Kalabalık Dergi Kalabalık Dergi 3. Sayı | Page 26

Kalabalık Temmuz 2013 Çin Seddi Bir şaheser düşünülsün ki; yapılışı savunma amaçlı olup da son dönemlerde mimarlık adına önemli olarak Dünyanın Yeni Yedi Harikasından biri haline gelsin. Çin Seddi’nin bu yedi harika arasındaki “Çin’in sembolü” olarak yerini alması 7 Temmuz 2007 tarihinde gerçekleşmiş, yapımının başlaması ise M.Ö. 221 yılına dayanmaktadır. Bu yönden bakıldığında Çin Seddi geniş yelpazeli bir öyküye sahiptir. Kendi halkını korumayı amaçlayarak Çin’in ilk imparatoru olan Qin Shi Huang, sınırları boydan boya belirli aşılmaz bir kuzey hattı oluşturmaya karar verdi. Bir çok Türk boyunun akınından bu sayede kurtulmayı planlayan imparatorluğun eseri, 2000 yıl süren yapım aşamasından sonra bugün yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte toplam 120 kilometrelik bir uzunluğa ulaşır. Asıl olarak Huang; Chu, Qi, Yan, Wei, Han, Zhao, Qin Krallıklarının ilk olarak birbirlerinden korunmak için Savaşan Devlerler dönemlerinde inşa ettikleri sınırlarını birleştirerek dış saldırıları durdurmayı planladı. Her gelen yeni hanedanlık bu hattı onardı ve son olarak Ming Hanedanı (1368-1644) tarafından kullanıldı. Bugün gördüğümüz Çin settinin son hali oluşmuş oldu. Çin’in batısındaki Gansu eyaletindeki Jiayu Geçidi’nden, kuzeydoğusundaki Liaoning eyaletindeki Yalu Nehri’nin kıyısına kadar uzanarak günümüze ulaşmış olan bu seddin uzunluğu 7300 kilometreden fazladır. Bulundukları bölgelere göre yapılışlarında farklılıklar gösteren duvarlara sahip ve özellikle dağ sırtları boyunca inşa edilen Çin Seddi’nin aşılması o dönemlerde imkansız gibiydi. Bir tarafının yamaç olması, kuş bakışı bakıldığında kıvrımlı bir ejdehayı andırması bakımından geçilmezliğin ve gücün de bir göstergesi olmaktadır. Üzerinde binlerce yıl ince ayrıntıları hesaplanarak oluşturulan Çin Seddi’nin duvarlarının yapımında; büyük tuğlalar, toprak ve küçük çakıllarla dolu çuvallar kullanılmıştır. Duvar yüksekliği 4-10 metre, genişliği 4-5 metre ( neredeyse dört atın yanyana yürüyebileceği kadar) aransında değişmektedir. Yapımında köylü, asker ve tutukluların oluşturduğu 1 milyon kişilik bir kalabalık çalıştırıldı. Bu kalabalığın binlercesi yapım aşamasında hayatlarını kaybetti. Çoğunluğun tutuklulardan oluşmasının bir nedeni cezalandırma olarak kullanılmasındandır. Esir düşen hanedanlara bu yöntemle ağır bir sürgün hayatı yaşatılmaktaydı. Gelgelelim çokta nitelikli olmayan çalışanlara rağmen oldukça sağlam bir yapı ortaya çıkmıştır. Yer yer duvarın zayıfladığı bilinse de bu kötü bir şey değil, aksine kaçan düşmanı yavaşlatmak için iyi bir yöntemdi. Çin Seddi’nin büyük bir kısmını tek sıralı sağlam setler oluşturur. Bazı bölgelerde kademeli savunmaya izin verecek şekilde birkaç sıra halinde de görülebilir. Zaman ve doğa olayları sonucu duvarlarında çökmelerin meydana gelmiş olup, Çin Seddi boyunca belli aralıklarla bulunan kuleler ise hâlâ dimdik ayaktadırlar. Bu kulelerde askerler dinlenir, erzaklarını buralarda depolarlardı. Kulede yakılan ateşin dumanı bir savaş habercisiydi. O zamnalar düşünülerek yapılan duvarlar boyunca siperlik ve okçu delikleri bulunmaktadır. Ayrıca kuleler kadar olmasa da yer yer saray ve tanıpaklar rastlamak bile mümkündür. 26