beklediğimiz turnuva zamanları yaklaşıyordu. Bu turnuva zamanları geldiğinde
takımım Türkiye Şampiyonluk Ligi Takım Sıralaması ( oyun içi ) 1. sıraya gelmiş
bulunuyordu ve 1. sıraya gelen otomatik olarak yükselme ligine katılma hakkı
sağlıyordu. Biz bu başarıyı elde ettikten sonra sıra geldi "offline" dediğimiz
turnuvalara. Türkiye'nin 4 bir yanından oyuncularımız yaşları küçük dahi olsa 1.5
senelik emeğinin karşılığını almak için İstanbul'a geldiler. Riot Games tarafından
düzenlenen bu turnuva için otellerimize kadar ayarlanmıştı ve 1.5 sene internetten
arkadaşlığımızı sürdürdüğümüz insanlar ile aynı oda içerisindeydik. Bu başarıyı
öncesinde kutladık. 14 yaşında bahsettiğim takım arkadaşımız babası ile birlikte
Adana'dan çıkıp geldi. Kimisi Sakarya'dan kimisi Bursa'dan çıktı geldi. Ben ise henüz
lise 3. sınıfım ve aileme bu durumu açıklarken çok zorlanmıştım. O aşamayı da
anlatacak olursam babam ve şu an üzerimde büyük emeği olan Muhsin Sert'e gidip
bunları anlattığımda ve başarılı olacağıma inandığımı söylediğimde bana güvenip
beni İstanbul'a yolladı. Turnuva günü geldiğinde karşılaşmalarımıza çıkmadan
konuşma yaptık birbirimize. Sonuç ne olursa olsun arkadaş kalacaktık. Biz burada
lige çıkmak için değil birbirimizi tanımak için geldiğimizi söyledik birbirimize. Maç
günü ise maçlara çıkıp oyunumuzu oynadık ancak rakibimiz bizden daha iyi oynadığı
için 3 maçın sonunda lige çıkmaya hak kazanamadık. Bunların neticesinde kendime
bir ders çıkarttım. Aslında ders de değil kendimi motive ettim diyebilirim. Henüz
elimde hiçbir şey yokken bu başarıyı elde edip insanları bir araya topladıysam bu
başarıyı bir şekilde devam ettirmem gerekiyordu. Turnuvayı her ne kadar kaybetmiş
olsak bile çok güzel insanlar tanıdım. Bizi bünyesine alan Ekin Odacıoğlu'nun
yanında asistan olarak çalışmaya başladım. Uzaktan da olsa ona yardımcı
oluyordum ve espor ile alakalı bilgileri onun tecrübesi ışığında öğreniyordum. Gel
zaman git zaman lise bittiğinde yazın BPİ gaming house'una yani o takımın oyun
evine gittim ve inanılmaz şeyler tecrübe ettim. Bu süre zarfında almam gereken tüm
bilgileri Ekin Odacıoğlu'ndan öğrendim. Bu süreçte birçok tecrübe yaşayıp birçok şey
öğrendim. Takım içindeki uyumları ilk o zaman öğrendim. Bir takımın ne yapması
gerekli, gün içerisinde neler yaparlar, yaşam alanlarında neler bulunur ve ihtiyaçları
ve sıkıntıları nedir bunları hep 3. gözden keşfettim. Seneler boyu asistanlığım devam
ederken Üniversite için nihayet İstanbul'a taşındım. Buraya taşındığımda bir takımın
oyun evinde sorumlu olarak görev aldım ve genel menajeri yine Ekin Odacıoğlu idi.
Bu süreçte tam 3 ay boyunca oyuncular ne gibi sıkıntılar çeker, birbirleriyle
arasındaki iletişim problemleri nasıl giderilir, sosyal hayattan kopmuş bir insan ne gibi