w
age: sürdürmek ,ücret, yevmiye
wager: bahse girmek ,bahis, bahse girme
wagon: yük vagonu, katar
waist: bel, orta kısım
waistcoat: yelek
waiter: garson, uşak
wall: duvarla çevirmek , duvar, zar
wallet: cüzdan
walnut: ceviz
wander: gezmek ,sayıklama
war: savaşmak , savaş , savaş ile ilgili
warder: gardiyan, nöbetçi
wardrobe: gardrop
ware: dikkat etmek i. mal, porselen eşya
ünl. dikkat
warehouse: depolamak , toptan satış yeri,
ambar
warm: ısınmak , ısınma , ılık, samimi
warrant: , yetki vermek ,garanti,yetki,
ruhsat
water: fsulamak , su , suluboya, su
water proof: su geçirmeyen
water-colours: sulu boya
waterfall: şelâle, çağlayan
way: yol, gidişat, yöntem
we: biz
weak: kuvvetsiz, zayıf
wealth: zenginlik, servet
weapon: silâh
weather: havalandırmak hava, hava
durumu
wednesday: çarşamba
week: hafta
weight: ağırlık yapmak, yüklemek i.
ağırlık
well: iyi, hoş
well-known: tanınmış, meşhur
west: batı batı rüzgârı batıdaki
western: batı ,batı ile ilgili
wet: ıslatmak . ıslaklık . ıslak, nemli
whale: balina avlamak, sert davranmak
,balina
what: hangi, ne, neyi, neleri
what if: ne olurdu..
what's more: bunun yanısıra, üstelik
whatever: ne, her ne , hangi
wheat: buğday
wheel: döndürmek . tekerlek, dişli
when: ne zaman ,-dığı zaman
whenever: her ne zaman ,- dığında,
diğinde
where: nere, nerede, nereye, nereden
wherever:. her nerede, her nereye
whether:. eğer, olup olmadığını
which: hangisi, hangi,
while:iken süre,olduğu halde, sırasında
whim: i heves, merak
whip: kamçılamak ,kamçı, kırbaç
whisper: fısıldamak fısıltı, söylenti
whispered:
white: beyaz, ak
who: kim ,kimi, kime
whoever: her kim, kim olursa
whole: tüm, toplam , bütün
whom: kimi, kime
whose: kimin
why: neden, niçin, niye
wide: geniş, kapsamlı . iyice
widely: geniş ölçüde, iyice
widow: dul kadın, dul
wife: eş, hanım
wig: peruk
wild: ıssız . vahşi, kızgın vahşice
will: Arzulamak,istek , gelecek zaman
yardımcı fiil
william:
willing: s. istekli, hazır
wilson: 1. bir erkek adı 2. bir soyadı
wind: çevirmek , dönemeç, rüzgar
wind screen: araba ön camı
window: pencere, cam
windpipe: nefes borusu
windscreen wiper: cam sileceği
wine: şarap sunmak ,şarap,
wing: kanat takmak ,kanat
winter: kışı geçirmek kış
wire: telle çevirmek tel wireless:
kablosuz, telsiz
wisdom: bilgelik, ilim, irfan
wise: alim, bilge