Kalabalık Temmuz 2013
Çin İşkenceleri
Çin işkenceleri, Çinlilerin genel olarak vücudun hassas noktalarını hedef alıp, 1920’li yılların başlarına kadar en büyük
suçlarda uyguladıkları akıl almaz işkence yöntemleridir. Bu işkenceleri sistemli hale getiren Çin tarihinin tek kadın
hükümdarı imparatoriçe Wu Hou’dur.
Bu işkencelerden en çok bilineni şüphesiz ki kafası kazınan suçlunun başına durmaksızın belli aralıklarla soğuk su
damlatılmasıdır. Sürekli olarak damlayan su belli bir süre sonra suçluda balyoz etkisi yarattığından, suçlunun delirmemesi içten bile değildir.
Bu tarz yazılardan çok fazla rahatsızlık duyanların devam etmemesini öneririm. Diğer işkence yöntemleri:
-
Suçlunun derisi yüzülür. Elleri ve ayakları bağlanarak denize atılır. Böylece suçlumum hem acı çekerek hem de
acılar içerisinde ölmesi amaçlanır.
-
Suçlu Güneş’in altında elleri bağlı bir şekilde yatırılır.Daha sonra suçlunun saçları kazınıp kafasına deve derisi
geçirilir. Deve derisi Güneş’te eriyerek suçlunun kafa derisine yapışır ve yapışan derinin etkisiyle saçlar içe doğru
çıkmaya başlar. Saçların beyne ulaşmasıyla suçlu ölür.
-
Suçlunun göz kapaklarına iğne batırılır. Bir süre sonra dayanamayıp gözlerini kapatan suçlu kör ölur.
-
Vücudun farklı yerlerinden küçük küçük parçalar kesilir. Kesilen parça sayısı suçlunun suçunun büyüklüğüne
göre 1000’e kadar ulaşabilir.
-
Bir çukur kazılır. Suçlu bu çukurun içine konur ve çukurun üzeri kayayla kapatılır. Suçlu dışkısını oraya yampmak
mecburiyetinde kalır. Zaman geçtikçe dışkıyla dolan çukurda suçlu boğularak ya da çürüyerek ölür.
-
Suçlu ortası delik bir sandalyeye çıplak bir şekilde oturtulur. Bu deliğin olduğu yere içinde fare olan bir kase
yerleştirilir. Kase yavaş yavaş alttan ısıtılmaya başlanır. Sıcağa dayanamayan fare çıkacak yer bulamayınca, suçluyu
makattan kemirmeye başlayıp en son ağzından çıkar.
Daha bunlar gibi okuyanda bile psikolojik olarak büyük bir etki bırakan bir çok Çin işkencesi yöntemi bulunmakta. Ben
Şems bunlardan en çok hayrete düşürenleri sizlerle paylaşmak istedim.
Görüldüğü gibi Çin işkenceleri insanda söyleyecek söz bırakmıyor. İnsan haklarına olan aykırılığı da apaçık ortada…
Bütün bunları okuduktan sonra bu zalimce işkencelerin ancak şöyle bir amacının olduğunu söyleyebiliriz:
Kaba ve ani acılardan uzak, insanın ruhunu can evinden yakalamak...
Kalabalıkla kalın, iyi okumalar…
Şems
41