deneme 2 | Page 157

156 ................................................................................... İslam'da Şia lığını aydınlatır. Çünkü, kendileri ve bütün her şeyin var oluşunda şüpheye düşen ve varlık dünyasını hayal ve batıl düşünce sanan kimselerin aksine biliyoruz ki, idrak ve şuurla yaratılan bir insan her şeyden önce kendisini ve dünyayı idrak eder yani kendisinin ve kendi dışındaki varlıkların varlığında tereddüt etmez. İnsan var olduğu sürece bu idrak ve ilim onunla birlik- tedir ve herhangi bir kuşku ve değişimi kabullenmez. İnsanın, şüpheci ve safsatacı karşısında ispat ettiği bu gerçek varlık, sabittir, hiç bir zaman butlan ve de- ğişimi kabul etmez. Yani gerçeği inkar eden şüpheci ve safsatacının sözü asla doğru değildir. Neticede var- lık dünyası sabit bir gerçeği içermiştir. Ama bununla birlikte gördüğümüz bu varlıkların her biri kısa yahut uzun bir süreden sonra varlığını kaybediyor ve yok oluyorlar. Böylece görülen dünya ve parçaları, gerçeğin ve varlığın özü olmadığı belki ken- dileri dışında sabit bir gerçeğe dayalı oldukları, onunla var oldukları, onunla bağlantıda oldukları sürece var- lıklarını sürdürdükleri, ondan koptukları anda yok ol- maya mahkum oldukları ortaya çıkmış olur. 144 Bizler 144- Allah-u Teâla Kur'an'da bu tür burhana işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Peygamberleri dediler; gökleri ve yeryüzünü yaratan Al- lah'ta şüphe edilir mi? (O, gökleri ve yeryüzünü yokluktan ya- ratmıştır)." (İbrahim/10)