BURSAPOST Sayı-40 | Page 15

15 Eylül / 1 Sayı : 40 ASGD Semineri Suat SAPAN 22-24 Ağustos tarihlerinde Bursa’da, ASGD Anadolu Medyası Eğitim Semineri yapıldı. Seminerin açılışında; - 6222 Sayılı Sporda Şiddeti Önleme Yasası Hakkında Bilgilendirme - Kulüpler ve Medya İlişkileri - Teknik Adam Gözüyle Spor Basını konuları hakkında açıklamalar yapıldı. Sporda Şiddeti Önleme Yasası ile ilgili olarak, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Sayın Celalettin Karanfil görüşlerini aktardı. “Futbolda şiddeti önleme adına, fanatik taraftar gruplarına karşı, şiddet karşıtı taraftar grupları oluşturulabilir. Ülkeler arasında futbol takımlarının birbirleriyle dostluk kurmaları, karşılıklı ilişkilerin arttırılması olumlu bir çabadır. Özellikle İskoçya ve Danimarka Kulüpleri bu konuda iyi örnekler oluşturmuşlardır. İngiltere’de her futbol kulübünün kendi savcısı vardır. Savcılar taraftarların hemen hepsini tanır. Taraftarların ve yöneticilerin doğru yönlendirilmesi adına oldukça önemli bir uygulamadır. Sezonun başlamasına az bir süre kalmasına rağmen passolig’e hala ilgi yok. Duyumlarımıza göre bazı kulüpler taraftarların passolig kartlarına kombine yüklüyorlarmış. Bu kesinlikle yasal değil tabi. Yakalayabilmenin en önemli yolu vergi incelemesi olur sa- suatsapan@hotmail.com nırım. Ülkemizde şiddetten dolayı ceza alanların karakola gidip imza atmamalarının karşılığı 500 lira. Bu rakam Avrupa Ülkelerinde 15.000 Euro. Elektronik bilet uygulamasının bir ayağının boşta kaldığını düşünüyorum. Çünkü yüz tanıma sistemi eksik. Beşiktaş-Arsenal maçına girenler bu yüzden denetlenemediler. Ancak 2. bariyerin kurulması nedeniyle en az 20.000 kişi iç bölüme geçemedi. Eğer bu bariyer kurulmasaydı Beşiktaş-Galatasaray maçında yaşanan kapı patlatma olayının aynısı tekrar yaşanırdı” Kulüpler ve Medya İlişkileri konusunda ise Bursaspor Yöneticisi Profesör Doktor Sayın Nihat Sapan’ın sunumunu izledik. Sunumda medyadan seçilen çok ilginç örnekler izledik. Hele bir tanesi ibretlikti! 25 Kasım 2010 tarihli Hürriyet Gazetesinde Meriç Tunca’nın “Bursaspor’u rezil edenler” başlıklı yazısı… Sapan, yazının çarpıcı cümlelerini seçerek ve yanıt vererek devam etti; “- Bursaspor Avrupa’nın sıradan takımlarından 4-6 gol yemiş. İstanbul’un 3 büyükleri 7-8 yemediler değil mi? - Şampiyon bu sene Anadolu’dan çıksın dediniz, gördünüz şeyi! Terbiyesizlikte sınır yok. Neyi gördük? - Galatasaray, Bursaspor’un şampiyon olmasını iste- miş. O zaman neden yenilmedi Bursaspor’a? - Beşiktaş, Bursa’ya yedek takımla gelmiş. Bursa, Beşiktaş’ı ilk yarıda İstanbul’da yenmedi mi? Kendi sahasında da yenmesi son derece doğal değil mi? - Trabzon, Fener’e karşı niye bu kadar direnmiş? Kalesini açması mı gerekiyordu? - Bursaspor 3 maçını hükmen kazanmış. El insaf! Bunların ikisi zaten Ankaraspor’un ligden düşürülmesi üzerine tüm diğer takımlarında oynamadan puan aldığı maçlardı. Diğeri de Diyarbakır’da 1-0 galipken olaylar nedeniyle yarıda kalan maçtı. Hoş yarıda kalmasaydı da Bursa zaten rahat kazanırdı” Sapan, bu yazı üzerine hem yazar bozuntusuna, hem Hürriyet gazetesine mail göndermiş. Yazardan ses çıkmamış. Gazete de prensip olarak yazarların yazılarına karışılmadığını söylemiş. Tabi aklıma hemen Yılmaz Özdil geldi. Yılmaz Özdil’in yazısına niye karışıyorsunuz o zaman? Yoksa kuyruğunuza mı basıldı? Sonuçta medyanın olayın en önemli noktasında olduğu bir gerçek! Eğer olayların önlenmesi konusunda üzerlerine düşeni yaparlarsa sorunun çözümü de kolaylaşır. Bursaspor’dan.. Süper Lig’in yeni sezonun hazırlık dönemi, tüm takımlar açısından oldukça kısır geçti. Daha önceki yıllarda birçok hazırlık maçı yapılır, küçüklü büyüklü turnuvalar düzenlenirdi. Bursaspor öncelikle yurt dışı kamp fiyaskosunun kurbanı oldu. En ciddi maçımızı Trabzonspor’la gerçekleştirdik. Son hazırlığımızda, Şanlıurfaspor ile yaptığımız karşılaşmaydı. Şenol Güneş’in Galatasaray karşısındaki kadrosunun netleşmesi açısından önemliydi. Ama ben hocamızın kafasının daha çok karıştığını düşünüyorum. Şanlıurfaspor geçtiğimiz sezona oranla daha mütevazı bir kadro oluşturmuş. Sansasyonel isimlerdense işe yarayacak gençleri tercih etmiş. En etkili ismi Tello’ydu. Bursaspor İrfan Buz döneminde etkili ve mücadeleci bir futbol oynamıştı. O tempoyu bir türlü yakalayamadık. Takımın genelinde bir isteksizlik gözleniyor. Savunmamız şimdilik en oturmuş bölgemiz. Harun, Şener, Serdar Aziz, İbrahim ve Aziz iyi anlaşıyorlar. Mücadele güçlerinin yavaş yavaş yükseleceğini düşünüyorum. Orta sahamız vasat. Traore yabancı olarak iyi bir tercih gibi görünmüyor. Çok zayıf ve etkisiz bir fiziği var. Belluschi’nin formunda hiçbir gelişme yok. Holmen’in eksikleri maç yaptıkça kapanacak. İyi başlamayan Ozan Tufan’ı bu karşılaşmada beğendim. Ozan İpek’ten geri dönüşü konusunda çok umutluydum. Ama olmuyor. Hiç çabası yok. Volkan hırsıyla işi götürecek gibi. Yardımlaşmayı sürdürmesini ve kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda doğru vuruşlar yapmasını bekliyorum artık. Fernandao’yu sezon başında ilk kez izliyoruz. Galiba geç açılıyor. Ama inşallah bizi fazla bekletmez. Şu anki durumu hoş değil. Bizim taraftar yine bir günah keçisi buldu, Ferhat. Yönetim lütfen ilgilensin ve bu çocuğu taraftara kurban etmesin. Sol tarafta onun gibi etkili bir isim var mı? Bekir sahadaki duruşuyla kesinlikle tam bir futbolcu izlenimi veriyor. Ama iş oynamaya gelince nedense olmuyor. Josue’yi henüz yeterli ölçüde izleyemedik. 10 numaralı forma Enes’e verilmiş. Umarım doping etkisi yapar. Altyapıdan da birçok genç oyuncumuz var. Ancak takımdaki durgunluk herk