KYM Haber 34.Sayı Mayıs-Haziran-Temmuz 2014 | Page 49
meden bir yıl önce Kimse Yok Mu
ve Samanyolu Televizyonu’nun
birlikte yapmış oldukları Somali’ye yardım kampanyasına katılmış, elimden geldiğince yoksul ve
mazlum Somali halkına yardım
etmeye gayret etmiştim. Ancak
Somali’ye gelip, Seyitka Kampı’ndaki çadırlarda yaşayan binlerce
insanı görünce fakirlik ve yoksulluğun ne demek olduğunu
ve yapılan yardımların ifade
ettiği değeri, işte o zaman anladım. İnsanların evim dedikleri yerlerde yalnızca çadırlar
vardı. Bu çadırlar 5-6 çalının
birleşmesiyle oluşturuluyordu.
Kumun üzerine iliştirilen 5-6
çalı parçası, üzeri bir naylon
veya bez parçası ile kaplandığında onların evi oluyordu. İçi
boş, bomboş evler... İçeride sadece bitmek bilmeyen bir ümitle ışıldayan gözler ve içinize işleyen bakışlarıyla sizden medet
uman insanların bulunduğu
evler...
Somali’ye geldiğimde hayırsever Türk halkının yardımlarıyla
Kimse Yok Mu’nun her gün Somali halkına iftar yemeği dağıttığını öğrendim. Ben de gönüllü
olarak kolları sıvadım ve hemen işe
koyuldum. Her gün hiç bıkmadan
kazanlarda etli pilav pişiriyor,
bir taraftan da yaşanan bu dram
karşısında gözyaşlarımızı tutamıyorduk. Yoksul halk ellerine
ne geçiyorsa alıp, yemek almak
için meydanda uzun kuyruklar
oluşturuyorlardı...
Yine böyle bir gün yaşlı bir
teyze yemek almak için yaklaştı. Elinde yerden bulduğu
belli olan yırtılmış eski, kirli
bir poşet vardı. Sıcak pilavı poşetin içine koydurunca, zaten
yırtık olan poşet pilavın sıcaklığından erimiş ve yemek yere
dökülüvermişti. Yaşlı teyze
hemen giydiği elbisesinin kenarını katlayarak yere saçılan
pilavı avuç avuç elbisesinin
içerisine toplamaya başladı.
Kim bilir bu yemek belki de
teyzenin hem iftar hem de
sahur yemeğiydi...Biz gözyaşları
içerisinde iftar yemeği dağıtımına
devam ediyor ve bir taraftanda bu
hazin olayı izliyorduk. Teyze bir
süre sonra yerdeki tüm pirinç tanelerini toplamış bir halde dikkatlice
aramızdan uzaklaştı...Yaşlı kadının
peşinden bir süre daha ibretle baktıktan sonra önümde uzayıp giden
kuyruğa takıldı gözüm… Çaresiz
boğazıma oturan acıyla işime devam ettim… Gözümün önünde
giderek çoğalan başka başka ihtiyaç sahipleri için...”
Ramazan Özel | Sayı 34 | Mayıs-Haziran-Temmuz 2014
49