Havacılık Tıbbı Derneği - Bülten Sayı 25 | Page 29
2014
Haziran
SAYI: 25
TÜRK SİVİL HAVACILIĞINDA
YABANCI PİLOT SAYISI GİDEREK ARTIYOR
SHGM, “Yabancı pilot sayısını önce %25’e, 2013 yılı sonunda da %10’a düşürün” diye talimat vermişti, ama THY’de 2013
yılında 357 yabancı pilot varken bugün 500’ü geçti; diğer şirketlerdeki yabancı pilot sayısı da bir o kadardır. Sırada yabancı
hava trafik kontrolörleri var. Bu konu uçuş emniyetinde CRM sorunları yaratmaya elverişli olduğu kadar, iş bulamayan yüzlerce
Türk pilotu için neden pozitif ayrımcılık düşünülmediği sorusunu da akla getiriyor. Muhtemelen yabancı pilotlar sendikal faaliyet, örgütlenme,
hak arama, yorgunluk vb. konulardan şikâyetçi
olma gibi konuların dışındalar.
Türk sivil havacılığının imajı, geleceği, genç meslektaşlarının işsizliği gibi kaygıları yok. İşlerini
profesyonelce yapıp dolgun maaşını cebine koymaktan başka
düşünceleri olmadığı için şirket yöneticilerinde sorunsuz eleman imajı yaratmakta ve tercih sebebi olmaktalar. Sadece İngilizce bilmeleri (Level-4) yeterli görülerek işe alınan yabancı
pilotlar için THY iyi bir iş kapısı durumundadır. Başka ülkelerde
de yabancı pilotlar bulunmakta; Türk pilotları Avrupa, Amerika,
Orta doğu, Uzak doğu ve Afrika ülkelerinde uçmakta, ancak,
belirli sınırlamalara tabi olmaktalar. Örneğin Almanya, sadece
havacılık İngilizcesini yeterli görmeyip, Almanca bilgisi de istemektedir.
Sivil Havacılık Akademisi 21 Nisan 2014 günü yabancı pilotlar konusunda bir bildiri hazırlayarak Airkule sitesi aracılığıyla kamuoyuna sundu. Bu bildiri metni aşağıdadır:
Çok yoğun geçeceği şimdiden belli olan yaz sezonu yaklaşırken bazı özel havayolu şirketlerimizin yabancı pilotlarla sözleşme yapmaya hız vermelerinin getireceği sorunlar bağlamında
endişeler taşıyor ve bunları kamuoyuyla paylaşmayı görev sayıyoruz.
THY, Pegasus ve Sun Expess başta olmak üzere bazı şirketlerin,
uçuş emniyetine yönelik tedbir ve yatırımlarının, yüksek büyüme hedefleri için yaptıkları yatırımların yanında oransal olarak
çok geride kaldığını kaygıyla gözlemlemekteydik. Bu sene yaz
sezonu başlamak üzereyken, yani yeni işe alınan uçuş ekiplerinin eğitimlerini tamamlamış olması gereken bir zamanda THY
ilanla yabancı pilot alımı peşine düşmüş durumdadır. Bu durum
gerek zamanlama, gerek içerik açısından önüne büyük hedefler koyan Türk Sivil Havacılığının ivmesiyle çelişmektedir. Son
ana bırakılan eksikliklerin, yapılan değişikliklerin, her zaman
büyük kargaşalar ve riskler ürettiği yaşanan acı tecrübelerle ispatlanmıştır. Sivil Havacılık Akademisi olarak, uçak siparişleri
verilirken bu uçakları uçuracak başta pilotlar olmak üzere kabin, teknik ve hava trafik gibi elemanların nerede, nasıl ve hangi
standartlarda yetiştirileceğinin de önceden planlanması gerektiğine dikkat çekmek istiyoruz. Şirket yöneticilerinin artık bu gerçeği bilmeme ya da göz ardı etme gibi bir lüksleri yoktur. Bu
konu aynı zamanda ülkemizdeki yetkili otorite olan SHGM’nin
de sorumluluğundadır.
Şimdi bir sivil toplum kuruluşu olarak soruyoruz:
1. Uçak siparişleri verilirken gereken pilot ihtiyacını giderme
konusunda neden hiç bir adım atılmamış ve yerli kaynaklar desteklenip geliştirilmemiştir?
2. Neden son anda, hem de nitelik çıtaları düşürülerek yabancı
pilot aranmaktadır?
3. THY, neden yabancı site ve dergilerde vermiş olduğu Kaptan
ve F/O iş ilanlarında, filosunda mevcut uçak tiplerinde tecrübesi olmayan pilotlar ararken, Boeing veya Airbus uçaklarında
tecrübeli olan Türk pilotlarını (üniversite diplomaları olmadığı
gerekçesi ile) dışlamaktadır?
4. Yerli pilotlarda aranan üniversite mezunu olmak koşulu yabancılar söz konusu olduğunda neden lise düzeyine düşürülmektedir?
5. Şirketler ulusal uçuş okullarını destekleme ve kapasitelerini
artırma konusunda gerekli çabaları göstermek yerine, neden yabancı pilotları istihdam etmek gibi kolaycı bir yol tercih edilmektedir?
6. SHGM büyük uçak siparişleri veren şirketlere bu uçakların
hangi personelle uçurulacağını, bu konuda hangi yatırımların
yapıldığını neden sormamaktadır?
Yabancı pilot alımı gibi bir kolaycılıkla (taşıma suyla) değirmen
döndürülemeyeceği çok açıktır. Bu anlayışla uçuş emniyetinin
aksamasın