232................................................................................... İslam ' da Şia
Geçen bölümde söz edilen konulara dikkat edilirse Peygamberin maksadının açıklanmasına engel olanların daha sonra seçimle hilafete geçen şahıslar olması özellikle Ali( a. s) ve dostlarına haber vermeden seçimin yapılması ve onları olup bitmiş bir işle karşı karşıya bırakmaları açıkça gösteriyor ki, Peygamberin bu hadisten maksadı kendi halifesini tanıtıp Ali ' yi( a. s) hilafete seçmekti.
Peygamberin huzurunda denilen sözden maksat da gürültü çıkarıp Peygamberi kararından vazgeçirmekti. Denilen söz, ciddi olarak kastedilmemişti.
Çünkü evvela, Peygamber-i Ekrem hastalık boyunca hiç bir yersiz söz konuşmadı ve konuştuğuna dair bir şey de rivayet edilmemiştir. Dini açıdan da hiç bir Müslüman ilahi ismetle korunmuş kimseye sayıklama nisbeti veremez.
İkinci olarak da, eğer gerçekten Peygamberin sayıkladığını vurgulamak kastedilmiş olsaydı, " Kur ' an bize kafidir " cümlesinin bir anlamı olmazdı. Zira Peygamber ' in sözlerinin sayıklama olduğunu ispat etmek için hasta olduğu delil olarak öne sürülürdü, " Kur ' an varken Peygamberin sözüne ihtiyacımız yoktur " cümlesi değil. Hiç bir sahabeye, Kur ' an ' ın, Peygamberi itaati farz birisi olarak bildirmesi gizli kalmamalıdır.
s. 217. Taberi ' nin " Tarih-ur Rüsül-i vel-Muluk " kitabı, c. 2, s. 436.