Ç
iğneme sisteminin temel yapılarından biri olan çene eklemleri, başın sağ ve sol tarafında
kulak deliğinin hemen önünde yer alır. Çene eklemini oluşturan
temel yapılar; kafatasında bulunan
eklem yuvası, alt çene de bulunan
eklem başı, ikisinin arasında bulunan
kıkırdak yapıdaki eklem diski ve bunlara tutunan çiğneme kasları ile eklem
bağlarıdır. Alt çenenin hareketi çiğneme kaslarının kasılarak her iki çene
eklemini koordine bir şekilde hareket
ettirmesi sonucu oluşur, ancak eklemin bu hareketi vücuttaki diğer eklemlerden farklı olarak sadece eklem
bağları değil ayrıca diş temasları ile
sınırlanır. Çiğneme, yutkunma, konuşma gibi günlük hayatın bir parçası olan fonksiyonlar sırasında sürekli
hareket halindeki çene eklemleri ile
ilgili herhangi bir rahatsızlığın varlığı
kişinin yaşam kalitesini oldukça kötü
etkilemektedir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar toplumda çene eklemi
rahatsızlığı belirtilerinden en az birinin görülme sıklığını %41 olduğunu
göstermiştir.
Çene eklemi rahatsızlığına sahip hastalarda sıklıkla görülen belirtiler şunlardır;
• Alt çenede meydana gelen ağrı
• Alt çenede yorgunluk hissi
• Boyunda başlayan şakaklarda ve
gözün arkasında yoğunlaşan ağrı
• Dişlerde ağrı
• Yüzde şişlik
• Ağzın açılması ve kapanması
sırasında çene eklemlerinden
tıklama veya takırdama şek
linde ses duyulması
• Ağız açma ve kapama sırasında bir
kaç saniye süren takılmalar
• Ağzın tamamen açık kalması
• Ağzın bir tarafa doğru kayarak açıl
ması
• Ağzın tam açılamaması
Çene eklemi rahatsızlıklarının meydana gelişinde bir veya birden çok
faktörün birleşmesinin etkili olduğu
düşünülmektedir. Bu faktörler oklüzyon (dişlerin kapanış ilişkileri)
düzensizlikleri, yoğun stres varlığı,
çene eklemine gelen ani darbeler, parafonksiyonel alışkanlıklardır.
Parafonksiyonel alışkanlıkların başında bruksizm gelmektedir. Bruksizm
diş sıkma veya diş gıcırdatma eylemlerinden herhangi birinin veya her
ikisinin birden görüldüğü bir rahatsızlıktır. Yetişkin toplumun % 10’luk
kesiminde görülen bruksizm uykuda
veya gün içinde meydana gelebilir.
Bruksizmin kaynağı tam olarak bilinmemektedir. Geçmişte oklüzyondaki
düzensizlikler ana etken kabul edilirken günümüzde bunun her zaman
etkili olmadığı bilinmektedir. Son çalışmalar bruksizmin stres ve kişisel
özellikler ile ilişkisi olduğunu göstermektedir. Bunun yanında tütün kullanımı, travma, bazı hastalıklar, ailede
bruksim varlığı, alkol, kafein, yasa
dışı uyuşturucu madde veya çeşitli
ilaçların kullanımı bruksizm etkenleri
arasında kabul edilebilir. Bruksizmin
teşhisi için hasta yakınının uyku esnasındaki gözlemleri, ağız-içi ve ağızdışı klinik gözlemler, uyku sırasında
çiğneme kaslarına yerleştirilebilen
taşınabilir aygıtlar ile kas etkinliği ölçümleri (EMG) ve uyku laboratuvarı
raporları (polysomniyografi) kullanılabilir. Bruksizm sonucunda çiğneme
sistemine aşırı ve süreli yüklenme
olmaktadır. Sistemin bu şekilde yüke maruz kalması kişinin tolerans
sırının aşılmasına
ve sonuçta çene eklemi rahatsızlığına
sebep olmaktadır.
Toplumda sıklıkla
görülen çene eklemi rahatsızlığı-
12
nın tedavi edilebilmesi için öncelikle
tanısının doğru konulması ve buna
uygun bir tedavi uygulanması gerekmektedir. Çene eklemi rahatsızlığı tek
bir rahatsızlığı tanımlamaz. Kassal
rahatsızlıklar, eklem içi rahatsızlıklar
ve dejeneratif eklem rahatsızlıkları
olarak üç ana grubu kapsayan bir terimdir.
Kas kaynaklı rahatsızlıkların meydana gelişi, kasın aşırı çalışması sonucu (bruksizm gibi) metabolik atıkların atılamamasıyla ilişkilendirilir.
Bu durumda çiğneme kaslarında elle
dokunulduğunda hissedilebilen ağrılı k \