12
Eylül / 1 Sayı : 40
‘Kulüpler-MedyaTaraftar İlişkileri’
Prof. Dr. Nihat SAPAN
nihatsapan@yahoo.com.tr
G
eçtiğimiz hafta sonu (23 Ağustos 2014 Cumartesi Günü) Bursa Holiday Inn Hotel’de
gerçekleştirilen “Anadolu Spor Gazetecileri
Derneği”nin, “Spor Basını Bilgilendirme Projesi” kapsamında düzenlediği “Anadolu Medyası Eğitim Semineri”ne Bursaspor Yöneticisi olarak davetliydim.
Seminerde “Kulüpler-Medya-Taraftar İlişkileri” konusunda bir konuşma yaptım.
Açılış konuşmasında ASGD başkanı Sayın İbrahim
Erdoğan, ülkemizde spor alanlarında görülen şiddet
olaylarının önemli bir kaynağı olarak medyanın gösterilmekte olduğunu ve kamuoyunda medyanın
sporda şiddeti körüklediği düşüncesinin hakim olduğunu ifade etti. Açılışta kendisine söz verilen Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey sporda
şiddetin ceza değil eğitimle önlenebileceğini belirtti.
Açılış konuşmalarının ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı vekili Celalettin Karanfil, 2011 yılında
yürürlüğe giren, 6222 sayılı “Spor’da Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun” ile ilgili örnekler verdi.
Ben konuşmamda Anadolu’nun çeşitli illerindeki ve
Bursa’daki spor yazarlarının yazmış olduğu yazılardan derlediğim slayt gösterisi ile çeşitli örnekler verdim. Konuşmamım en önemli mesajlarından biri
“elini taşın altına koyanlara” karşı daha anlayışlı ve
pozitif yaklaşım gösterilmesi gerektiği idi. Gerçekten
yönetime talip olanlara daha sabırlı davranmak,
görev sırasında destek olmak, ancak başarısız olan
yönetimi yapılacak genel kurulda göndermek en
uygun yaklaşımdır. Şiddetli kaba eleştiri ya da küfür
negatif tutum olarak yönetimin motivasyonunu
azaltacaktır. Ayrıca değindiğim diğer bir konu da tribünde iyi seyircinin hakim olması gereği idi. Tribünde işlenen suçlarının cezasız kalması sonrasında
olayların durmak bilmediğini, oysa suç işlediği sabit
olan kişilere verilecek ve gerçekten uygulanacak
olan cezalarla olayların önlenebileceğini ifade ettim.
Gerçekten uygulanan cezalar da bir eğitimdir.
Bu sempozyumdan iki gün sonra Manisa’da süper
kupa finali yapıldı. Tribünlerdeki çirkinlikler futbolun
önüne geçti. Sahaya atılan su şişeleri, çakmak,
kalem, meşale ve patlayıcı maytapların yanına domates de eklenmişti. Korner atışları yapılamadı, kale
önlerinin temizlenmesi için zaman zaman müsabakaya ara verildi. Türkiye liglerinin ilk iki sırasında yer
alan iki takımın mücadelesinde taraftarın durumu
bu ise başka söze gerek var mı bilmiyorum. Burada
kişilere ceza verilmezse bu olaylar devam edecektir.
Ancak aynı zamanda maç öncesindeki hafta içinde
gerilimi arttıran demeçler veren yöneticilerin de
uyarılması ya da ceza almaları gereklidir. Sonuçta
oynanan bir futbol maçıdır ve batı ülkelerindeki
standartlarda oynanması ve izlenmesinin sağlanması öncelikle futbol federasyonunun görevidir.
Öncelikle suç işleyen kişilerin tespit edilerek mutlaka cezalandırıl maları çok önemlidir. Bu konuda
aşama kaydetmeyen kulüpler daha ağır cezalar almalı ve gerekirse puan silme ya da küme düşme cezalarına kadar gidilebilmelidir. Stadyumlara
kadınların ve çocukların korkusuzca gelmeleri ve rahatsız olmadan maç izleyebilmeleri mutlaka sağlanmalıdır.
Bu haftasonu yeni bir futbol sezonu başlıyor ve Bursaspor olarak kendi sahamızda Galatasaray takımını
konuk edeceğiz. Yeni sezonun ilk maçında sahamızda iyi bir sonuç alabilmek en büyük isteğimiz.
Taraftarımızın fair play çerçevesi içinde takımımızı
maç sonuna kadar desteklemesi gerekir. Ligde pek
çok maçın sonucu son dakikalarda atılan ya da yenilen gollerle belirlenmektedir. Bu nedenle maç bitene kadar sporcuların motive edilmeleri
gerekmektedir. Bursaspor’un iyi taraftara her zaman
ihtiyacı vardır. Tüm Bursaspor sevdalılarına başarılı
bir lig sezonu geçirmelerini diliyorum. Emin olun
biz başkan ve yönetim kurulu olarak Bursaspor için
en iyisini yapmaya çalışıyoruz.
