INmagazine Sayı 16 | Page 14

MAKALE Oğlumuz Rüşvete Kızınız Bahşişi… Zimmet ve Hediyenin tanıklığında… “sorularla islamiyet” isimli blogda şöyle bir içerik var: “Rüşvet denen musibetin tarifini lûgat kitaplarımız şöyle yapar: ‘Bir memura haklı veya haksız bir iş gördürmek için verilen ücret veya hediyedir’. Kamuoyuna yansıyan haber aslında binlerce yıldır insanoğlunun içinden çıkamadığı bir sorunun bir başka örneği. 1 “P. Adliyesi 1. İcra Müdürü A. E. ile memure İ. S. hakkında, rüşvet aldıkları, görevi suistimal ettikleri iddiasıyla 13 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Tutuklu yargılanan sanıklardan A. E. ‘Rüşvet değil, bahşiş alıyorum’’ dedi. “ Haberin devamındaki bilgi de kayıtlarda durmalı. “ 22 yıllık devlet memurluğu sırasında hiç rüşvet almadığını ve kimseyi dolan- dırmadığını öne süren A. E. bir kişinin kendisine 200 milyon lira bahşiş verdiği- 12 ni, ancak bu parayı adliyedeki odasının tefrişinde kullandığını söyledi.” Yazı: Salim Kadıbeşegil - RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı ve Danışma Kurulu Üyesi P aranın (İlla yeşil dolar olması gerekmiyor) içinde olduğu işler yumağı hayatın çarklarını döndürmeye başladığında o dişlilere; rüşvet, suistimal zimmet, ihaleye fesat karıştırmak, sahtecilik, yolsuzluk gibi sayıca çok ama hepsi aynı yolun yolcusu bir sürü kavram giriyor. Bunlar çarkların kusursuz dönmesini sağlamanın güven- cesi gibi görünüyor ve algılanıyor olabilirler. Ama aslında geride bıraktığı yıkım işe yaradıkları sanılan döngüden çok daha dehşet verici. Etik ve ahlaki değerlerin kör kuyularda ve zindanlarda “iyi birer kavram olmalarının” bedelini ödedikleri toplumsal yaşam doğru ve yanlışı gösteren pusulasını çağlar öncesin- de kaybetmişti. Bedelini yine insanın ödediği fatura kişisel çıkarlarla kamusal çıkarlar arasındaki yorum farkından mı kaynaklanıyor. Rüşvet alan bir memur “adamın işini halletmeseydim binlerce kişinin çalıştığı fabrikada üretim duracak, belki de iflas edecek bu kış günü çoluk çocuk insanlar açıkta kalacaktı” dediğinde yoksa kamusal çıkarlar uğruna kendini feda mı ediyor? Hediye gibi insana mutluluk saçan bir kavramın şemsiyesi altında rüşvet, suistimal, yolsuzluk, usulsüzlük gibi sözcükler toplaşmaya başladığında o mutluluğun “acı bir tebes- süme” dönüşmesi her halde an meselesi. Görsel www.shutterstock.com sitesinden alınmıştır. Rüşvet ve inovasyon Yine yakın tarihimiz, işin içine ayakkabı kutularının bulaştığı rüşvet çarkının işlevselliği ile çalkalandı. Böylece, rüşvetin nasıl verileceği, aklı oyunlarının ödül adayı olabilecek fikirlerle donatıldı. Hani neredeyse başlı başına bir “inovasyon” muci- zesi! Siyasetin, kara paranın ve “bel altı ekonomisinin” kendi içsel döngüsü doğal olarak kendi “hukukunu” da yaratıyor. Örneğin, ABD’de kaçak yaşamak durumunda kalan Rıza Sarraf’ın ses kayıtlarında yardım- cısına “bahşişi peşin vereceksin” yönlendirmesi bu özel hukukun göstergeleri arasında. Özel hukukun ayrıntılarına girmeyelim ama içerik- sel olarak anlaşmazlıkların çözü- münde yer altı dünyasının kapısının çalındığı malum! Bahşiş ve hediye kültürel ilişkilerin hayatımıza yansımasındaki temel göstergeler arasında. Örneğin hediye almak güzel bir şeydir. Doğum günle- rinde, evlilik yıl dönümlerinde, özel 1 HÜRRİYET, 03.06.2000, https://www.superhaber.tv/yildiz-sarayi-ve-bahsis-rusvet-makale-237568 kuruluş yıl dönümü ve daha sayabi- leceğimiz onlarca özel kutlama için biri ya da birilerine hediye vermenin nesi kötü olabilir ki? Ancak, hediye ile ilgili bazı “yanlış” anlamaların ortaya çıkabileceği düşüncesiyle bir çok kurum çalışanları ile ilgili sözleşmelerine ”değeri 100 lirayı aşan hediyeler kabul edilemez” gibi maddeler koyuyorlar. Neden? Çünkü hediye ile rüşvet arasındaki ince çizginin alan ile veren arasın- daki ilişkileri kimin çıkarında nasıl etkileyebileceği bir kamusal sorun haline dönüşüveriyor! THY dergisi Skylife’de bir sayısında bahşiş konuyu sayfalarına taşımıştı. “Bahşiş konusunun suistimal edildiği- ne inanıp çeşitli önlemler alan ülkeler de yok değil. Örneğin Vietnam’daki restoranlarda bahşiş vermekten uzak durmanızda fayda var. Bahşişin bir rüşvet gibi algılandığı ülkede resto- ranın kapanmasına bile yol açabilir- siniz. -Japonya’da ise aldığınız hizmet sizi Civangate Rüşvetle Bahşişin izdivacına Zimmet ve Hediyenin tanıklık ettiğini belirtmemize sanırım gerek yok! Ülkemiz bu konularda nadide örneklerle dolu. Ama, yakın tarihin içinde hafızalardan hiç silinmeyen öykü “civangate” olarak belleklerimizde yer etti. Aylarca gündemi meşgul eden bu davada Eska inşaatın sahibi Selim Edes Emlakbank’a yaptığı inşaat ve sattığı arsanın bedeli olan 120 milyon doları tahsil etmek istemiş, Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan’da bunu 3,5 milyon dolar rüşvet karşılığında yapacağını söylemişti. Fakat Civan’a istediği rüşveti veren Edes yine de parasını alamamıştı. 13 Dönemin yer altı isimleri araya girmiş ve Engin Civan vurulmuştu. Ve “Civangate” olarak tarihimize geçen skandalda böylelikle patlak vermişti. O duruşmalarda söylenen ve dünya rüşvet tarihine geçecek söz de Selim Edes’in Engin Civan’a söylediği şu sözdü: “Rüşvetin belgesi olur mu p……..k!” ne kadar memnun ederse etsin elinizi cebinize atmayın bile. Çünkü Japon geleneklerinde bahşiş, aşağılayıcı bir davranış olarak görülüyor. Avustral- ya’da ise sadece pahalı restoranlarda bahşiş vermek olağan karşılanıyor. " -“Avrupa ülkelerindeki restoranların çoğunda, servis hesaba dahil değilse, bahşiş oranını yüzde 10 gibi düşün- mek gerekir. ABD’de bu oran yüzde 20’ye kadar çıkabiliyor. “ 2SORULARLA İSLAMİYET, 14.09.2011; https://sorularlaislamiyet.com/hediye-olarak-verilenler-rusvete-girer-mi-karsiligi-verilmeyen-bir-hediye-mesela-bir-elbiseyi-giymek