BURSAPOST Sayı-40 | Seite 5

5 Eylül / 1 Sayı : 40 Ölmeye ölmeye ölmeye geldik...! Canan Ekinci YILMAZ Birçok futbolsever gibi ben de Süper Kupa finalinin Soma’da kaybettiğimiz 301 can anısına Manisa’da oynanacağını duyduğumda, maçın taraftarından oyuncusuna, yöneticisinden izleyicisine centilmence geçeceğini düşündüm. Heyhat, ne boş bir düşünce.... Terör sadece dağda değil ki. Bolcası trafikte, geri kalanıysa yeşil çimlerde... Daha maç başlamadan Galatasaraylı taraftarlar ve Emre Belözoğlu arasında gerginlik yaşandı. Emre’ye şişe atıldı. Maçta da yabancı madde yağmuru artarak sürdü. Taraftarlar ne buldularsa futbolculara fırlattı. Su şişesi, çakmak, plastik koltuk parçaları, bozuk para, meşale, hatta ve hatta domates... Canları menemen çekmiş zaar... Tribünde kendilerini izleyen Soma’da yakınlarını kaybedenlerin önünde karşılıklı küfürleştiler. Ettikleri galiz küfürlerden onlar utanmadı, biz yerin dibine geçtik. Melo penaltı kaçırdı, Volkan üzerine atladı. Sonra ikili arasında hakem olmasa birbirlerini öldüreceklermiş gibi bir tartışma başladı. Volkan Melo’ya “Sen bittin” diye hareket yapıp elini cinsel organına götürdü. Fenerbahçe kupayı penaltılarla kazandı. Tabii kazanmanın sevinci de küfür kıyamet yaşandı. Volkan Demirel hızını alamamış olacak ki soyunma odasında, “Belediye, gereksiz sokak köpeklerini temizlesin; yoksa ben yapmak zorunda kalacağım” diyerek Pitbull lakaplı Melo’ya abuk bir mesaj gönderdi... Maç bitti, herkes evine gitti. Maçın ardından henüz acıları taze Somalılar’ın futbolculara ve taraftarlara acıyan bakışları kaldı... Bir yanda ekmek derdindeki, can derdindeki Somalı, diğer yanda paraları koyacak yer bulamayan, aldığı paranın karşılığı olarak sadece doğru düzgün top oynaması beklenen oyuncu... **** Yıllardır holigan denilen canlının davranışlarını izlerim de, yine de özlerini, sözlerini anlamış değilim. Bu kez taraftar taşkınlığına oyuncular da katıldı, daha doğrusu ateşin yükselmesine çanak açtı. Oyuncular da taraftarlar da ne akılla izah edilir haldeler artık, ne de mantıkla. Hani herkes bir takım tutar, herkes maç izler, herkes heyecanlanır, herkes coşar, kızar, bağırır çağırır. Tamam. Lakin bunlarınki farklı. Mübarek sanki kan davası... Kendi camiasında gayet ciddi ve otoriter görünen bir adamın maç günü geldiğinde zıvanadan çıkması, kafasına takımının rengini taşıyan soytarı şapkası geçirip de soka