INmagazine 42. Sayı INmagazine Sayı 42 | Seite 11

Bu makale, suistimal riskinin yalnızca bireysel ahlak eksikliğiyle değil; organizasyonel yapı, davranışsal dinamikler ve kurumsal iklimle açıklanması gerektiğini savunmaktadır. Fraud Triangle ve Fraud Diamond modelleri davranışsal etik literatürüyle bütünleştirilerek üç eksen ele alınmaktadır:( 1) uyum yöneticisinin dönüşen yetkinlik profili,( 2) nudge theory, default design ve framing gibi davranış bilimi araçlarının uyum programlarına entegrasyonu,( 3) etik iklim ölçümüne yönelik metodolojik çerçeve.
1. Kuralların Yetmediği Yer Kurumsal suistimal vakalarının büyük çoğunluğu uzun yıllardır güven duyulan, performansı yüksek çalışanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu bulgu, suistimalin bireysel ahlak eksikliğiyle açıklanamayacağını; organizasyonel koşulların ve kurumsal iklimin belirleyici olduğunu kanıtlar. Modern uyum anlayışı da bu gerçeği yansıtır: suistimali yalnızca tespit etmek değil, ortaya çıkmasına zemin hazırlayan yapısal unsurları analiz etmek asıl sorumluluktur.
Bu makalenin üç temel argümanı bulunmaktadır. İlk olarak, Fraud Triangle ve Fraud Diamond modelleri çalışanların neden etik dışı davranışlara yöneldiğini açıklamada önemli araçlar olmakla birlikte, davranış bilimlerinin
sağladığı içgörülerle desteklendiklerinde
çok daha güçlü hale gelir. İkinci
olarak, uyum yöneticilerinin rolü yalnızca
kuralları uygulamakla sınırlı değildir
; psikoloji, davranış bilimleri ve
organizasyonel davranış alanlarında
da bilgi sahibi olmalarını gerektirecek
şekilde genişlemektedir. Üçüncü olarak
ise etik kültürün etkin biçimde yönetilebilmesi
için düzenli ve sistematik
olarak ölçülmesi gerekmektedir.
2. Teorik Çerçeve: Fraud Triangle, Fraud Diamond ve Davranışsal Etik
2.1 Fraud Triangle ve Davranışsal
Etik
Cressey( 1953) modeline göre suistimal
; baskı, fırsat ve rasyonalizasyonun
eş zamanlı varlığını gerektirir. Davranış
bilimleri bu üç unsura kritik bir derinlik
ekler. Baskı yalnızca finansal bir stres değil; Mullainathan ve Shafir ' in( 2013) kıtlık teorisinde tanımlandığı gibi, karar kalitesini bozan bilişsel bir yüktür. Fırsat yalnızca iç kontrollerdeki eksikliklerden kaynaklanmaz. Çalışanların denetim yapılmadığına veya yapılan kontrollerin etkili olmadığına inanması da suistimal riskini artırabilir. Başka bir ifadeyle, kişiler yakalanma ihtimalinin düşük olduğunu düşündüklerinde etik dışı davranışlara yönelmeleri daha kolay hale gelebilir. Rasyonalizasyon ise Bandura ' nın( 1999) moral disengagement kavramıyla açıklanabilir. Bu süreçte birey etik açıdan sorunlu bir davranışı kendi zihninde makul ve kabul edilebilir hale getirir. Böylece davranışını bilinçli bir ihlal olarak değil, haklı veya gerekli bir eylem olarak değerlendirmeye başlar.
9
2.2 Fraud Diamond: Yetkinlik Boyutu
Yöneticiler ve kritik sistemlere erişimi
bulunan çalışanlar, sahip oldukları yetki
ve bilgi nedeniyle daha yüksek suistimal
riski yaratabilir. Bu nedenle iç
kontrol mekanizmalarının yalnızca alt
kademeleri değil, yönetim seviyelerini
de kapsayacak şekilde tasarlanması
önem taşımaktadır.
2.3 Etik Körleşme ve Sapmanın
Normalleşmesi
Davranışsal etik iki kritik kavram
sunar. Etik körleşme( Tenbrunsel &