ETIK KÜLTÜRÜ
Utanmak, Unutmamak ve Vicdan: Etik Zekânın Üç Ayağı ve Kurumlara Yansımaları
Etik davranış çoğu zaman“ o anda doğruyu yapmak” olarak anlatılır. Oysa doğru kararın arkasında üç derin kaynak vardır: utanma duygusu( ahlaki fren), unutmamak / hafıza( değerlerin kaydı), ve vicdan( sessiz denetçi). Bu üçü birlikte çalıştığında bireysel farkındalık kurumsal kültüre dönüşür.
Fikret Sebilcioğlu
34
Bu üç unsur bir arada işlemediğinde, çıkar çatışması, yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık gibi risklerin yanı sıra, en tehlikelisi olan sessiz onay devreye girer. Bir kurumda yanlış bir davranışın fark edilmesine rağmen hiçbir tepki verilmemesi, görmezden gelinmesi veya normalleştirilmesi anlamına gelen“ sessiz onay” durumu, suistimallerin yıllarca fark edilmeden sürmesine zemin hazırlar.
Bu üç temel dinamiği anlamak, etik karar alma süreçlerini derinlemesine kavramak ve kurum kültüründe kalıcı bir etik yapı inşa etmek için kritik öneme sahiptir.
Şimdi bu üç unsura biraz daha yakından bakalım.
Utanma Duygusu: Ahlaki Fren Sistemi
Utanabilmek bir zayıflık değil, insanın ahlaki kapasitesinin kanıtıdır.
Utanma, kural korkusundan değil değer bilincinden doğan bir ahlaki fren sistemidir. Bir çalışan zor bir anda doğruyu yapmak için cesaretle sorumluluk alıyorsa, orada hem etik zekâ hem de utanma duygusu işliyor demektir.
Utanabilmek bir zayıflık değil, insanın ahlaki kapasitesinin kanıtıdır. Çünkü utanma duygusu,“ yakalanma ihtimali’ ne değil, kişinin kendi içsel standardına dayanır. Kişi bir davranışının yanlış olduğunu fark ettiğinde, bu farkındalık onun vicdanının ve etik bilincinin hâlâ aktif olduğunu gösterir. Utanma, insanın kendi iç dünyasında“ doğruyu yanlıştan ayırabilme” yeteneğinin canlı bir göstergesidir. Bu duygu, bireyi sadece hatasından pişmanlık duymaya değil, aynı zamanda onu telafi etmeye ve bir daha tekrarlamamaya yönlendirir. Kuralların veya politikaların yetersiz kaldığı durumlarda kurum içindeki en güçlü savunma hattıdır. Aynı