deneme 2 | Page 136

Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 135 İnsanın, Allah'ın kendisine vermiş olduğu fıtrata dayanarak kendi görüşlerini isbat ettiği akli deliller, "Burhan ve Cedel" diye iki bölüme ayrılır. Burhan; öğe ve unsurları, meşhur ve kesin olmasa bile gerçek öncüllere dayanan bir hüccet türüdür. Başka bir deyişle, burhanın unsur ve öğeleri insanın Allah'ın vermiş olduğu şuur ile kesinlikle kavrayacağı ve onaylayacağı önermeler olur. Böyle bir düşünce tü- rü (söz gelimi üç sayısının dörtten küçük olduğu gibi) bildiğimiz gibi aklî bir düşüncedir. Böyle bir düşünce, evrenin genelini kapsayan örneğin; yaratılışın mebdei ve alemin ve alemdekilerin sonunun ne olacağı gibi konular hakkında gerçekleşirse buna da felsefi dü- şünce denir. Cedel ise, öğelerinin bütünü veya bazısı meşhur ve söz götürmez olgulara dayalı bir hüccet türüdür. Nite- kim din ve mezheplerin izleyicileri genelde kendi içle- rinde mezhebi görüşlerini, o mezhebin söz götürmez temellerine dayandırarak isbat ederler. Kur'an-ı Kerim bu metotların her ikisini de kullan- mış ve onda bu iki metoda örnek oluşturacak bir çok ayet mevcuttur. Kur'an-ı Kerim öncelikle varlık alemiyle ilgili genel kapsamlı olgular, evrenin genel düzeni, gökyüzü, yıl- dızlar, gece, gündüz, yeryüzü, bitkiler, hayvanlar, in- sanlar ve diğer varlıkların özel nizamları hakkında öz-