INmagazine Sayı 17 | Page 44

GÜNDEM Protestoya katılan bir aktivistin şu sözleri önemli: Şirketler “Toplumsal Kabul” Satın Alıyorlar! “Enerji şirketinin’nin verdiği pa- ranın bir bağış ya da hayır işi ol- madığının farkında olmak çok önemli. Bu onların pazarlama stratejilerinin ve bütçelerinin bir parçası; karşılığında faaliyet- lerini sürdürmek için ‘toplumsal kabul’ satın alıyorlar”. Bu görsel www.freepik.com sitesinden alınmıştır. Müzeler bir yaşam merkezidir. Tarihe tanıklık etmenin ötesinde tarihi gelecek yüzyıllara taşıma- ları gibi bir misyonları vardır. 42 Müzeler bir buluşma noktası. Sadece oralarda sergilenen eserleri yapmış olan sanatçıların değil, bu eserleri deneyim- leyen ziyaretçilerin de duygularının dışa vurum merkezleri. Belki taştan yapılmış bir binanın çatısı altında geçirilecek olan saatlerin dışarıdan bakıldığında önemi yokmuş gibi gelebilir ama Floransa’da Ufizi’ye giriş bileti alabilmek için birkaç ay öncesinden girişimlerde bulunmak bu deneyimin başladığı noktadır. Prado’daki yeni koleksiyona tanık olabil- mek için Madrid’e uçak bileti almak İspanya’ya gitmekten sayılmaz. Sonuçta müzeler bir yaşam merkezidir. Tarihe tanıklık et- menin ötesinde tarihi gelecek yüzyıllara taşımaları gibi bir misyonları vardır. Müzelerin toplumlar nezdinde gördüğü yüksek ilgi doğal olarak iş dünyasında “itibar iştahı kabaran” ya da “itibar aç- lığını bastırmak” isteyen kimi kurumları ve kişileri “itibar avına” sürükler. Şirketler tarafında bu avcılık, yüksek çekim merkezi olan bazı müzelere hatırı sayılır maddi destek ve- rerek görünürlüklerine bir “sanat payı” elde etmek şeklin- dedir. British Museum’daki protesto eylemi buna bir örnektir. Ak- tivistler, tüm gerçekliği ile burun buruna olduğumuz iklim değişikliği ve küresel ısınmanın baş sorumlularından biri olarak gördüğü enerji şirketini British Museum’un itibarın- dan “pay çalmak” amaçlı girişimine karşı çıkıyorlar. 1988 yılında ABD Kongresindeki bir görüşmede yaptığı açıklamalar ile ik- lim değişikliği ve küresel ısınmanın ya- rattığı ve yaratacağı tehditleri bilimsel açıklamalarla dile getiren NASA’nın eski bilim adamlarından Jeff Hansen, Lond- ra’daki Bilim Müzesinin sponsorları arasında bu felaketlerin baş sorumlusu olarak gördüğü enerji şirketlerinin bu- lunmasına tepkili. Jensen, 2010 yılında Beyaz Saray önünde aktivistlerle iklim değişikliği protestosu nedeniyle tutuk- lananlar arasında da bulunuyordu. Londra’daki bilim müzesi sıradan bir yer değil. Milyonlarca ziyaretçisi ile deneyimsel müzeciliğin öncülerinden. Enerji şirketleri de sponsorları arasın- da. Belgesel film yapımcısı Nick Pack- ham da Jeff Hansen gibi bu işbirliğini protesto eden önemli kanaat liderleri arasında. Sponsorluk anlaşmalarının Bilim Müzesinin bir “etik” sorunu ol- duğuna dikkati çekiyorlar ve bu işbir- liğinin “derhal” sonlandırılmasını talep ediyorlar. 1 Ortada ironik bir durum var; küresel ısınma ve iklim değişikliğinin giderek ensemizde hissettiğimiz sorunlarından aslında müzeler de etkileniyor. Paha biçilmez ve yerine konulamaz eserle- rin sergilendiği mekanlar; kontrol dışı yangınlar, doğal afetlerin sonuçları, su ve salgın hastalık sorunları ve daha sayabileceğimiz bir çok olumsuzluk- tan etkilenen kurumlar arasında. Ve bu kurumlar maddi destek anlamında bu olumsuzlukların baş aktörleri arasın- daki şirketlerle sponsorluk anlaşmaları yapabiliyorlar! Aslında küresel ısınma, iklim değişikliği gibi sınırlar ötesi konuların hayli kapsamlı yer aldığı haber trafiği içinde bu sorunlara neden olan şirketle- rin ister istemez adı da günde- me geliyor. Örneğin, 1965’den bu yana tek başına %3 oranında karbon salınımı yapan ExxonMobil yeryüzündeki en cömert “hayırseverlerden” biri. Geçtiğimiz yıl sadece ABD’de 2 milyon dolardan fazla sanat sponsorluğu yaptığına tanık ol- maktayız. 2 Şirketlerin itibarlarına katkısı olsun diye müzelerin banka hesaplarına ak- tardıkları paraların onlara ”itibar kay- bettirdiğini” söyleyebilir miyiz? 1 SCIENCE MUSEUM https://www.theguardian.com/business/2018/jul/04/science-museum-under-pressure-to-shun-big-oil-sponsorship 2 EXXONMOBIL; https://grist.org/climate/can-art-museums-survive-without-oil-money/ Bu sayfadaki görsel www.theguardian.com sitesinden alınmıştır. Toplumsal duyarlılıkların protestolara dönüştüğü ve bunların müze yönetim- lerini hedef aldığı gelişmelere bakar- sak ortada bir sorun var diyebiliriz. Örneğin; Londra’daki TATE Müzesi bu tepkiler yüzünden 2017 yılında şirket ile 26 yıllık iş birliğini sonlandırdığını açıkladı. 2018’de Van Gogh Müzesi Shell ile sponsorluk anlaşmasını sonlandırdı- ğını duyurdu. Kasım 2019 da Scottish National Portrait Gallery enerji şirke- ti tarafından desteklenen bir sergiye programlarında yer vermeyeceklerini açıkladı. “Art wash” Küresel ısınmanın sorumlusu olarak gösterilen şirketlerin başta müzeler ol- mak üzere sanatın her alanında kendi- lerini “o dünyanın bir parçasıymışça- sına destekler” görünüyor olmalarına “art wash” adını vermiş aktivistler. 3 Şirketlerin izledikleri bu PR stratejisinin hiçbir “samimiyeti” olmadığını vurgulu- yorlar. Aslında küresel ısınma, iklim değişikliği gibi sınırlar ötesi konuların hayli kap- samlı yer aldığı haber trafiği içinde bu sorunlara neden olan şirketlerin ister istemez adı da gündeme geliyor. Durum böyle olunca, kurumsal markalarını “sanat üzerinden” topluma götürmek 43