Bâtıni Fetih – Abdurrahim Sağlam
Elhamdülillah, vatanımız bugün zâhirî bir işgal altında değil,
sokaklarımızda düşman askerleri gezmiyor ancak vatanımız,
insanımız, okullarımız hatta ruhumuzun vatanı olan bedenimiz,
aklımızın vatanı olan beynimiz ve hislerimizin vatanı olan kalbimiz;
gayesizlik, tembellik, heyecansızlık, ahlaksızlık gibi türlü düşmanlar
tarafından kuşatılmış ve hatta esir alınmıştır. Dün olduğu gibi bugün
de bize düşman olan bu kavramlara bir kurşun sıkmak vazifedir.
Şunu iyi bilmeliyiz ki bugün “beyinler silah, fikirler kurşun
hükmündedir.” Bizler de ancak bir amaç belirleyip, sebatla, gayretle,
inançla ve birlikte çalışarak bu düşmanlara bir kurşun sıkabiliriz.
Bizler fikir tohumu atacak, sabredeceğiz. O tohum filizlenecek,
büyüyecek, çiçeklenip meyvelenecek ve ardımızdan gelenleri
şuurlandırıp harekete geçirecektir. Bu çalışmanın semeresini biz
göremesek de, yarınlarımız olan evlatlarımıza, kardeşlerimize bu
zemini hazır hale getirmemiz gerekmektedir. Fikri aydınlanma ve
batıni fetih seferinde bizler bir kıpırdanma, bir sallantı yapabilirsek
umuyorum ki bizden sonra gelenler deprem etkisi yapabilir kuvveti
kendilerinde bulacaklardır.
Bizlere atalarımızdan yalnızca camiler, saraylar kalmamıştır.
Bizlere, onlardan bir ruh, bir dava miras kalmıştır.
Malazgirt’te başlayıp Anadolu ile şenlenen fetihlerin zâhiri fatihi
Sultan Alparslan ve orduları; bâtıni fatihi Ahmed Yesevî(k.s) ve
erenleridir. Vazife olarak bugün bizler Yesevî Ocağı’nın erenleri isek
Sultan Alparslan gelene dek zemini ona hazır hale getirmeliyiz.
97