Şia İnançları/Ahireti Tanıma ......................................................... 209
İnsan ve dünyanın yaratılışında, semavi şeriatların
hedefinde tefekkür etmek böyle bir günün (kıyamet
günü) gelecekte olmasını apaçık ortaya koymaktadır.
Yaratılışta meydana gelen işler üzerinde dikkatle
düşündüğümüzde hiçbir işin -ki zorunlu olarak bir nevi
hareketi içerir- sabit hedef taşımadan oluşmadığını
anlarız. İşin kendisi hiç bir zaman asil ve müstakil ola-
rak kastedilmiş ve istenilmiş olmaz. Devamlı bir hedef
ve gayeye mukaddimedir ve o hedefe yönelik bu işler
de istenilir. Hatta sathi ve yüzeysel görüşlerin hedefsiz
saydığı örneğin doğal fiiller, çocukların oynaması vb.
işlere dikkatle bakarsak kendilerine uygun hedef ta-
şıdıklarını görürüz. Genellikle harekete sahip olan do-
ğal fiiller, hareketin hedefi olan hedeflere sahiptirler;
çocukların oynamasında da oyunlara uygun hayali ve
vehmi hedefler vardır ki, çocuklar oynamakla o hede-
fe ulaşmak amacındadırlar.
Elbette dünyanın ve insanın yaratılışı, Allah'ın işidir.
Allah da hedefsiz ve gayesiz işler yapmaktan, devamlı
yaratıp, rızık verip, öldürüp ve yine aynı işi tekrar baş-
latıp düzeltmekten ve yok etmekten münezzeh ve be-
ridir.
Öyleyse insanın ve dünyanın yaratılışında sabit he-
deflerin varlığı kaçınılmazdır. Elbette bu hedeflerin ni-
hai faydaları yine yaratılanlara döner, Allah'a değil. Şu
halde diyebiliriz ki insan ve dünya sabit bir yaratılışa,