INmagazine 43. Sayı INmagazine Sayı 43 | Page 36

UYUM
Bu noktada Yuval Noah Harari’ nin zekâ ile bilgelik arasında yaptığı ayrım anlam kazanmaktadır. Harari, zekâyı belirli bir hedef verildiğinde problemi çözme kapasitesiyle; bilgeliği ise hangi hedeflerin izlenmeye değer olduğuna ve hangi sonuçların kabul edilebilir olduğuna karar verebilme yetisiyle ilişkilendiriyor. Bu ayrım suistimal analitiği açısından da önemlidir. Bir sistem milyonlarca işlemi tarayabilir, sıra dışı örüntüleri yakalayabilir, ilişkileri görünür hale getirebilir ve risk sinyallerini önceliklendirebilir. Ancak hangi yanlış pozitif maliyetinin kabul edilebilir olduğu, hangi sinyalin inceleme başlatmaya yeteceği, hangi kanıt seviyesinde kişiyi etkileyen bir karara geçilebileceği veya hangi kararın otomasyona bırakılabileceği yalnızca teknik bir optimizasyon problemi değildir. Bunlar aynı zamanda muhakeme, orantılılık ve yönetişim gerektiren tercihlerdir.
Makalenin başında sorduğumuz üç soru da tam bu noktada üç tasarım ilkesine dönüşüyor. Teknoloji, suistimal aktörünün hareket kapasitesini değiştirdikçe kontrol varsayımlarının yeniden sorgulanması; analitik araç seti genişledikçe yöntemin yeniliğine değil, risk problemine ve verinin yapısına göre seçilmesi; alarmdan karara yaklaştıkça ise insan muhakemesi, yetki ve hesap verebilirliğin daha belirgin hale gelmesi gerekiyor. Böyle bakıldığında yeni nesil suistimal risk yönetimi, daha güçlü bir algoritma arayışından çok tehdit, analitik kapasite ve karar yönetişimini aynı öğrenme döngüsü içinde kurabilme meselesine dönüşüyor.
Şekil 2, makale boyunca geliştirilen bu üç ilkeyi ve bunları birbirine bağlayan öğrenme döngüsünü özetliyor.
Şekil 2. Üç sorudan üç tasarım ilkesine
34
Yazarların sentezi.
Bu nedenle yeni nesil suistimal risk yönetiminin yeniliği tek bir algoritmada veya teknoloji etiketinde aranamaz. Asıl değer, değişen suistimal yöntemlerini algılayabilen, risk problemine uygun analitik yöntemleri seçip gerektiğinde birlikte çalıştırabilen, üretilen sinyalleri önceliklendiren ve kararın etkisi arttıkça insan muhakemesi ile hesap verebilirliği devreye alan bir yapıda ortaya çıkar. Döngü ise vaka sonuçlarının yeniden risk değerlendirmesine, analitik modellere ve kontrol tasarımına dönmesiyle tamamlanır. Suistimalci yöntemini değiştirebiliyorsa, kurum da gördüğünden ve yanıldığından öğrenerek kontrol mimarisini değiştirebilmelidir