verdiyseniz, büyük bir ihtimalle tekne sahibi bir arkadaşınız vardır.
Ondan öğrenebilirsiniz. Tekne sahibi bir arkadaşınız da yoksa, yine dert
etmeyin. Aldığınız tekneyi bir marinaya bağladıktan sonra, emin olun bu
işi bilen ve hiç ücret talep etmeden size öğretecek çok sayıda yeni
dostlarınız olacaktır. (Ben 23 yıl önce böyle öğrenmiştim.) Denizciliğin,
yukarıda saydığım keyifleri insana yaşatmasının yanı sıra, en büyük keyfi
de, insanları cana yakın ve yardımsever hale getirmesidir.
Önce arkadaşınızın ve yeni arkadaş olduğunuz kişinin teknesiyle
günlük kısa seyirlere çıkın. Tekne manevrasını ve yelken açmayı pratik
olarak görün, deneyin.
Daha sonra, yine arkadaşınızla ve ailenizle birlikte, bu kez kendi
teknenizle, günlük ya da iki üç günlük seyirlere çıkın. Kendi teknenizde,
manevrayı, yelken kullanmayı, demir atmayı, değişik hava koşullarında
yapılması gerekenleri öğrenin.
Daha sonraki aşamada, ailenizle birlikte teknenizle açılın. Ama
yanınızda yine bilen ve tecrübeli bir başka tekne daha olsun. Bir süre
birden fazla tekne ile birlikte bir haftalık seyirlere çıkın. O esnada
karşılaştığınız güçlükler, yaptığınız acemiliklerle ilgili olarak diğer
teknedeki arkadaşlarınıza fikir danışın. Birden çok tekneyle yaptığınız
gezilerden birinde hele bir de fırtınaya yakalanırsanız, çok şanslısınız
demektir. O fırtınayı da atlatıp bir koya demir attıysanız, artık piştiniz ve
son aşamaya geldiniz.
Denize ve kurallarına saygısızlık etmeden, “Tamam artık
kullanabiliyorum” kanaatine vardığınızda, artık ailenizle birlikte
özgürlüğe ve yeryüzündeki cennete açılabilirsiniz. Şunu da kesinlikle
unutmayın. Tek başına tekneyi kullanmaya başlamak, her şeyi öğrenmiş
olmak demek değildir. Denizde her şeyi öğrenmek diye bir kavram da
yoktur. Türk amatör denizciliğinin piri Sadun Boro, 80 yaşını devirmiş
olmasına ve 60 yıldan fazla denizde olmasına rağmen, “Her gün yeni bir
şey öğreniyorum” diyor. Bu öğrenilecek şeyler, ille de denizcilik
kurallarıyla ilgili değil. Tekne tuvaletine tuvalet kağıdı, tırnak vs
atılmaması gerektiğini öğrendiniz. Ama şu örnek için ne diyeceksiniz?
Vişneyi çekirdeği ile yuttuysanız, tekne tuvaletini kullanmayın. Mide ve
bağırsaklar vişne çekirdeğini öğütemiyor ve tekne tuvaletinin pompası
tıkanıyor. Ben bunu 22 yıl sonra öğrendim. Çoğu kişinin de henüz
bildiğini sanmıyorum. Bu bölümün son sözü olarak tekrarlamakta fayda
var. Unutmayın, hiç kimse anasının karnından denizci ve yelkenci olarak
doğmadı. İsterseniz, başarabilirsiniz.
36 Denizde yaşamak