deneme 2 | Seite 210

Şia İnançları/Ahireti Tanıma ......................................................... 209 İnsan ve dünyanın yaratılışında, semavi şeriatların hedefinde tefekkür etmek böyle bir günün (kıyamet günü) gelecekte olmasını apaçık ortaya koymaktadır. Yaratılışta meydana gelen işler üzerinde dikkatle düşündüğümüzde hiçbir işin -ki zorunlu olarak bir nevi hareketi içerir- sabit hedef taşımadan oluşmadığını anlarız. İşin kendisi hiç bir zaman asil ve müstakil ola- rak kastedilmiş ve istenilmiş olmaz. Devamlı bir hedef ve gayeye mukaddimedir ve o hedefe yönelik bu işler de istenilir. Hatta sathi ve yüzeysel görüşlerin hedefsiz saydığı örneğin doğal fiiller, çocukların oynaması vb. işlere dikkatle bakarsak kendilerine uygun hedef ta- şıdıklarını görürüz. Genellikle harekete sahip olan do- ğal fiiller, hareketin hedefi olan hedeflere sahiptirler; çocukların oynamasında da oyunlara uygun hayali ve vehmi hedefler vardır ki, çocuklar oynamakla o hede- fe ulaşmak amacındadırlar. Elbette dünyanın ve insanın yaratılışı, Allah'ın işidir. Allah da hedefsiz ve gayesiz işler yapmaktan, devamlı yaratıp, rızık verip, öldürüp ve yine aynı işi tekrar baş- latıp düzeltmekten ve yok etmekten münezzeh ve be- ridir. Öyleyse insanın ve dünyanın yaratılışında sabit he- deflerin varlığı kaçınılmazdır. Elbette bu hedeflerin ni- hai faydaları yine yaratılanlara döner, Allah'a değil. Şu halde diyebiliriz ki insan ve dünya sabit bir yaratılışa,