Journal Docendo Discimus | Page 14

Docendo Discimus FACEBOOK DOSYASI: CAMBRIDGE ANALYTICA Emel SERENGİL Olayı bilmeyenler için kısa bir özet geçmek gerekirse, Cambridge Analytica şirketi, Amerika’daki seçimlerde seçmenleri kişiselleştirilmiş seçim propagandaları ile manipüle ederek verecekleri oyu değiştirme ya da hedeflenen yönde oy tercihinde bulunmayacak seçmenin oy kullanmasının önüne geçme üzerine kurulu bir strateji izlemekteydi. Cambridge Analytica'nın Amerikan seçimlerinde kullandığı bu yöntem, daha önceleri Kenya seçimleri ve Brexit için de kullanılmış. Belki de önümüzdeki seçim kampanyalarında daha sık kullanılacak bir yönteme dönüşecek. George Orwell’ın ünlü distopyası 1984’te Büyük Birader tarafından hayatlarının her alanı izlenen insanların hikayesini hepimiz duyduk. Okurken dehşete kapıldığımız hikayeler, tam olarak kitapta bahsedildiği gibi olmasa da gerçekleşmeye başladı. Geçen ay dünya, Facebook’un kayıtlı kullanıcılarının bilgilerini Cambridge Analytica şirketine sızdırdığı haberiyle sarsıldı. Son dönemlerde markaların pazarlama için arama geçmişimizi kullanmasına alışmıştık ama bu kez bilgilerimiz ürün satın almamız için bizi yönlendiren pazarlama stratejisinden farklılaşarak kime oy vereceğimiz konusunda bizi yönlendiren bir stratejiye dönüştü. Bu strateji masum bir ürün pazarlama stratejisinden oldukça farklı görünüyor zira siyasi tercihler üzerinde gerçekleştirilecek potansiyel yönlendirmeler toplumların geleceklerini direkt olarak etkileyerek bireylerin hakları ve özgürlük alanları üzerinde önemli tehditler oluşturuyor. Endüstri 4.0’ın itici güçlerinden biri olan yapay zeka, Facebook’ta sıkça kullanılmakta. Fotoğraftakileri biz etiketlemeden tanıyabilme ve tanıyor olabileceğimiz kişilerde hep tanıdığımız insanları gösterme başarısının arkasında da yapay zeka teknolojisi yatıyor. Sitede beğendiğimiz her gönderi, gönderdiğimiz her mesaj, takip ettiğimiz her grup, attığımız her fotoğraf kaydedilmekte, sonrasında ise bu veriler analiz edilmektedir. 14