KYM Haber 34.Sayı Mayıs-Haziran-Temmuz 2014 | Page 22
RAMAZAN
REHBERİ
Ramazan, iyilik yapmak için en güzel
zaman! Hem kendinize hem de çevrenizdekilere iyilik yaparak Ramazan’ınızı güzelleştirebilirsiniz. Nasıl mı? Sizler
için hazırladığımız bu rehberle işe başlayabilirsiniz!
O
rucu bozan şeyler nelerdir?
Orucun temel unsuru ve
anlamı, yeme, içme ve cinsel
ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmak olduğu için, oruçlu iken bunlar ve bu
anlama gelecek davranışlar orucu
bozar. Yemek ve içmek, yenilip
içilmesi mûtat olan her şeyi kapsamı içine alır. Sigara, nargile gibi
keyif veren tütün kökenli dumanlı
maddeler ile uyuşturucular ve tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girer.
Her ne sebeple olursa olsun, ağızdan alınan ilâçlar da aynı hükme
tabidir.
Oruç fidyesi ne demektir?
Fidye, bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya da edası sırasında birtakım kusurların işlenmesi hâlinde
ödenen dinî-malî yükümlülüktür.
İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve
hacda söz konusudur. İhtiyarlık
ve şifa ümidi olmayan bir hastalık
sebebiyle oruç tutamayan ve daha
sonra da kaza etmesi mümkün
olmayan kimse, oruç tutamadığı
22
her güne karşılık bir fidye öder.
Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya
güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” (Bakara,
2/184) buyurulmaktadır.
Bir fidye miktarı, bir sadaka-i fıtır miktarıdır. Sadaka-i fıtır ise bir
kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığıdır. Fidye vermek durumunda
olan fakat buna maddi imkânı el
vermeyen kimse Allah’tan af diler.
Günler uzun olduğu için oruç tutamayan hasta ya da yaşlılar, kısa
günlerde oruç tutabilirlerse tutamadıkları orucu kısa günlerde kaza
etmeleri gerekir. Bu durumda olan
kimselerin vermiş oldukları fidyeler sadaka sayılır. Oruç fidyeleri,
Ramazan ayının sonunda toptan
verilebileceği gibi, Ramazan ayı
içinde günlük olarak veya Ramazan ayı başında da verilebilir.
Zekat kimlere farzdır?
Bir kimsenin zekât vermekle
mükellef olması için Müslüman,
hür, akıllı, buluğ çağına erişmiş olması; borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da hük-
men artıcı, yani kazanç sağlayıcı
nitelikte nisap miktarı mala sahip
olması gerekir.
Nisap ne demektir? Miktarı ne
kadardır?
Nisap, zekât, sadaka-i fıtır ve
kurban gibi ibadetler için konulan bir zenginlik ölçüsüdür. Nisap,
asgarî zenginlik ölçüsü şeklinde
de tanımlanabilir. Borcundan ve
aslî ihtiyaçlarından fazla olarak bu
kadar mala sahip olan kişi dinen
zengin sayılır. Böyle bir kişi, zekat
veya sadaka alamayacağı gibi; sadaka-i fıtır vermek ve kurban kesmekle de yükümlü olur. Fazla olan
bu malın nâmi olması ve üstünden
bir yıl geçmesi halinde zekatının
verilmesi gerekir.
Zenginliğin asgarî sınırı olan
“nisap” Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından belirlenmiştir. Bu asgarî
sınırlar, o dönem İslâm toplumunun ortalama hayat standardını
ve zenginlik ölçüsünü göstermektedir. Hadislerde belirlenen nisap miktarları şöyle sıralanabilir;
80,18 gram altın veya bunun tutarında para veya ticaret malı; 40