Dilhâne Şubat 2019 şubat2019 | Page 97

Bâtıni Fetih – Abdurrahim Sağlam Elhamdülillah, vatanımız bugün zâhirî bir işgal altında değil, sokaklarımızda düşman askerleri gezmiyor ancak vatanımız, insanımız, okullarımız hatta ruhumuzun vatanı olan bedenimiz, aklımızın vatanı olan beynimiz ve hislerimizin vatanı olan kalbimiz; gayesizlik, tembellik, heyecansızlık, ahlaksızlık gibi türlü düşmanlar tarafından kuşatılmış ve hatta esir alınmıştır. Dün olduğu gibi bugün de bize düşman olan bu kavramlara bir kurşun sıkmak vazifedir. Şunu iyi bilmeliyiz ki bugün “beyinler silah, fikirler kurşun hükmündedir.” Bizler de ancak bir amaç belirleyip, sebatla, gayretle, inançla ve birlikte çalışarak bu düşmanlara bir kurşun sıkabiliriz. Bizler fikir tohumu atacak, sabredeceğiz. O tohum filizlenecek, büyüyecek, çiçeklenip meyvelenecek ve ardımızdan gelenleri şuurlandırıp harekete geçirecektir. Bu çalışmanın semeresini biz göremesek de, yarınlarımız olan evlatlarımıza, kardeşlerimize bu zemini hazır hale getirmemiz gerekmektedir. Fikri aydınlanma ve batıni fetih seferinde bizler bir kıpırdanma, bir sallantı yapabilirsek umuyorum ki bizden sonra gelenler deprem etkisi yapabilir kuvveti kendilerinde bulacaklardır. Bizlere atalarımızdan yalnızca camiler, saraylar kalmamıştır. Bizlere, onlardan bir ruh, bir dava miras kalmıştır. Malazgirt’te başlayıp Anadolu ile şenlenen fetihlerin zâhiri fatihi Sultan Alparslan ve orduları; bâtıni fatihi Ahmed Yesevî(k.s) ve erenleridir. Vazife olarak bugün bizler Yesevî Ocağı’nın erenleri isek Sultan Alparslan gelene dek zemini ona hazır hale getirmeliyiz. 97