Benzin Magazin OCAK - ŞUBAT 2014 | Page 35

YAZARLAR Türk plakalı pek çok değerli otomobil, teker teker keşfedilip, tekrar hayata kazandırılıyorlar. İşte bu klasikleri avlamaya gidiyorum ben Maslak’a. Çünkü bu otomobilleri seviyorum ve bunların bir dükkanda tekrar canlandırılmaya çalışılmasını, hayata dönme evrelerini, seslerini duymayı seviyorum. Tabii, gerek Maslak’ta olsun, gerek başka yerlerde, başka şehirlerde olsun, bu restorasyonları baştan savma, yalan yanlış yapan, üzerinde çalıştıkları otomobilin hakkını veremeyen atölyeler de yok değil. Bazıları kötü niyetli olup, müşteriye yolunacak kaz gözüyle bakarken, bazıları iyi niyetle, iyi iş yaptığını sanıyor, ama güzelim arabayı katledebiliyor. Bunların yaptıkları işler zaten kendilerini belli ediyor. Ama bir de aylarca el emeği göz nuru ile işlenmiş, kitabına göre, orjinaline uygun toplanmış, bilinçli ve üzerinde çalıştığı otomobile hakim ustalar tarafından restore edilen otomobiller var ki, işte onlara bakmaya doyum olmuyor. Ve, nasıl ki kötü toplanmış bir otomobil kendini belli ediyor ise, bu tip düzgün işleri de ‘şak’ diye diğerlerinden ayırt edebiliyorsunuz aslında... Klasik otomobiller, şimdikiler gibi sıradan, birbirine benzeyen, hormonlu görünümlü taşıtlara benzemedikleri için, hepsinin kendine has ruhu, tarzı ve spesifikasyonları olduğundan ötürü, tıpkı kötü iş gibi, iyi işler de kendilerini kolaylıkla belli ediyor. Geçen hafta cuma günü, yine böyle bir dolaşayım dedim sanayiyi. Daha önce restore edildiklerini gördüğüm klasiklerin en son durumlarını görmek için bildiğim dükkanlara bakarken, yenilerini keşfetmek için de önünden geçtiğim neredeyse her dükkanın içine göz attım. Bir tür benzinmagazin.com Klasik otomobiller, şimdikiler gibi sıradan, birbirine benzeyen, hormonlu görünümlü taşıtlara benzemedikleri için, hepsinin kendine has ruhu, tarzı ve spesifikasyonları olduğundan ötürü, tıpkı kötü iş gibi, iyi işler de kendilerini kolaylıkla belli ediyor rehabilitasyon bu. Türlü türlü güzellikler gördüm yine. Henüz 20’li yaşlarındaki Avrupa’lı genç klasiklerden, 40’larındaki Amerikan’lara, Ford Mustang, Mercedes 280 SL, Alfa Romeo Spider, BMW 2002 gibi nispeten sıkça rastlananlarından, Pontiac GTO, Jaguar XJS, Rolls Royce Phantom gibi görünce insanı kendine kilitleyen baş yapıtlara kadar neler gördüm neler. Amerikan’lar, İngiliz’ler, İtalyan’lar, Alman’lar, hatta tek tük Fransız klasikleri bile çarptı gözüme... Yerli otomobiller... Şimdi itiraf edelim, çocukken hangimizin hayali bir Renault 12, bir Murat 131, bir Anadol sahibi olmaktı ki? Hepimiz, Porsche, Ferrari, Mercedes, Amerikan, vesaire, ‘kahraman’ formatınd a otomobiller hayal ederdik. Oysa şimdi pırıl pırıl bir 131, Anadol görünce, gözlerimiz parlıyor. Gördüklerimin bazıları yeni yeni kaporta aşamasındayken, bazılarının döşemeleri hazırlanıyor, bazılarının son rötuşları yapılıyordu. Kiminin karbüratör ayarı, kiminin kapıları yerine alıştırılıyor, kimine cila atılıyor, kimi parça bekliyor. Bahsettiğim stresin bir kısmı da bu idi zaten. Bunlar keyifli işler, ama 3 tane otomobil restore etmiş biri olarak söylüyorum, bazen yapılacaklar listesi o kadar kabarıyor ki, insanın siniri bozulabiliyor. Vaktiniz ve naktiniz bol olacak anlayacağınız. Çünkü hangi ekolden olursa olsun, bütün klasiklerin zor tarafları var; kiminin parçası zor bulunur, kiminin ustası yoktur, hepsinin kendine göre bir derdi, birer zor tarafı var. Ama hepsi de kendisine bakıldığında insanı gülümsetiyor. Bu satırları okuyan herkes gibi, benim de otomobillere dair bazı seçimlerim, zevklerim, tarzlarım var, elbette hepimiz her marka ve model otomobili sevmiyoruz. Ama söz konusu klasikler olunca, sevmeseniz de, kaliteli restore edilmiş bir otomobile kayıtsız kalamıyorsunuz. Retro test köşesinde tanıtmaya çalıştığım birbirinden güzel otomobiller, bunun en güzel örnekleri. En keyifli çekimler, klasik çekimleri oluyor, onlarla çalışmak çok keyifli… Bu klasikler konusuna ilerleyen sayılarda tekrar değineceğiz. Bu bir klasiklere giriş yazısı olsun, Eğer siz de benzin kafalıysanız, ara sıra vakit ayırıp, sanayinin sokaklarında yürüyüşe çıkın. Emin olun ki, beyninizdeki karbüratör tertemiz olacak ve daha iyi gaz yer hale geleceksiniz. 2014 / OCAK