Dilhâne Şubat 2019 şubat2019 | Page 56

Himmet Ya Fakih Ahmed Gökhan Kırcılı Manevi iklimde belli bir seviye ve kıvama gelen Fatih’in pasifize olmaması, devlet işlerini ihmal etmemesi, Haçlı ittifakları karşısında zafiyete düşülmemesi, kendisi ile daha fazla meşgul olmaması, devlet işlerine daha fazla zaman ayırabilmesi için Akşemseddin hz. ; Sultanın bütün ısrarlarına rağmen, İstanbul’u terk edip Göynük beldesine gidip yerleşti. Akşemseddin hz. Göynük’te 1459 (H. 863) yılına kadar yaşadı. Bir gün küçük oğlu Hamdi Çelebi ile meşgûl olurken, “Bu küçük oğlum yetim, zelîl kalır; yoksa bu zahmeti, mihneti çok dünyadan göçerdim.” deyince, hanımı, “A efendi! Göçerdim dersin yine göçmezsin.” diye latife yaptı. Bunun üzerine şeyh hemen, “Göçeyim.” deyip, mescide girdi. Evlâdını topladı. Vasiyetnâmesini yazdı. Helâllaştı, vedâ etti. Yâsîn Sûresi okunurken sünnet üzere yatıp rûhunu teslim eyledi. Göynük’teki târihî Süleymân Paşa Câmii’nin bahçesine defnedildi. Akşemseddin’in Türbe kitabesinde şunlar yazılıdır: “Kara gün dostu imiş Fâtih’in Akşemseddin. Ki; yüzünden lemeân etti Feth-i Mübîn Nusratı çeşm-i hakikisiyle görüp verdi haber. Böyle her şeyi uzaktan görür erbab-ı yakîn. ” “Akşemseddin hz. Fâtih’in kara gün dostu imiş. Peygamber a.s tarafından müjdelenen İstanbul’un Fethi O’nun sayesinde gerçekleşmiş. Allah’ın bildirmesi ile, Fethin müyesser olacağını haber verip, askeri cesaretlendirmiştir.”