İK-ETİK İLİŞKİSİ
ÜZERİNE BİR
GERİBİLDİRİM
ÇALIŞMASI
İK ile Etik ilişkisini yorumlarken, yakın zamanda yapmış olduğum bir geribildirim çalışmasının
sonuçlarını da paylaşmak isterim. İletişim içinde olduğum, bir grup insan kaynakları üst düzey
yöneticisine, aşağıdaki üç soruyu yorumlamalarını rica ettim. Stratejik İK çalışması yaptığını
bildiğim seçkin kurumların değerli yöneticilerinden yaklaşık 15 yanıt geldi. Elbette, etik kurallar
gereği, kurum isimlerini paylaşmadan bu yorumları aktaracağım.
Sorular şöyleydi:
1) Kurumunuzda etik değerler/etik kodları tanımlı mı?
2) Kurumunuzda Etik Şikayet/Geribildirim hattı var mı?
3) İK’nın kurumsal etik çabalarındaki rolü nedir / ne olmalıdır?
Geri bildirim aldığım kurumların hemen hepsinde etik değerlerin bir şekilde tanımlı olduğu
bilgisini aldım. Bu arada etik değerlerin tanımlamaların biraz görsel etkisi olduğunu da
düşünüyorum. Değerler tanımlı olsa da, etik kodların yazılması ve uygulanması konusunda
aksamalar olabiliyor.
Etik kodlarını tanımlayan kuruluşlarda -ki bunlar çoğunlukla çokuluslu ya da çalışan sayısı fazla
ve iş kapasiteleri büyük kuruluşlardı- etik geri bildirim hatlarının da olduğunu ve bu sistemin
düzgün çalışması için gereken çabanın kurumsal bir strateji olarak benimsenip uygulandığını
görmek mümkün… Burada şu notu da düşmek isterim; eğer bir gereklilik varsa, örneğin şirketin
hizmet verdiği hedef müşteri kitlesi yurt dışında, özellikle ABD’de ise, rekabet ettiği kuruluşlarda
etik sistemler iyi işliyorsa, firmalarda etik sistemi daha hızlı bir şekilde bünyelerine entegre etme
çabaları bulunuyor.
Bu küçük çalışmanın kilit sorusu, İK’nın etik çabalarındaki rolünün ne olduğu veya olması
gerektiğiydi. Bu soruya ilginç geri bildirimler geldi. Öncelikle, İK departmanlarının tepe
yöneticileri, şirketlerin stratejik kararlarının alınmasında rol oynuyorsa böyle kurumlar, etik
çabalarında İK’nın aktif rolü olduğunu söylüyordu. Yorumlar arasında İK’nın etik sistem için bir
denge unsuru olduğu düşüncesi dikkat çekiciydi. Özellikle etik sistemin kurum içinde yaygın
olarak benimsetilmesi işini en kolay İK birimlerinin yapabileceği belirtiliyordu. Şirket yapısı ne
kadar büyük olursa olsun, hiyerarşik yönetim sisteminde karar alma süreçleri sadece en tepe
yönetimde ise ve çalışanların katılımı azsa, böyle kurumlarda etik sistemlerin kurulması, kontrolü
ve takibinin yine üst yönetimce yapılması gerektiği belirtiliyordu.
31