Denizde Yaşamak Denizde Yaşamak | Page 74

dümendeki bizler onları anlıyoruz… Sonuçta dört tekne herhangi bir vukuat olmadan ama bağırış çağırış yanaştık. Dört teknenin kaptanı, ellerimizde pasaportlar, teknenin kağıtları, limana giriş formalitelerini tamamlamak için liman otoritesine gittik. Teknelere döndük ki bir de ne görelim? Hanımların hepsi bir olmuş, bizlerle tek kelime konuşmuyorlar. Nedeni, manevra sırasında onlara bağırmamızmış!.. Bu bağırmaları onlar, hakaret olarak kabul etmişler. Kendilerine bağırdığımız için küsmüşler. Aradan üç dört saat geçti ve akşamüstü oldu. Küslük hala sürüyor. Tüm teknelerdeki mürettebatı, saat 17:00 çayına bizim tekneye davet ettim. Herkes geldi ama herkesin sırtı birbirine dönük. Kadınlar başka bir yöne, erkekler (kaptanlar) başka bir yöne bakıyor. Şöyle bir konuşma yaptım: “ Size bağırdığımız için bize küstünüz. Ama şunu bilmeniz gerekir. Bağırmak fiili, insanın sesini yükselterek konuşmasıdır. Bunun, yani bağırmanın üç ana amacı vardır. Amaçlardan biri, kişinin kızdığı karşı tarafa öfkesini dile getirmesidir. Kişi, bu öfke esnasında hakaret içeren kelimeler kullanabilir. Bir başka bağırma amacı ise öfkenin tam tersi olan sevinç ve coşku göstergesidir. Tuttuğunuz takımın gol atması, piyangodan ikramiye kazanılması gibi durumlardır. Bağırmanın üçüncü amacı da, insanın dış şartlar nedeniyle sesini karşı tarafa duyuramaması nedeniyle, sesinin desibelini (şiddetini) yükseltmesidir. Bizim biraz önce demir atarken bağırmamızın amacı, rüzgâr nedeniyle dağılan seslerimizi sizlere duyurmaktı. Hiç kimsenin ağzından hakaret içeren bir kelime çıkmadı.” Bu konuşmadan sonra olay tatlıya bağlandı ve konu kapandı. Bu anıdan çıkartılacak ders şudur: Zaman zaman eşinizle teknede tartışabilirsiniz. Ama en önemli ders, teknede elle işaretleşerek haberleşme konusunda her çiftin mutlaka pratik yapmak ve uyum sağlamak zorunda olduğudur. Bu konuda dümenci ve manevrayı yöneten kişi arasında daha önceden Denizde yaşamak 73