FUSKA MAG 2 | Page 97

96 FUSKA MAG FUSKA MAG FUSKA MAG FUSKA MAG FUSKA MAG 97

mekanizmalarımızı, doğaçlamalarımızı art arda akıtacaktık. Bununla birlikte, orta vadeli sahneleme hedefimizi koruduğumuz için, bağlayıcı bir tema, alt metin, cümle, çıkış noktası…vs. arayışımız da devam ediyordu. Şansımız yaver gitti; tam da aradığımız şey -“gezi ruhu”- bizi buldu. Direnişin sembollerinin, jestlerinin bir kısmı parçaların arasına girdi; her şey çok yeni, çok taze olduğu için de, tam anlamıyla “oyun” gibi bir paylaşım oldu.

...

Her zamanki gibi çalışma süreci “sahne”ye yansıdı. Herkes birikimi, beklentileri, enerjisi doğrultusunda çalışmaya katkı yaptı. Disiplin-sorumluluk-yaratıcılık-işbölümü dengeleri ortak bir payda oluşturdu ve her türlü katkı değer gördü. Süreç içinde, farklı aşamalarda daha fazla sorumluluk alanlar olmakla birlikte, bu sorumluluklar doğallaştı; yöneten-yönetilen…vd. ayrımları oluşmadan “ortak yaratım” atmosferi oluştu.

Paylaştığımız akış bir sahne tasarısı değildi belki ama sahnelemeye dönük ciddi ipuçları barındırıyordu. Odak noktaları sürekli değişiyordu, hatta çoğullaşıyordu, yer yer “merkezsiz” sahneler ortaya çıkıyordu. Hem topluca, hem tek başına hem de ikili-üçlü odaklar halinde icra edilen bölümler vardı. Toplu bölümlerde; farklılık ve çeşitlilik içerisinde bir uyum ve bütünlük yakalanmaya çalışılıyordu. Geleneksel ritim, vokal ve hareketlerin çeşitliliği zenginleştirici bir unsur olarak ortaya çıkıyordu. Sahnede virtüöz sanatçılardan çok; deneyen-yanılan, birlikte üretmekten zevk alan ve en güzeli de, seyirciyle de “oynayan” insanlar vardı.

Tabii ki bedenleri enstrüman gibi kullanmak, birlikte daha iyi çalabilmek, hareket icralarını geliştirmek, belli aksiyon geçişleri ve skorları oturtabilmek için çalışmamız gerekiyor. etmediğimiz bölümleri ve bu hafta yaptığımız sahne hazırlığı çalışmalarını da değerlendirmek mümkün. Kısacası malzememiz bol, yolumuz da gittikçe açılıyor…