—
GÖRSEL: PIXABAY
SİYAH MİSALİ
—
AYNUR KIZ
Adeta ruhlarına birer mıknatıs olmuşum, zira aklımdan geçirdiğim kim varsa beni aramıştı. Kıymet bildiğim, fakat hiçbirine değer biçemediğim sonsuzlukta sevmiştim. Sevgi önemliydi. Işığın kör edici parlaklığını göz ardı edip, bütün renkleri hafızamla emmiş olacağım ki, elimde bir tek siyahın matemi kalmıştı.
Sanki içimde seni bekleyen başka bir insan daha vardı tanımadığım. Aynaya baktığımda, ara sıra görünen bu yabancıya alışamamıştım evet. Ama sırf seni bulurum umuduyla katlanmıştım tüm yorgunluklara.
Çok fazla bunaldığım zamanlarda, kendi kapımı yüzüme çarpmışlığım epeyce olmuştu. Kendimi geceyle ödüllendirişim, kara kalem büyüsündendi. Böyle zamanlarda, hikayelere sözlükler yazmıştım, kelimeleri ayraç yapıp. Kaderin oyuncak olduğu bir bilmecede, tek cevap anahtarım siyahtı şüphesiz.
Görebildiğim en net, en sonsuz ve en değişmeyen şeydi.‘ Şey’ di diyorum; cinsiyetsiz, kimliksiz, kinsiz, hatta dinsiz olduğu için.
Evrenin işleyen kusursuz çarkına kafa tutan da, sadece siyahtı. Naiflikten nasibini almış, egosuz yücelikte, üstelik tolere edebilen asillikteydi.
Ben tüm bunlara şahitlik etmişken, artık seni beklemeye mecalim kalmamıştı.
Bir dolunay vakti, aklımdaki mıknatısı söküp atmış, içimdeki yabancıyada veda etmiştim. Derken peşim sıra gelen, siyah bir şey görmüştüm.
” Benim” demişti.
” Bu siyah sen … Seni hiç yalnız bırakmayacak ve sana başkasını aratmayacak gölgen …”
19