EBK | Page 13

Bilimsel makale yaz�m� hakk�nda birçok kaynak okuyup, internette epey ara�t�rma yapt�ktan ve bu kitab�n temelini olu�turan ana kavramlar� ö�rendikten sonra ilk makalemi iki y�ll�k asistanken yaz�p( bir olgu sunumu idi) Türkiye�de yay�nlanan lokal( uluslararas� olmayan) bir dergiye gönderdim. Sonuç ne oldu dersiniz? Editör beni aray�p mükemmel bir makale yazd���m için tebrik mi etti san�yorsunuz. Hiç de de�il!
O tarihlerde makaleler posta ile gönderiliyordu( e-submission yoktu). Fakat derginin o�si çal��t���m kuruma yak�n oldu�u için makaleyi elden götürdüm. Sekretere teslim ettim. Editör makaleyi daha hakeme bile gönderme gere�i görmeden yaz�m format� aç�s�ndan bir sürü hatalar bulup revizyon istedi. Revizyonlar� yap�p yine elden götürdüm. Sonra yine revizyon geldi … sonra yine … sonra yine … Art�k sekreterle arkada� olmu�tuk, her gitti�imde çay içip sohbet ediyorduk. Tam be�inci revizyondan sonra alt�nc� revizyon mektubu yolda iken sekreter editörün odas�na girdi ve bir �eyler konu�tuktan sonra d��ar� ç�karak bana makalemin kabul edildi�ini söyledi.
Sevgili genç akademisyen arkada��m, bilimsel makale yazmak bisiklete binmek gibidir, bu i�in teorik k�sm�n� ne kadar iyi bilirseniz bilin, seleye oturup pedallar� çevirmeden ö�renemezsiniz. Ve daima ilk denemelerde dü�er dizlerinizi kanat�rs�n�z. Dizlerim kanamas�n diye bisiklete binmekten vazgeçerseniz ömür boyu bir daha binemezsiniz. Ama inat eder“ ben bu i�i yapaca��m” derseniz, bu sefer pedal çevirirken yemek bile yersiniz.
Unutmay�n, hayatta ba�ar�l� olan çocuklar zaman�nda dizleri kanam�� olan çocuklard�r. Dizleri hiç kanamam�� çocuklar ya onlara yana�arak ya da onlar� ele�tirerek hayatta kalmaya çal���rlar.