Boko Haram hilafet ilan etti
Nijerya’nın kuzeyinde bulunan
Gwoza’yı ele geçiren Boko
Haram örgütü bölgede hilafet
ilan ettiklerini duyurdu.
Boko Haram lideri Şekau yaptığı
açıklamada, “Gwoza’da zafer kazanmamızı sağlayan ve burayı
hilafetimiz bir parçası haline getiren Allah’a şükürler olsun. Buradan ayrılmayacağız” dedi.
Konuşmasında Suudi Arabistan
ve Amerika’yı da sert bir şekilde
eleştiren Şekau, “Biz hesaplaşma
gününe inanmayanlara rağmen
Allah’ın istediği şeyleri yapıyoruz. Suudi Arabistan ise Allah’ın
emirlerini yerine getirmiyor.
Suudi Arabistan yönetimi
Obama ile birlikte hareket ediyor. Bu yüzden biz, Suudi Arabistan’la işbirliği içinde değiliz”
dedi. Amerika’nın Irak’taki tutumunu da eleştiren Şekau, “Amerika’nın Irak’ın İslami kurallarla
yönetileceğine izin vereceğini
mi zannediyorsunuz? Bu utanç
verici bir durum” dedi.
Konuşmasında IŞİD’e bağlı bir
hilafet devleti olup olmadıkları
konusunda bir açıklama yapmayan Şekau, Nijerya devletini tanımadıklarını ve bir hilafet
devleti olduklarını dile getirdi.
Geçtiğimiz Nisan ayında 200’ün
üzerinde kız çocuğunu kaçırarak
tüm dünyaya adını duyuran
Boko Haram örgütü 2009 yılından beri Nijerya’da terör saldırıları düzenliyor. Binlerce kişinin
ölümünden sorumlu olan Boko
Haram örgütü Nijerya’nın demokrasiyle değil şeriatla yönetilmesi gerektiğini dile getiriyor.
“Kaldırın Nobel Barış ödülünü”
Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, Nobel
Barış Ödülü’nün kaldırılmasını istedi.
Devlet Başkanı Mujica, dünyanın birçok bölgesinin savaşlarla kan gölüne dönüştüğü bir
ortamda barış ödülü verilmesinin anlamı kalmadığını öne sürerek soğuk savaş dönemlerini özlediğini söyledi.
Uruguay Devlet Başkanı, soğuk savaş döneminde halkın çok zorluklar yaşadığını ancak
hiçbir zaman bu kadar kan dökülmediğini hatırlatarak “O zamanlar liderler oyunu kuralına
göre oynuyordu, bir düzen vardı, telefonlar
açılıp savaşlar durduluyordu, şimdi kimse
bana gelip soğuk savaş dönemini eleştirmesin” dedi.
Devlet Başkanı Jose Mujica, İspanyol El
Mundo gazetesine verdiği özel röportajda,
adının Nobel Barış Ödülü adayları arasında
geçmesine karşı çıkarak kazanması halinde
bu ödülü reddedeceğini açıkladı.
“Ukrayna’da, Libya’da Irak’da Suriye ve Filistin’de yaşananları konuşmak bile istemiyorum” diyen Mujica, “Bunun üzerine bir de
barış ödülü vermek neyi ifade eder ki kaldırılması en iyi sonuç olur” dedi..
Tehlikeli uygulama!
Merkezi New York’ta bulunan Verint şirketi
‘SkyLock’ adlı yazılımını satışa çıkardı.
Yazılımla bir kişinin nerede olduğu cep telefonuyla tespit edilebilecek.
SkyLock adlı yazılımı ‘Yerini bul. İzle. Manipule et’
sloganı ile pazarlıyor.
SkyLock’a hedef kişinin cep telefonun numarasını
girmek takibin başlamasına yetiyor.
Şirketin broşüründe Meksika, Nijerya, Afrika,
Kongo ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde
yapılmış izlenimlerin haritaları yer alıyor.
Uzmanlar bu yazılımla bütün diktatörlerin, bilgisayar korsanları, suç şebekelerinin dünyanın
herhangi bir bölgesinde insanları izleyebileceği
görüşünde.
ENGELLEMEK İMKÂNSIZ
Uygulama, operatörlerin birbiri arasında bilgi
paylaşımı yaptığı SS7 adlı sistemdeki verileri sorgulayıp istenilen kişinin yerini birkaç sokak yakınını tespit edebiliyor. Bu sistemi ise önlemek
imkânsız.
180 ÜLKEDE KULLANILIYOR
Verint şirketinin 180 ülkede 10 binden fazla kuruma hizmet verdiği açıklandı. Hangi ülkelerin bu
uygulamayı satın aldıkları açıklanmazken, hükümetlerin ve istihbarat servislerinin kullandıkları
bilgisi bulunuyor.