INmagazine 43. Sayı INmagazine Sayı 43 | Page 64

RÖPORTAJ
1. Kurum olarak iş etiğine yaklaşımınızı nasıl tanımlarsınız? İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, ülkemizin savunma stratejisinde sahip olduğu kritik önemden kaynaklı olarak, Devlet Hava Meydanları İşletmesi kontrolünde faaliyet gösteren diğer havalimanlarından farklı biçimde, kendine has bir yapı ile doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı kontrolünde bulunmaktadır. Bu kendine has yapı içerisinde, sermayesinin büyük bir kısmı Savunma Sanayi Başkanlığı’ na ait olan Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A. Ş.( HEAŞ), havalimanında Meydan Otoritesi olarak faaliyet göstermektedir.
62
Biz de İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A. Ş.( ISG) ve grup şirketimiz olan SGC Havalimanı İşletmeleri Ticaret ve Turizm A. Ş.( SGC) olarak, Savunma Sanayii Başkanlığı ile yap – işlet – devret modeli çerçevesinde imzalanan sözleşme kapsamında havalimanında, terminal işletmecisi sıfatıyla geniş bir faaliyet alanında hizmet sunmaktayız. ISG olarak terminal operasyonlarının yönetilmesinden ticari alanların işletilmesine, uçak park ve köprü hizmetlerinin sunulmasından otel işletmeciliğine kadar hem kamu hem de özel sektörden katılımcıları bulunan çok paydaşlı bir ekosistemin yönetilmesinden sorumluyuz.
Kamunun da iş süreçlerine bu denli entegre olduğu bir ekosistemde ISG olarak iş etiğini; yerel ve uluslararası düzenlemelere uyma sorumluluğunun çok daha ötesinde; yolcu güvenliğini her koşulda önceleyerek, sürdürülebilir büyümenin, operasyonel mükemmeliyetin ve paydaş güveninin ayrılmaz bir parçası olarak benimsiyoruz.
Bu kültür, ana ortağımız Malaysia Airports Holdings Berhad’ ın( MAHB) küresel havalimanı işletmeciliği deneyimi ve kurumsal yönetişim yaklaşımı ile de destekleniyor. MAHB, 1992 yılından bu yana dünyada toplamda 40 havalimanı yöneten kurumsal bir yapı. Yakın geçmişte azınlık paylarının Gateway Development Alliance konsorsiyumuna devrine kadar hissedarlarının tamamı devlet bağlantılı yatırımcılardan oluşuyordu. Bu yapının bir parçası olarak, etik ve uyum yaklaşımımız; grup standartlarının ve uluslararası iyi uygulamaların yerel ihtiyaçlar ve hukuki düzenlemelere uyum sağlayacağı şekilde kurgulanıyor.
Dürüstlük, şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukuka koşulsuz uyum ilkeleri temelinde inşa ettiğimiz etik anlayışımızı; insan hakları ve insanlık onurunu her koşulda önceleyerek sorumlu iş yapma yaklaşımımızla destekliyoruz. Bu doğrultuda şirketimizin etik kültürünün yapı taşını oluşturan etik kodumuzu da yalnızca bir politika olarak değil, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve diğer tüm paydaşlarımız tarafından benimsenen“ yaşayan bir rehber” olarak konumlandırıyoruz.