Üçgenlerin uçları içeri doğru bakıyor, geniş kenarları yukarı ve aşağı
bakıyorsa, üçgen uçlarının birbirine kapalı olması, güneşin batışını
andırır ve batı kardinalidir. Güvenli geçiş batıdandır.
Gündüz saatlerinde kardinal fenerlerine baktığımızda kuzey ve güneyi
ayırt etmek kolay da doğu ve batıyı ayırt etmek bu açıklamalara göre hâlâ
biraz sorunlu gibi… Bu noktada kitabın ikinci baskısı için değerli denizci
dost Ali Gündüz, çok güzel bir ipucu veriyor.
Doğu kardinali, sağdaki sayfada görüldüğü gibi, tabanları birbirine
paralel, uçları aşağı ve yukarı bakan iki üçgen… Bu iki üçgeni
yukarıdan aşağıya tam ortadan ikiye bölün. Sağdan sola okuma yönünde
ortaya çıkan harf keskin çizgili büyük “D”dir. “D” doğudur ve güvenli
geçiş yönünü gösterir.
Batı kardinaline gelince… Aynı ipucu burada da geçerli… Batı
kardinali, tabanları aşağı ve yukarı, uçları da içeri bakan iki üçgen ile
işaretlenir. Yan sayfada gördüğünüz bu iki üçgeni de, yukarıdan aşağı
yönde tam ortadan ikiye bölün. Sağdan sola okuma yönünde ortaya
çıkan harf keskin çizgili büyük “B”dir. “B” de batının “B”sidir, güvenli
geçiş batıdandır.
Bu katkı için Ali Gündüz’e teşekkür ediyorum. Bu ipucunun sadece
Türkçe bilenler için geçerli olması, denizlerin daha çok Türk’ü çağırması
mıdır, bilemiyorum.
Bir de bu kardinalleri gün batımından sonra ışıklarına göre tanımak
vardır. Çoğu kişiye bu karmaşık gelse bile, esasında gündüz yaptığımız
gözlemden çok daha basittir.
Bir saat kadranını pusula gibi değerlendirin. Saate baktığınızda, pusula
gülüne bakıyormuş gibi düşünün. Saat 12 kuzeyi, saat 3 doğuyu, saat 6
güneyi, saat 9’da batıyı gösterecektir.
Kardinallerin ışık rengi beyazdır. Eğer üç beyaz ışık çakarsa, bu bir
doğu kardinalidir ve pusulaya bakıp (artık saate değil, pusulaya)
doğusundan geçilir. Eğer 6 beyaz ışık çakarsa güney kardinalidir. 9
beyaz ışık çakarsa batı kardinalidir.
Ve son olarak da hızlı çakar dediğimiz 12 kez çakarsa bu da kuzey
kardinalidir.
Esasında korkulduğu gibi değil. Gayet basit… Fenerler, denizcilerin
en iyi dostudur. Mevki bulmamıza, güvenli geçişimize yardımcı olurlar.
Ama önemli olan onlarla dost olabilmeyi öğrenmektir.
Ancak bu noktada değerli büyüğümüz Sadun Boro’nun Vira Demir
kitabında yaptığı aşağıdaki uyarıyı dikkate almanızı öneriyorum.
122
Denizde yaşamak