babalarının ay başında almaya söz verdiği bisikletlerini alarak, belki biraz olsun çocuklarını sevindirebiliriz diye onlara istedikleri bisikletleri almaya söz veriyoruz. Üç yaşındaki Rüzgar’la göz temasımız giderayak oyuna dönüşüyor. Kalkıyoruz.” “Duraklarımızdan bir diğerinde yüzü derin çizgilerle anneannemin gençlik hallerini anımsatan yaşlı bir kadın karşılıyor bizi. Gözünü ufka dikmiş, öylece bir kuru kütük parçasının üstünde oturuyor... Elimi tutuyor ve başlıyor ağlamaya Neslihan teyze. ‘Bizi unuttular, bak siz nerelerden gelmişsiniz’ diyor. Ağlıyor, ağlıyor, ağlıyor... Oğlunu ve iki yeğenini kaybetmiş o kara madende. Oğlundan yadigar kalan iki torunun annesi olan gelini Selma’nın tek gözü görmüyor. Hem eşini, hem erkek kardeşini, hem de kız kardeşinin eşini kaybetmiş Selma... Dile kolay toplamda beş can yitirmişler bu elim kazada. Evde çalışabilecek tek bir genç var, O da hasta... Gönüllülerimizin bir parça destek olabilmek için eline verdiği parayı almıyor Neslihan Teyze, hınçla kalkıyor ayağa. ‘Bu parayı ben almam, yavrumu yitirdim ben! Parayı gelinime verin, torunlarım için harcasın.’ diyor... Ve daha nice acı kırıntıları işte böylece serpiliyor yüreğimizin d