Himmet Ya Fakih Ahmed
Gökhan Kırcılı
Manevi iklimde belli bir seviye ve kıvama gelen Fatih’in pasifize
olmaması, devlet işlerini ihmal etmemesi, Haçlı ittifakları karşısında
zafiyete düşülmemesi, kendisi ile daha fazla meşgul olmaması, devlet
işlerine daha fazla zaman ayırabilmesi için Akşemseddin hz. ; Sultanın
bütün ısrarlarına rağmen, İstanbul’u terk edip Göynük beldesine gidip
yerleşti.
Akşemseddin hz. Göynük’te 1459 (H. 863) yılına kadar yaşadı. Bir gün
küçük oğlu Hamdi Çelebi ile meşgûl olurken, “Bu küçük oğlum yetim,
zelîl kalır; yoksa bu zahmeti, mihneti çok dünyadan göçerdim.”
deyince, hanımı, “A efendi! Göçerdim dersin yine göçmezsin.” diye
latife yaptı. Bunun üzerine şeyh hemen, “Göçeyim.” deyip, mescide
girdi. Evlâdını topladı. Vasiyetnâmesini yazdı. Helâllaştı, vedâ etti.
Yâsîn Sûresi okunurken sünnet üzere yatıp rûhunu teslim eyledi.
Göynük’teki târihî Süleymân Paşa Câmii’nin bahçesine defnedildi.
Akşemseddin’in Türbe kitabesinde şunlar yazılıdır:
“Kara gün dostu imiş Fâtih’in Akşemseddin.
Ki; yüzünden lemeân etti Feth-i Mübîn
Nusratı çeşm-i hakikisiyle görüp verdi haber.
Böyle her şeyi uzaktan görür erbab-ı yakîn. ”
“Akşemseddin hz. Fâtih’in kara gün dostu imiş. Peygamber a.s
tarafından müjdelenen İstanbul’un Fethi O’nun sayesinde
gerçekleşmiş. Allah’ın bildirmesi ile, Fethin müyesser olacağını haber
verip, askeri cesaretlendirmiştir.”