INmagazine Sayı 16 | Page 16

MAKALE gidecekken kayıt dışına gidiyor.“ “İşlerin -aksamadan- yürümesi” adına döndürülen rüşvet çarkı çok doğaldır ki veren tarafın muhasebe kayıtlarında “hediye ve bahşiş” sa- tırlarında işlem görüyor. Bu işlemler için çok doğaldır ki “alt yüklenicile- re” ihtiyaç var. Profesyonel yaşamda hepimiz iş yapıyoruz. Bu işler karşılığında fatura kesiyoruz. Banka hesabımıza paralar geliyor. Hayat devam ediyor. Son derece masum ve hukuka uygun -gibi- yürüyen bu işlerin yarın öbür gün yıllardır özenle koruduğumuz itibarımızı alt üst etmeyeceği ne malum? Görsel www.shutterstock.com sitesinden alınmıştır. 14 Rüşvet ve hediye “ahlâkın temel normlarının” tanımlandığı tüm dinlerde kimi zaman satır aralarında, kimi zaman da ayrı sayfalarda kapsamlı şekilde yer almış kavramlar şek- linde tanımlanmakta. Örneğin “sorularlaislamiyet” isimli blogda şöyle bir içerik var: gereği yapmaması gereken uygunsuz bir şeyi yapması veya yapması gereken bir şeyi yapmaması için gönüllü olarak kendisine değerli bir şeyin verilmesi`` olarak tanımlar. Peki bahşiş… Hediye… Arkasındaki niyetler ne kadar farklı olabilir acaba? “Rüşvet denen musibetin tarifini lûgat kitaplarımız şöyle yapar: ‘Bir memura haklı veya haksız bir iş gördürmek için verilen ücret veya hediyedir’. 2 Marangozun fiyat teklifi Bir ülkenin meclis genel kurul salonunun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş ve fiyat istemiş. Birinci marangoz: “500 TL’ye olur bu iş” demiş. “200 malzeme, 200 işçilik, 100 kâr.” Bürokrat ikinci marangoza dönmüş: -Siz aynı işi kaça yaparsınız? -2,500 lira. -Nasıl olur bu kadar fiyat farkı? -1000 bana, 1000 size… 500 de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar. Bu kısa ifade de görüldüğü gibi, esas olarak rüşvet, vazifeli memura verilen bir hediyedir. Bu arada, rüşvetle hediyeyi birbirinden ayırmak lâzımdır. Rüşvet sayılan hediye, henüz iş görülmeden vatandaş tarafından vazifeli memura verilmektedir. (Zarraf) Bunun yardımıyla haklı veya haksız işini görmekte, onu bir vasıta ve aracı olarak kullanmaktadır. Hediye ise, maddî ve ma- nevî hiçbir karşılık beklenmeden, arzu edilmeden verilen bir şeydir. Hediyeyi veren kimse, bunun karşılığında ne bir iş gördürme niyetini taşımakta, ne de verdiği kimseye bir minnet etmektedir. Tamamen içinden gelerek, gönlünden doğarak çıkarmaktadır.” Rüşvetin uluslararası hukuk içinde ayakları yere basar tanımları olmasına karşın bahşiş ve hediye tanımlarında kafalarımız karışık. Örneğin; OECD rehberinde rüşvet, ``Kamu görevlisinin performansını etkilemek için, görev Rüşvet verenler durumdan şikayetçi değil! Dünya gazetesinin araştırmasında asıl sorun rüşvet veren- lerin durumdan şikayetçi olmamasında sanki! 3 “Global Yatırımcı İklimi–2005` adlı rapora göre bu firma- larla diğer yatırımcı firmaların yıllık cirolarının % 0,6`sını rüşvete ayırdıkları söyleniyor. Bu kadar para, yatırıma Yine Dünya gazetesi araştırmasında bazı örnekler dikkat çekici: “Kampanya harcamalarının ödenme- si. Dolaylı politik katkı ve yardımın örneği olarak, politik kampanya düzenleyen komitenin ya da adayın sağlamış olduğu bazı kampanyalara ödenmemiş faturalar sağlanır. Kamu görevlilerine yapılan dolaylı ödemeler: Bu yöntemlerden bir tanesi avukatlık bürosu yoluyla yapılan ödemeler. Avukat, aracı rol oynuyor, ödemeler avukatın emanet hesabına yatırılıyor ve bu hesaptan kamu görevlisine aktarılıyor. Bu yöntem, halkla ilişkiler, reklamcılık ve muhasebe şirketleri arasında da kullanılıyor. Ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurulmamış ve üst kademesinde bir kamu görevlisinin bulunduğu vakfa bağış yapılması. Bir şirketin altyapı, yerleşim, kuruluş ve gelişimi için yapı lan harcamalara ait ödemelerin, mimarlık ofisleri kullanılarak, vergi cennetlerindeki banka hesaplarına yapılması. Profesyonel hizmetler. Birçok şirke- tin projelerle ilintili ve özel durum- larda yüklendikleri masraflar, gerçek bir işe ait normal fatura tutarının üzerinde olabiliyor. Bu fazladan fatu- ralandırılmış tutar, firma tarafından önceden ayarlanmış politik ödeme- ler ya da kamu görevlilerine yapılan ödemeleri gizlemek için kullanılır. Bunun diğer bir göstergesi ise, da- nışmanlık şirketlerine yapılan, ancak hangi hizmet için yapıldığı belli olmayan yüksek tutarlı ödemeler...” Neredeyse her iki iş adamından biri rüşvet veriyor! “TESEV`in 1200 iş adamıyla yüz yüze konuşarak yaptığı bir araştırmada `Türkiye yolsuz- luk mücadelesinin neresin- de?` sorusuna cevap arandı. `Çözülmesi gereken en önemli sorunun ne olduğuna iş dün- yası 1– Enflasyon 2– Rüşvet ve Yolsuzluk 3– İşsizlik 4–Eğitim sıralamasıyla cevap veriyor. Algılanan rüşvet ve yolsuzlu- ğun en yaygın olduğu alanlar konusunda ise Gümrükler ilk sırayı alırken onu Trafik Polisi, Tapu Daireleri ve Belediyeler takip ediyor. TESEV`in ilkini 4 Mart 2001`de yaptığı yolsuzluk araştırması hane halkı düze- yinde 3 bin denekle yapılmış, araştırmanın sonunda halkın yüzde 60`ının işini halletmek üzere `rüşvet veririm` dediği ortaya çıkmıştı.” 4 ye'de Suistimal: Riskler, Etkiler ve Alınması Gereken Dersler" konulu araştırması Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden 146 üst düzey yöneti- ci ile gerçekleştirildi. Araştırmaya katılanların yüzde 88'i Türkiye'de iş dünyasında rüşvet ya da farklı tanımlamalarla bahşiş, hediye verildiğini düşündüklerini, yüzde 13' ü bağlı bulundukları ana şirketten ya da yabancı ortakla- rından rüşvet önleyici bir uyum programı uygulaması için teklif al- dıklarını, yüzde 64'ü de yolsuzluk ve rüşvet karşıtı politikaları olduğunu vurguluyor. KPMG araştırmasının çarpıcı sonuçları Hesap verebilirliğin değerler sıra- lamasında en üstlere doğru tırman- dığı dünyamızda şeffaflığın “hiçbir şekilde gerçekten şeffaflık olarak” hayatımıza giremeyeceğini anlamış bulunuyoruz. Sanırım en azından “hesap verebilirliğin sıradan ve rutin raporların ötesinde” iş hiyerarşisinin omurgasına yerleşmesi yanlış bir şey yapmış da olsalar bu kararları veren- lerin gerekçelerini paylaşabilmeleri açısından önemli. Çünkü bu gerekçe- ler kamuoyu nezdindeki itibarlarını sorgulayabilmemizi sağlayacak. Nitekim teknoloji zaten ister istemez şirketleri -eğer adı şeffaflık olacak- sa- gelirler ve giderleri konusundaki akışın kayıtlara girmesini sağlıyor. Geriye bunların gerekçelendirmesi kalıyor. Rüşvet, hediye, bahşiş adı her ne olacaksa bir şekilde kendine bu akışın içinde zaten “yasal” bir dayanak bulacaktır. Hesap verebi- lirlik de burada devreye girecek ve “ikna barometresi” itibar göstergesi şeklinde iş dünyasının karşısına çıkacaktır. Denetim, vergi ve danışmanlık firma- sı KPMG'nin Türkiye'de suistimal araştırmasına göre, önümüzdeki iki yıl içinde Türkiye'de suistimal riski artacak. KPMG Türkiye Suistimali Önleme ve İnceleme Bölümünün, GfK Türkiye ile birlikte hazırladığı "Yöneticilerin Bakış Açısı ile Türki- Ancak balık baştan kokar. Bu işleri kökten değiştirmenin yolu siyasetin finansmanından geçiyor. Toplumsal yaşamın bu düzlemi ne kadar adil, etik, şeffaf ve hesap verebilir olursa yönetim çarkları içindeki hayat o kadar anlam bulacaktır. 2 SORULARLA İSLAMİYET, 14.09.2011; https://sorularlaislamiyet.com/hediye-olarak-verilenler-rusvete-girer-mi-karsiligi-verilmeyen-bir-hediye-mesela-bir-elbiseyi-giymek 4 DÜNYA gazetesi, 22.08.2009, https://www.dunyabulteni.net/arsiv/turkiye-rusvette-dunyada-79ncu-h87096.html 3 DÜNYA gazetesi, 21.08.2009 ; https://www.dunyabulteni.net/arsiv/rusvet-dosyasi-rusvet-bir-hastalik-mi-h86958.html 5 RADİKAL, 04.07.2009, 15