Kalabalık Dergi Kalabalık Dergi 5. Sayı | Page 33

Film Tanıtımı [email protected] “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler başaracağı umulur ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi, yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.” Aylak Adam – Yusuf Atılgan Üç Yol - Crossroads Vizyon Tarihi : 25 Ekim 2013 Tür: Dram Ekim vizyonuyla seyircisiyle buluşan Üç Yol, Bosna katliamını anlatan ve ayrıca “kayıpları ve toplu mezarları” konu edinen ilk Türk filmi özelliğini taşıyor . Dört farklı ülkeden oyuncular yer alıyor ve filmde dublajsız dört farklı dil konuşuluyor. Filmin çekim mekanları arasında Mostar, Batman, Saraybosna, İstanbul, Poçitel ve Hasankeyf de bulunuyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ndeki kardeş köprüler Mostar ve Malabadi de bir arada. Bizlerin Faysal Soysal’ın şairane olarak bildiğimiz karakterinin filmde etkisi çok büyüktür elbet. İlk uzun metrajıı olan bu film, Şair Bünyamin ile bütünleşmiş ve rüyalarında kuyusunu arayan yusuf un ayetine de değinilmiştir. Evgeny Grinko ‘nun “Serenade’’ parçasının fragmanda kullanılması birçok gönülü baştan fethetmiştir bile. Psikolojinin de filmin içine girdiğini trajik, yıkıcı olayların, savaşların etkisinin sürekliliğiyle fark edeceğizdir. Ekim ayına yakışır, şiirin harmanlandığı bir film. İzlemek değil sindirmek önemli. Benim Dünyam Vizyon Tarihi : 25 Ekim 2013 Tür : Dram 2005 Hindistan yapımı Black filminin uyarlaması olan filmin başında Uğur Yücel bulunuyor. Yönetmiş ve oynamış olduğu filmde, engelli ablasını yitirişinin etkisiyle, vefakar Mahir Hoca rolünde. Beren Saat ise 4.sinema filmi deneyimini görme ve işitme engelli fakat üniversiteye bile gidebilecek cesarette olan Ela karakterini canlandırıyor. Geçen sene uyarlama olarak karşımıza çıkan Evim Sensin filminden sonra Uğur Yücel’den çok büyük beklentileri olacak bir sinema izleyicisi oluşacaktır. Uyarlamalar Türkiye’nin hüsranı olmaktan çıkmalıdır. Kelimesi kelimesine senaryoların yazılması bunca emeğin de kaybı demektir, sinemamızdan beklentimizinse dönüt veremiyor olması hakaret olmaktan öteye geçemiyor.